28 Eylül 2013 Cumartesi

SİYAH BAYRAKLILARIN ÇIKIŞI

Hadislerde belirtilen Hz. Mehdi'nin öncü ordusu olan Siyah bayraklılar, 3.Dünya savaşında ağır darbe alacak ve dağılacak olan İran'ın doğusu ile Afganistan'nın batısında bulunan Horasan bölgesinde ortaya çıkacaklardır. Süfyan zamanında çıkacak olan bu ordu hedefleri Kudüs fethetmek yani İsrail'i ortadan kaldırmaktır. Bugün belli ki hadisleri dikkate alan Amerika, Türkiye,Irak ve Afganistan'da kurmuş olduğu üsler aracılığı ile Siyah Bayraklıları kuşatmaya çalışmıştır. Ancak, hadislerdeki gaybi konular Amerika'nın planı suya düşeceğini işaret eder.

Siyah Bayraklılar iki gruptan oluşacaklardır. Biri Şuayb bin Salih'in sahip olduğu ordu  ve diğeri sarışın bir gencin komutasındaki bir ordu...

Süfyan, İran'da bu ordu ile çarpışıp yenilgiye uğrayacaktır. Ancak Irak'ta bulunan Küfe Kentinde Haşimileri kurtardıktan sonra (ayrıca başka bir hadiste belirtilir) Süfyan'a yenilecek olan Siyah bayraklılardan bir grup gizlice Kudüs'e hareket edip orda Hz.Mehdi için gizlice mekan ayarlayacaklardır. Ancak bu yenilgi Siyah Bayraklıları dağıtmayacaktır. Çünkü iki koldan hareket eden bu ordunun bir kolu Kudüs'e ulaşacaktır.
Yaşı küçük sakalı hafif ve sarışın bir genç çıkar, Mehdi'nin bayrağını taşır ve karşısına dağlar bile çıksa onları ezerek İlya'ya (Kudüs'e) kadar ulaşır. (İmam-ı Suyûtî)
يخرج على لواء المهدي غلام حديث السن, خفيف اللحية, أصفر, لو قاتل الجبال لهدها, حتى ينزل أيلياء

Beni Abbas’a ait(Irak) siyah bayraklar (IŞİD Sahte Siyah Bayraklılar) çıkar.Sonra Horasandan yine siyah bayraklı (Gerçek Siyah Bayraklılar) bir başka ordu çıkarOnların sarıkları siyah elbiseleri beyaz olur ve başlarında Şuayp Bin Salih Temimi bulunur. Süfyaninin ordusunu yenerek Beytül Makdiste (Kudüs) Mehdinin saltanatını hazırlar. Şam’dan üç yüz kişide ona yardım eder. Bu ordunun çıkışı ile Mehdiye saltanatın teslimi arasında 72 ay(6 yıl) vardır
(Naiym bin Hammad, el-Fiten ve'l-melâhim kitabı)
   تخرج راية سوداء لبني العباس, ثم تخرج من خراسان أخرى سوادء, قلانسهم سود و ثيابهم بيض, على مقدمتهم رجل يقال له : شعيب بن صالح [ بن شعيب ], من تميم, يهزمون أصحاب السفياني حتى ينزل ببيت المقدس , و يوطئ للمهدي سلطانه, ويمد إليه ثلاثمائة من الشام , يكون بين خروجه وبين أن يسلم الأمر للمهدي اثنان وسبعون شهرا 

Hadiste belirtilen Irak'tan Sahte Siyah Bayraklılar (IŞİD) çıkmıştır ki onlar Müslüman topraklarında yaptıkları fitneler ve katliamlar ile bidat ehli olmuşlardır. Gelecek yıllarda hedefleri İsrail olan Horasan tarafından çıkacak ELBİSELERİ BEYAZ ve SARIKLARI SİYAH olan Gerçek Siyah Bayraklıları beklemek gerekir.

Birinci hadiste İlya'ya (Kudüs'e) kadar ulaşır  حتى ينزل أيلياء kısmı Büyük Ebced hesabına (Cümle-i Kebir) göre şeddeli olarak Hicri 1444 yılı Miladi olarak Temmuz 2022-Temmuz 2023 yılları arasına işaret eder. Bu tarihte Siyah Bayraklıların Kudüs'ün egemenliğini alacaklarını anlıyoruz.

İkinci hadiste Siyah bayraklıların çıkışı ile Kudüsün saltanatını Hz. Mehdiye teslim arasında 6 yıl olduğunu ve 2022 den 6 yıl öncesi olan Temmuz 2016-Temmuz 2017 yılları arasında Siyah Bayraklıların çıkışını düşünmekteyiz. Bu ordu, hadislerde kimi zaman Horasan ehli kimi zaman Siyah Bayraklı Taraftarlar diye geçer Naiym bin Hammad, Fiten vel Melahim kitabında bulunan  أصحاب الرايات السود Siyah Bayraklı Taraftarlar büyük ebced hesabına göre 2017 yılına, أهل خراسان  Horasan ehli büyük ebced hesabına göre Hicri 1438 (Miladi 2017) aynı yıla işaret eder.

Kardeşlerim, Suriye'de çıkacak olan Süfyana destek olacak ordunun şimdilik hazır olduğunu belirtmek isteriz. Sahte Siyah Bayraklı olan IŞİD önce Hz.Hüseyin'in (r.a) taraftarlarını düşman ilan etmesi yani ehli beyti (Ali Muhammed) hedef alması ve ardından Gazze'de yönetimi elinde bulunduran HAMAS'a “yüzleşmek yakındır ve çatışma kaçınılmazdır” şeklinde doğrudan bir mesaj göndermesi TAM BİR İSRAİL PROJESİ OLDUĞUNU ISPATLAMIŞTIR.  Halbuki hadislerde Gerçek Siyah Bayraklıların hedefleri Kudüs yani İsrail olmak üzere ortaya çıkacağı belirtilmiştir. 
  • Ciğerleri yiyenlerin oğlu” olan Süfyani kuru bir vadiden çıkar. Kelp kabilesinden abus çehreli, sert kalpli adamlardan bir ordu düzenler ve bunlar her tarafa zulmederler. O; medrese ve mescidleri yıkar, rüku ve secdeye giden herkesi cezalandırır.  Zulüm, fesad ve fısk çıkarır. Alim ve zahidleri katleder, pek çok şehri de işgal eder. Kan akıtmayı helal kılarak, Ali Muhammed’e düşman kesilir. Temiz insanlara ihaneti tecviz eder. (İmam Suyuti)
Bugün IŞİD'in Hz.Hüseyin (r.a.) taraftarlarını düşman ilan etmesi yakında Süfyanın ordusuna katılacağını kanıtlar ki yukardaki hadiste yazılı olan kırmızı renkteki cümlede de uyarı vardır. Ne yazık ki Mossadın B planı olan Süfyan için ortam hazırlanmıştır. 
1993 yılında Bassam Nihad Jarrar tarafından matematiksel,astronomi ve besmele harflerinin sayısı olan 19 rakamıyla hazırlanan 4 bölümlük makalede 2022-2023 yıllarında İsrail'in sonunu iddia etmiştir.

Ayrıca aşağıdaki haberde CIA, raporda İsrail'in sonunu 2022 yılı olarak görüyor. 
Report: CIA sees end of Israel by 2022
http://www.israeltoday.co.il/NewsItem/tabid/178/nid/23278/

Sonuç olarak Gerçek Siyah Bayraklılar inşAllah 2017 yılında çıkacaktır. Ayrıca Yahudilerin Kaderini Gizleyen Hadis adlı makalemizde 2017 yılında İsrail, Süfyan destekli bir savaşı kaybedeceği belirtmiştik ve İsrail'in 2023 yılında tamamen ortadan kaldırılacağına inanıyoruz. En doğrusunu Allah bilir

Aşağıda yazılanlar "SARI BAYRAKLILAR KİMDİR" adlı makalemizden alıntıdır.
Abdurrahman ibni el Ğâz ibni Rebia el Cerşî şöyle dediği işitildi:
İşittim ki Resulullah’ın s.a.v arkadaşı Amr ibni Murre el Cemlî, şöyle derdi: Elbette Horasan’dan siyah sancaklar çıkacak. Öyle ki atlarını şu zeytin ağaçlarına bağlayacaklar.Dedik ki: Şu dediğin yerlerde zeytin ağacı görmüyoruz. 
Dedi: Buralara zeytin ağacı dikilecek, şu sancaklılar oraya inecekler ve atlarını onlara bağlayacaklar.Abdullah ibni Âdem, Abdurrahman ibni Süleyman bu rivayeti söyleyince, şöyle dedi: Ancak, birincinin (Sahte Siyah Bayraklılar) peşinden, ikinci olarak çıkan siyah sancaklılar (Gerçek Siyah Bayraklılar) atlarını buraya bağlayacak. Onlar buraya inince, üzerlerine şu belde ehlinden olan hariciler gelir, ilk siyah sancaklılar saklanmaktan başka çare bulamazlar.(Naim bin Hammad Kitab-ul Fiten)

Öncelikle İmam Suyuti tarafından nakledilen hadis şöyledir."Horasan’dan çıkan siyah bayraklılar Küfe’ye (Irak) iner, ve Mehdi Mekke’de ortaya çıktıktan sonra, O’na biat için elçi gönderirler."  Hz.Mehdi çıkmadan Gerçek Siyah Bayraklılar Suriye'de ve Mısır'da mücadele etmeyeceklerdir. Hz.Mehdi öncesi bu bölgelerde mücadele edenler Sahte Siyah Bayraklılardır. Çünkü bu fitne zamanında imkanı olan herkes Siyah Bayrak alarak ya fitne ya da cihad içerisinde bulunacaklardır.Yukarıdaki rivayet günümüzü anlatıyor. Çünkü ilk çıkan Sahte Siyah Bayraklılar olan El-Kaide ve türevi IŞİD, Suriye'de fitne içerisinde faaliyet göstermektedirler. Hariciler olan Suriye Halkı ile savaş içindeler. Rivayette belirtildiği gibi Sahte Siyah Bayraklılar, Suriye topraklarında galibiyet ve hükmetme içerisinde değildir. Lakin Gerçek Siyah Bayraklılar, Irak'a geldiklerinde Hz.Mehdi zuhur edecektir. Sonra istikamet İsrail olacak şekilde Suriye'ye hareket edeceklerdir.


Gaybi Hadisler Grubu

179 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşağıdaki makale; http://gaybihaberleri.blogspot.com/2013/03/onyedinci-hilal-yorumlari.html sitesindeki makalenin önemli kesitleri alınarak ve yanlış kısımlar düzeltilerek hazırlanmıştır.

      2016 nelere gebe?

      1...İSMİ Bizde mahfuz kalması gereken ve Türkiye de yaşayan büyük bir evliyanın 1996’daki sözü şöyledir: 20 yıldan evvel kim ben Mehdiyim derse asla arkasından gitmeyeceğim. Sizlere de bunu şiddetle tavsiye ederim. Allah muhafaza yoksa bu işin sonu sizin için acıklı olur ki, gerçek Hazreti Mehdi çıktığında o mübareğe bağlanmamış olursunuz.

      2...PEYGAMBER Efendimizi ( s.a.v.) yakaza halinde 70 defadan fazla görmüş olan ve görüşmüş olan büyük hadis allamesi Celaleddin Suyuti hazretleri derki: Hazreti Mehdi Hazreti Hüseyin’in( r.a.) şehid edildiği güne tekabül eden anda çıkacaktır. Hazreti Hüseyin (r.a.) 10 muharrem cumartesi aşure günü vefat etti. Yani 10 muharrem cumartesi günü hicri hangi yıla denk düşmektedir? (2020)

      3...HENÜZ Sufyani melunu Şam’da zuhur etmedi. Şam’da Arab baharının ertelenmesi birazda zamansız Suriye olaylarını başlattığını fark eden batılılardan kaynaklanmaktadır. Hadisi şerifte buyurulur ki. Şam’da süfyani zuhur eder hemen ardı sıra mehdi zuhur eder. C.Suyuti

      ARMEGEDON ne zaman başlar..?

      El-cevab: Armagedon savaşı denilen asıl savaş henüz başlamamış olmakla beraber, Armagedon süreci dediğimiz süreç başlamıştır...
      Bu süreçte Babil'in darmadağın olması gerekirdi oldu...
      Talikan'a yazık olması gerekiyordu, oldu...
      Irak'ın üçe bölünmesi gerekiyordu, oldu... OLMAK Üzere...
      Cebbariye adamların yıkılması gerekiyordu, oldu... OLMAYA da devam ediyor...
      Başlarında Kindeli Topal Adam'ın bulunacağı Batı tarafından Mısır işgal edilecektir...
      Bu arada Beni Esferoğulları Türkiye'ye saldıracaktır... KÜRECİK ‘ten dolayı sürekli tehdit etmektedirler.
      Yani çoğu oldu diğerleri de hızla olmaya devam ediyor... 2-3 yıl içerisinde asıl savaşa da bir adım kalır...

      Sil
    2. Hadislerde Türk değil Rum geçer bildiğim kadarıyla.

      "Osmanlı" diye belirtilen bir hadis varmıdır, özellikle Efendimiz sav. Osmanlı kelimesini kullanmışmıdır bilemiyorum.

      Padişah'lık o devirde olmayan bir kavramdır. Yani o devirde devlet başkanlarına Padişah denmemektedir. " işareti içerisinde yazdığınız bir hadis ise bunun sahihliğine pek ikna olamadım. Riyaz'us Salihin içerisinde bu hadisin geçtiği kısmı verebilirseniz ayrıca kendim bakmak isterim.

      Sil
    3. Hadisin başını da okudum elbette. Ben sizden "Dolayısıyla, bunun gibi daha birçok Hadis’ler mevcud’dur ki Riyaz’us Salihin’de yazmaktadır." cümleniz gereğince Riyaz'us Salihin içerisindeki kaynağını istemiştim bakmak için. Yoksa bu hadis internette birçok yerde geçiyor. Verdiğiniz linki açamadım. O nedenle kaynak orada varmıydı göremedim.

      Açıkçası yaşadığım kimi durumlardan dolayı, özellikle bir kitle var ki sahte hadis üretiyormuş gibi görüyorum(Adnan Oktar kitlesi) Bu kişilerin ürettiği yorumlar ve bazı sözde hadisler ortalıkta çok dolaşıyor ve birçok yerde okunduğundan dolayı da sanki sahih gibi anlaşılabiliyor. Sizin şahsınıza bir hitam değil bu yanlış anlamayın. Sizin niyetinizin salih olduğundan şüphem yok ancak bir ukte insanın gönlü rahat olmuyor.

      Yukarıda dediğim nedenlerden dolayı bu lafız ile bir hadis olması bana garip geldi açıkçası. Elbetteki Allah'ın c.c. habibine s.a.v. bu bilgileri bilmek zor değil ancak bu kadar detaylı olarak verilmesi biraz kafamı karıştırdı.

      Siz eğer imkanınız varsa bana bu hadisin Riyaz'us Salihin kaynağını verebilirseniz çok sevinirim.

      Selam ve dua ile.

      Sil
    4. Estağfurullah! Haklısın kardeşim, Allah (c.c.) razı olsun. Ben bunu diğer sitedeki arkadaşlara soıdum. Bu hadisin kaynağını bilmiyorlarmış, fakt bu hadis Riyaz'us Salihin'de geçmiyormuş, yalanmış, Camiu's Sağir'de geçtiği söyleniyormuş, fakat uydurma (zayıf) hadismiş, yani bu hadisi Nakşibendi tarikatı dışında kabul eden yokmuş. Cübbeli Ahmet Hoca bir programda bu hadisi sahih ve orta kuvvetli hadislerle çeliştiği için böyle bir şeyin asla olamayacağını, dolayısıyla bu hadisin yalan olduğunu beyan etmiş. Çünkü Selim diye birisi asla yokmuş ve kutsal emanetlerin hepsi melekler tarafından Mekke'de Hz. Mehdi'ye getirilecekmiş ve orada bu emanetler yanında olduğu halde zuhur edecekmiş.

      Yalnız benim merak ettiğim iki soru var, cevaplarsanız sevinirim: Teknolojiyi tamamen Hz. Mehdi (a.s.)'nin tekbiri alıp zuhur edince durduracağı söyleniyor, bu doğru mu? Bir de Hz. Mehdi (a.s.) bedir ehli sayısınca insan onu Kabe'nin içinde bulup ona zorla biat edip, Hz. Mehdi de bu biatları istemediği halde kabul ettikten sonra mı tekbiri alıp zuhur edecek, yoksa bu zuhur biattan önce mi olacak?

      Sil
    5. Bu hususta ben şahsi düşüncemi paylaşayım sizinle. Öncelikle Abdullah baba Youtube da bulunan videosunda kendisi teknolojiyi durduracağını söylüyor. Farklı bir şekilde Oktan Keleş Hz. Davud'un kılıcında bulunan yazıların bir yazılım olacağını, bunu kullanarak deccali sistemin ana bilgisayarını yok edeceğini söylüyor. (Kılıç üzerindeki bir yol yöntem olup olmaması farklı bir husus. Üzerindeki yazının ne anlattığını şuan anlayabilen yok diye biliyorum... ancak bir gerçek var ki ana serverlar vasıtası ile dünyada istihbarat ve diğer savunma teknolojileri kontrol ediliyor.. belki diye insanın aklında bir iz bırakıyor bu söz..) Ancak bir bilişimci olarak, teknolojinin durması = Elektrik olmaması.. Bunu sağlayacak 2 yöntem var 1.si elektromanyetik alanlar ile sistemlerin etkilenmesi, 2.si ise elektrik kaynağı olan baraj/petrol/gaz gibi yan enerji ürünlerinde kesintinin olması. Bir araştırmada güneşte olabilecek bir patlamanın dünya üzerinde bir etkisinin olacağı bu nedenle teknolojinin durabileceği üzerine belgesel hazırlanmış. Bu ise eğer yanlış bilmiyorsam Mehdi a.s. hakkındaki hadislerden bir tanesinde şöyle ifade ediliyordu "Güneşten bir alametin belirmesi Mehdi'nin çıkmasının alametlerindendir" Tam lafız ve sahihliğini bilmiyorum. Bu ikisi bir araya geliyor sanıyorum. Bu güneşten alametin olması süreç olarak zuhura denk gelebilir. Allah c.c. doğrusunu bilir.


      İkinci soruya gelince, söylediğiniz hadiste Mehdi a.s.'ın biatları kabul etmeden önce "Ben sadece ensardan birisiyim" deyip medineye gitmesi durumu var. Bu olaydan sonra orada O'nu tanıyanlardan birine soruyor biat etmek isteyenler ve sordukları kişi "Evet aradığınız kişi odur" diyor. Bu durumda yine tamamen benim yorumum olarak, zuhur bir şekilde gerçekleşmiş, kendisinin Mehdi olduğu bildirilmiş ve onu çevreesinden bazı kişiler biliyor olabilir. Ancak o yinede biatları kabul etmek istemeyebilir.. 2. durum ise, bu gelen kişiler "Biz onu annesinin ve babasının adları ile biliriz" diye kendi ilk karşılaşmalarında söylüyordu. Mehdi olduğunu bilmiyor olabilir, "aradığınız kişi odur" diyen kişi de annesi ve babası ismi ile bunu teyit ediyor olabilir.

      Ancak başka bir hadislerde(yine yanlış bilmiyorsam diyorum, ünki kaynakları ile bilemiyorum), 1 gecede islah edileceği, hilafetin evinde otururken geleceği gibi hususlar var..

      Bunları da düşününce aklıma gelen sıralama şu şekilde,

      - Bir gecede tevbesini kabul eder, onu o gece islah eder, donatır ilim ile...
      - Daha sonrasında bilir kendisinin Mehdi a.s. olduğunu ancak kabul etmek istemez. Korkar veya..
      - Biat edilmek istendiği anda kabul etmez ancak belkide zahirde görünmeyen bir hal olur ve kabul ettiğini ilan eder.
      - Sonrasında her müminin ona bağlanması şart olur.


      Çok düşündüklerimi anlatabilen birisi değilim ama, kendimce düşüncelerim böyle..

      Sil
  2. Mehdi yatsı vaktinde Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem’in bayrağı, gömleği, kılıcı ve Nûr ve beyan gibi daha bir çok alametler yanında olduğu halde, Mekke’de zuhur eder (İmam Suyuti).

    Konya'da teslim edilmeyecektir. Bu hadise zahiri anlamda şüphe ile yaklaşıyorum.

    Hz.Mehdi'den 1 yıl önce dünya çapında meydana gelecek doğal afetler ile Türkiye'deki büyük depremi aynı yıl içerisinde olabilir.. Çünkü Hz.Mehdi'den önceki yıl Suriye çoktan işgal edilmiş olacaktır ve Abdullah Gürbüz Hz. dediği gibi Türkiyede'ki deprem Suriye Savaşından sonra olacaktır kısımları birbirleri ile örtüşüyor.

    3.Dünya Savaşı zuhurattan 4 yıl önce başlayacaktır hadisini hiç duymadım.

    Allaha emanet olun

    YanıtlaSil
  3. Suriye'deki savaş Irak'a sıçrıyor.... Eline siyah bayrak alan savaşa koşuyor...
    http://www.haber7.com/ortadogu/haber/1115086-ortadogudaki-yeni-tehlikenin-adi-isid

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bugün CIA ve Mossad tekelindeki El-Kaide örgütünün bayrağıda siyah renktedir. Irak'ta çıkacak olan zalim Şeysabani adlı katı yürekli bir adamın ordularının bayrağıda siyah renkli olacak. Yani her siyah bayraklı aradığımız sancaklılar değildir.

      Peygamber Efendimiz (s.a.s.) çıkacak olan 2 siyah bayraklıları ve komutanlarını tarif etmiştir. Araştıran her Müslüman gerçeği görecektir. Bugün siyonistler, siyah bayraklılar hakkında ortamı sulandırma ve fitne çıkarma çalışmaları yaptıklarına şahidiz.

      Sil
    2. Haber linkini açar açmaz şeyh şabani nin adamı olarak görev yapacaklar yavaş yavaş toplanıyor diye düşündüm. Her sakallı deden değildir kaidesinden yola çıkarak her siyah bayrağı olan Mehdinin ordusu değildir diyoruz :P

      Sil
    3. Ben de bunlar Mehdi (as) ordusudur demiyorum zaten. Sadece fitnenin Irak'a sıçradığına dikkat çekmek istedim.

      Sil
  4. birinci siyah bayraklar el kaidenin uzantısı olan nusretcephesi
    ikinci siyah bayraklar ışid ve ordusu...
    el kaide ile ışid in bayraklarıda siyah ve birbirinden farklı...

    birde siyah bayrakların ihtilafa düşmesi ve sarı bayrakların üzerine gelmesi.
    hadisi şerifte mısır geçiyor ve rabia işareti ve sarı renk...
    birde esada destek veren pkk ya bağlı pyd nin bayrağıda sarı...

    ilgili hadisi şerif...
    "Siyah sancaklılar kendi aralarında ihtilafa düştükleri zaman sarı sancaklılar onların üzerine gelir ve Mısır’ın köprüsünde toplanırlar. Ehl-i maşrık ve ehl-i mağrib arasında 7 (gün veya hafta veya ay veya yıl mı olduğu hadîste belirtilmemiştir) harb olur**.
    (Naim bin Hammad Kitab-ul Fiten-160)"

    en son siyah bayrak açan ışid çok güçlü ve biatlar son hızla devam ediyor.
    bu siyah bayrakların ırak topraklarındada faal olması düşündürüyor.
    ayrıca ışid in süfyani ve ordusu olma ihtimali de bir kenara not edilmeli diye düşünüyorum...

    bu siyah bayraklar itikadi ve tekfirci yapılarına rağmen içime sinmesede, komple yok saymak doğru da olmaz diye bir kenara not düşmek lazım diye düşünüyorum...
    selametle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır kardeşim yanılıyorsunuz. Siyah bayraklı orduların birincisi; ırak'tan çıkacaktır. İkinci grup ise horosandan çıkacaktır ve başlarında sarışın ve seyrek sakallı Salih olacaktır. Bunların çıkışı, Süfyani'nin önce Türkler ve Rumları Karkısia da yenmesi ve ardından Küfeyi işgal edip orada esirler almasından sonradır ki; ilk çıkacak siyah bayraklılar buradaki esirleri (küfe) kurtaracaklardır. Daha ortada süfyani yok, 3. dünya savaşı olmamış sen ışid ve nusret cephesine siyah bayraklılar diyorsun.

      Sil
    2. horosandan çıkan el kaide
      ıraktan çıkan ise ışid
      bu siyah bayrakları beğenmiyorsun ama çıktığı yerler senin dediğin yerler...

      ikisinin bayrağıda siyah...
      ayrıca ışid in ıraktaki ebu gurab hapishanesini basıp 500 esiri kurtarması...

      ayrıca 3. dünya savaşı diye birşey yok, hadislerde geçmiyor.
      melhemei kübra savaşı ise öncemi sonramı belirsiz.
      sonra olma ihtimali daha yüksek...

      ayrıca hadisi şeriflerde mehdi a.s. ve süfyani için şam kilit nokta.
      o topraklarda kim siyah bayrağı açmışsa dikkate alırım.

      ayrıca tereddütlerimi de belirttim.
      kesin budur dememekle beraber, olabilirlik ihtimalini daha yüksek görüyorum.

      tabiki her şeyin en doğrusunu Allah c.c. bilir.

      Sil
    3. Hadiste önce Irak sonra Horasandan Siyah Bayraklılar çıkacaktır diye bir mesaj var.Lakin önce Horasandan El-kaide, sonra Irak'tan Işid çıktı.
      Dikkat ederseniz sıralama uymuyor.

      2.nokta ise Siyah Bayraklılar çıktığı gibi Süfyan ve Yahudilere karşı savaşacak olmaları. Günümüzdeki Siyah Bayraklılar bırakın cihat etmeyi Müslüman öldürerek fitne yayıyorlar.

      Sil
    4. Aradığımız Siyah Bayraklılar çıkmadı. Şuanki Siyah Bayraklıların ilerde Süfyana hizmet edecekleri konusunda size katılıyorum.

      Sil
    5. Birincisi adminin dediği gibi ilk bayraklılar ıraktan ikincisi horosandan çıkacaktır. Burada iş tutmadı.

      İkincisi süfyaniden sonra çıkacaklardır burasıda olmadı.

      Demek ki kardeşim yanılıyorsun bu konuda.

      Diğer konu ile ilgili hadisi şerif;

      mam-ı Ali, Ebu Hureyre ve İbn-i Abbas’ın (R.A.) rivayet ettiği bir hadîste şöyle varid olmuştur:
      “Ahirzaman’ın harbi cihan harbidir. Çok kimselerin öldürüldüğü iki büyük harbden sonra bir üçüncüsü daha olacak. İkinci cihan harbinin ateşini yakan (başlamasına sebeb olan) “Büyük Reis” künyesinde bir adamdır ki dünya onu“Hitler” ismiyle çağırır .

      حرب اخر الزمن حرب كونية، المرة الثالثة بعد اثنين كُبريين يموت فيهما خلائق كثيرة، الثانية اشعلها رجل كنيته السيد الكبير، و تنادى الدنيا باسم "هتلر"
      (El- Mehdiy-yul Muntazar Alel Ebvab)

      Sil
    6. @StickandCode ...

      sevgili kardeşim...
      en son alıntıladığın hadisi şerif sahih değildir.
      tabiki böyle dedik diye komple red edmiyoruz. neticede peygamberimizin sözü olduğuna dair iddia ları kesinlikle göz ardı edemeyiz. bu hadisi şerif islam alimlerine göre sahih olmadığını belirtmek istiyorum.

      bir kısmını alıntıladığınız hadisi şerifteki saddam hüseyin ve kuveyt'i işgali ile ilgili kısım şu şekildedir.

      "Sonra Şam bölgesinden olan Irak’ da cebbar bir adam zuhur eder ki; o adam Süfyanilerden biridir ve onun bir gözünde hafif aksama vardır. O saddamdır. O, kendisine muarız olanlara karşı saddamdır. Bütün bütün dünya küçük Kut’ a , onun için toplanırlar ki saddam da buraya daha evvel aldatılarak girmiştir. Bu Süfyanide hiçbir hayır yoktur. İlla ki İslamiyete dönerse o zaman onda hayır olur. O hem hayır, hem de şerdir. Mehdi-yi Emin’ e hain olana veyl olsun"



      ilgili hadisi şerifin sonunda mehdi a.s. tabii olmadığı için saddam hüseyine veyl olsun diye ibare vardır. yani saddam hüseyin zamanında mehdi a.s. çıkmıştır ve saddam hüseyin mehdi a.s. a tabi olmadığı için hain dir.

      sizin buraya koyduğunuz hadisi şerifi sahih kabul edersek hazreti mehdi a.s. saddam hüseyinin son zamanlarında çıkmış olması ve irşada başlamış olması gerekmektedir.

      birde bu blogda yanlış tanınmak istemem. ben ne selefi, nede vahhabi, tekfirci bir görüşüm yoktur. ehli sünnet ve tasavvuf terbiyesi almış biri olarak, Ahir zaman da yönünü bulmaya çalışan biriyim.

      dediklerim kesindir diye bir şey yok.
      benim görmediklerimi siz görüyorsunuzdur,
      sizib görmediklerinizide bel bu fakir görüyordur.

      Belki de komple yanılıyoruzdur.

      selametle...

      Sil
    7. O iki hadisi şerifin kaynaklarının farklı olduğunu söylemeliyim. Çünkü; benim verdiğim hadis sizin verdiğiniz hadisin devamı yada başı değildir.

      Dünya herc-ü merc* içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde, yollar kesildiğinde, bazıları bazısına hücum ettiğinde, büyük küçüğe merhamet etmediği, büyüğe vakarlı davranmadığında Allah, bu sırada onlardan adavetin (düşmanlığın) kökünü kazıyarak dalalet kalelerini fethedecek ve evvelce benim ayakta tuttuğum gibi, ahir zamanında dini ayakta tutacak, önceden zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak birini (Mehdi) gönderecektir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman)

      Mehdi den (as.) evvel olacak olayları anlatan bu hadisi şerifte, dünyanın yani dünya devletlerinin çökeceğini anlıyoruz. Bu nasıl olacak tabi ki de 3.dünya savaşıyla olacak. Ahir zaman ile ilgili konuşan evliyanın hemen hemen tamamına yakına, 3.dünya savaşından bahsetmektedir. Şimdi bu kadar keşif ve üstteki hadisi şerifleri bir kenara atalım da kendi düşüncelerimizi mi konuşalım?

      Diğer yandan; herkes ufak bir noktayı yakalamış olabilir ama bu sizin yanlış olduğunuz siyah bayraklılar konusunda haklı olduğunuz anlamına gelmez ki zaten kanıtlandı.

      Sil
  5. selamün aleyküm

    kafamda sentezlediğim bir yorumu paylaşmak istiyorum, ama önce bilen varsa izah etsin, cünkü yorumunu okuduğum hadis kaynağı saidi nursi adına yorumlanmış adnan oktar sitelerinden birinde, adını da vereyim beklenen mehdi, saidi nursi yorumları, adnan oktarın yorumlarına çok güvenmiyorum ama yabana da atmıyorum teğet geçen çalışmaları var. orda geçen mehdinin , türkiyeden çıkacağı, siyasette, dinde, askeri ve ekonomik olarak güç sahibi olacağı yorumu var, konu hakkında kendi yorum ve açıklamalarıma girmeden konuyu inceleyip bilen birinin yorumunu bekliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykümüsselam Uğur kardeşim,
      Hadislerde Hz. Mehdi Medine'de ikamet ettiği sıralarda 7 alim tarafından bulunacak ve Mekke'de biata zorlanacaktır. 40 yaşında iken münadi tarafından ilan edilip tanınacaktır. Bir kısım kutsal emanetler İstanbul'dan getirilip ona teslim edilecektir.

      İnternette İstanbul'dan çıkacak gibi sapık yorumlar var. İtitbar etmeyiniz. Hadislerde İstanbul'dan mehdiliğini ilan edecek diye hiçbir detay yoktur.

      Sil
  6. gaybi hadisler kardeşim. istanbuldan ilan edilmesi değil ilk hizmete ve faaliyete istanbuldan başlamasını kastettim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu bilgiyi nereden aldınız? Kaynak var mı?

      Sil
    2. @Gariban-i ...
      sevgili kardeşim. mehdi a.s. mekkeden çıkacaktır. kudüse hicret edecektir. suriye topraklarında çıkan süfyani ye karşı savaşacaktır.

      ilk faaliyetlerini istanbulda gösterecek diye ortalıkta dolaşan bilgiler gerçek dışıdır. birde hz mehdi a.s. hizmet ve irşadını kılıcı ile yapacaktır. yani cihad yolu ile düşmanlarının üzerine yürüyecektir.

      istanbul da mehdiliğini ilan eden 50 den fazla kişi vardır ve bukişiler gafletteler. seninde bu kişilerin oyununa gelmemeni temenni ediyorum. bunun için güvenilir hadisi şerif kaynaklarından hz mehdi ile ilgili hadisi şeriflere ulaşırsan gerçeği sende göreceksin.

      selametle...

      Sil
  7. siz mehdiyi falan boşverin , siz bu kafayla ancak horasandan çıkacak Deccale tabi olursunuz,malum horasandan yani irandan ikinci çıkacak olan Deccaldir,Horasandandan yani afganistandan çıkan mücahidler siyah sancakları bosnada çeçenistanda yemende Irakta ve bugün de Şam beldelerinde kaldırdılar bile,uyduruk tevillerle mazeretler ve şüpheler öne sürerek ederek Allah yolunda cihad eden Mehdinin yardımcısı mücahidleri alametler gün gibi ortadayken töhmet altında bırakmaya çalışıyorsunuz.tam 30 yıl önce horasanda,afganistanda verilen "siyah sancaklar yakında her tarafta zuhur edecek ve raşid hilafet gelecek" diyen şu keramet dolu müjde her şeyi açıklıyor:

    http://www.youtube.com/watch?v=3i7zJymNkF4

    Iraktaki siyah sancaklıların önderi Hz Peygamber soyundan Haşimi ve Hüseyni
    olan Irak ve Şam İslam devletinin önderi mücahid Ebu bekir el Bağdadidir, Salihten kastedilen Nusret cephesi lideri Muhammed Fatih el Cevlani de olabilir başka birisi de olabilir.Şunu da unutmayın Süfyani ile ilgili rivayetlerin hepsi sağlam değildir bir çoğu Şia tarafından uydurulmuştur.Siyah sancaklılar Süfyaniden sonra çıkacak diye kesin bir hüküm veremezsin, hadisleri sahih zayıf mevzu demeden birleştirip arasından hüküm çıkarmak şu zamanda kimsenin haddine değil,sadece hilafet için cihad eden siyah sancaklıların durumu gibi gün gibi ortada olan alametler hadislere dayanarak tevil edilebilir.başınızı kumdan çıkarın artık mehdi tarikat önderi olmayacak şiddetli bir mücahid olacaktır, aynen hadiste geçtiği gibi,süfyaniyi koyun keser gibi boğazlayacaktır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cümlesine "siz mehdiyi falan boşverin" diye başlayan birinin yazdıklarını ciddiye almam...Farklı bir makalede yazıldığı için tekrardan yazıyorum.

      Hadisler, çıkacak Siyah Bayraklıların tek amacının Kudüs'ü (İsrail'i) feth etmek olacağını belirtir. O şanlı peygamber DÜŞÜNEN MÜSLÜMANLARA PÜF NOKTASINI BELİRTMİŞTİR.

      Allah aşkına bugün hangi Siyah Bayraklı İsrail'e karşı savaşıyor? Kudüs için savaşıyor? İşid mi? El kaide mi?.Müslüman öldürerek cihad yapılmaz.Fitne yapılır...Geçin bunları kardeşim...

      İsrail sınırına dayanmış El kaide bırakın İsrail'e füze atmayı, laf bile atamıyor.

      İkincisi biz hüküm vermiyoruz. Yorum yapıyoruz. Hadisleri analiz etmeye çalışıyoruz. Çorbaya katkım olsun diyenlere kapımız açıktır.

      Sil
    2. Gerçek Siyah Bayraklılar çıkmadı.
      Şuan gerçekten savaşan Mücahidlerden Allah razı olsun. Cihad edenlerden Allah razı olsun. Netice şu anki Mücahidler,hadislerdeki Siyah Bayraklılar değillerdir.

      Gerçek Siyah Bayraklılar, Fars devleti saldırıya uğradıktan ve Süfyan Suriye'yi ele geçirdikten sonra çıkacaktır.

      Sil
    3. @almuhaajer ...
      kardeş yorumlarının büyük bölümüne katılıyorum. siyah bayraklar etrafa yayılmışlar fakat şuraya dikkat çekmek istiyorum. siyah bayrakların mücadele edeceği asıl düşman süfyani dir. süfyani suriyede çıkar ve şam sahibini yenerek şam ın sahibi olur ve 5 bölgeyi daha ele geçirir. hadisi şeriflerde belirtiliyor.

      siyah bayraklar ırakta ve suriyede ayrı düşmanlara karşı savaşıyorlar. asıl düşman süfyani olmalıdır. esad yönetimini süfyani kabul edersek senin dediğinin doğru olma ihtimali yüksektir. fakat şuda varki süfyani medineyi harab edecek ve mekkeye ordu gönderecektir. beşar esadın bu gücü yoktur, ileridede böyle bir güce ulaşacağı şu an için imkansız gibi gözüküyor. zaman gösterecek.

      @gaybi Hadisler arkadaşımınında görüşleri şu aşamada daha mantıklı geliyor. bu bayraklar haber verilen siyah bayraklar değil. hatta ışid in süfyani olma ihtimali daha yüksektir. daha dün IŞİD el nusra ya canlı bomba gönderdi ve patlamadan el nusra tarafından yakalandı ve el nusra ışid e 5 gün süre verdi. büyük bir fitne var. ayrıca bir müslüman bir müslümanın kanını nasıl bu kadar rahat dökebiliyor onuda anlayamıyorum.

      süfyani ve ışid ilişkisine gelirsek ...
      ışid ırak topraklarınada hakim ve suudi arabistan sınırlarında da kontrol kendi ellerinde... ve 5 bölgenin önemli bir kısmınada hakim. müslümanın kanı için canlı bomba gönderen bu yapılanmanın mekkeye ordu göndermesi daha mantıklı bir ihtimaldir. böyle bir harekete yeltendiğinde ışid in karşısında duracak kimse yoktur.

      süfyani ve ışid ilişkisini gözden kaçırmamak gerek.
      süfyani yi ışid kabul edersek asıl siyah bayrakların çıkmasının zamanı şu zamandır. birde iran saldırısından sonra 3. dünya savaşından sonra siyah bayraklar çıkacak açıklamaları ve bu sıralamayı kesin kabul etmek yanlış diye düşünüyorum.

      ışid i iyi takip etmek gerekiyor.
      önümüzdeki günler sisler dağılacak ve hadisi şeriflerin ışığında gerçekleri daha belirgin göreceğiz...
      İnşeAllah...!!!

      selametle...

      Sil
    4. Sen her sakallıyı deden sanıyorsundur ha bu kafayla (:

      Sil
    5. zulk@rneyn kardeş, Allahu a'lem süfyaninin IŞİDden değil tersine ÖSO ve İslami cephe içindeki makam hırsına meftun bazı komutanlardan çıkması çok daha muhtemel, çünkü İslami cephe son zamanlarda Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerle fazla yakınlaşmaya ve onlardan açık destek almaya başladı,tabii ki Suudilerin arkasında da hiç düşünmeye gerek yok ABD ve Batı var,bunların istihbarat işlerini de Ürdün yürütüyor,malum saidi nursinin bir nevi süfyani dediği Atatürk de ilk başlarda mücahid görünümünde çıkıp sonradan gerçek yüzünü bellei eden makam,para ve kadın meftunu bir İngiliz yahudi ajanıydı.Suriyede de aynı şeyin olması hiç uzak değil.son zamanda IŞİD ve Nusra arasındaki çatışmaların sebebi hep bu istihbaratların çıkardığı fitneler, hatta geçen gün önemli mücahid komutanlardan olan Ebu Halid Es Suriyi katlettiler ve ortada hiç bir görüntü kayıt hatta fotoğraf olmamasına rağmen suikastı IŞİDin üzerine attılar.Ebu Halid Es Surinin naaşına ait sadece iki fotoğraf yayınladılar.Yüzünde en ufak bir çizik bile yok,halbuki canlı bomba saldırısında öldüğünü iddia ediyorlar.ama görünen o ki zehirlemişler.Bütün uluslarası ve yerel medyada IŞİD hakkında iftira yalan ve karalamalar yayılıyor,boşuna değil,düşmanlar durumu bizden daha iyi görüyor.Nusra maalesef son zamanlarda Suud ve Katar destekli gruplara yaklaşıp IŞİDe cephe almaya başladı,inşaallah tez zamanda uyanırlar.
      @gaybi Hadisler el kaidenin İsraile karşı savaşmadığını söylüyor,bu çocuk katili Safevi devleti İran ve ortadoğudaki uşağı Hizbullahın uydurduğu rafızi yalanlarııdır.el kaide 20 yıldır İsrailin baodyguardı olan ABD ile savaşıyor.Afgnistanda el kaideye mensup Humam el balavi 2010 yılında ( cia ajanını öldürdü.el kaidenin tarihi bunun gibi saldırılarla doludur. Irakta haçlı ABD ordusu ve işbirlikçilerine karşı cihad eden ve 2006 yılında ABDli haçlılar tarafından şehid edilen siyah sancaklıların komutanlarından Zerkavinin şu sözü bile her şeyi özetliyor:"biz ırakta cihad ediyoruz, gözlerimiz ise Beyti makdise dikilmiştir."ayrıca bugün IŞİDe bağlı birlikler Filistine konuşlanmaya başladı ve Gazzede ellerinden geldiğince,maalesef bir taraftan barış isteyen hamas tarafından baskılara ve tutuklamalara maruz da kalarak füze atışları ve saldırılarda bulunuyorlar.İsraille cihadın tam yapılamamasını sebebi imkanların henüz tam oluşmamasıdır.çünkü mücahidler henüz ABD gibi Beşşar Esed gibi İsrailin kapıcıları ve köpekleriyle savaşmakla meşguller, İsrail onların arkasında saklanıyor,ama vaad edilen ahir zamandaki Yahudiler ve müslümanlar arasındaki savaş yakındır inşaallah.Son olarak şunu diyeyim,Süfyani hadislerde geçtiği gibi ehli beyt düşmanıdır, dolayısıyla IŞİDden Süfyani asla çıkmaz çünkü zaten IŞİDin bir önceki lideri Ebu Ömer bağdadi ve şimdiki lideri Ebu Bekir Bağdadi zaten ehli beytten hz hüseyin soyundandır.Irakta ehli beytin soy şecereleri osmanlı zamanından beri muhafaza edilmekte,ebu bekir bağdadinin nesebi de bu şecerelerde mevcut.Süfyani ancak Suudi Arabistan gibi Yezid sevicisi ve idare şekliyle tıplı emevilere benzeyen bir devletin güdümüyle çıkar.İrana gelince İranın Suriyede Esed Hizbuşşeytanla beraber yaptığı katliamlar tecavüzler,bebekleri bile bıçaklarla doğramalar gibi insanlık dışı vahşetler ortadayken hala Şah İsmail uzantısı olan Safevi İrandan hayır bekleyenlere Allah akıl fikir versin.İranın ehli sünnet düşmanı ybaz bir safevi devletidir,bunun şahidi herkesten önce İranda ayrımcılık baskı işkence hapis ve idama maruz kalan ehli sünnet müslümanlar,onlara göre bütün ehli sünnet vahhabidir,haricidir.

      Sil
    6. Bir başka yerde de Üstad konuyu şöyle izah etmiştir:

      "Merkez-i Hilafet eski zamanda Irak'da, Şam'da ve Medine'de bulunduğundan raviler kendi içtihatlarıyla daimi öyle kalacak gibi mana verip, "Merkez-i Hilafet-i İslamiye" yakınlarında tasvir etmişler, Halep ve Şam demişler. Hadisin mücmel haberlerini kendi içtihatlarıyla tavsil etmişler." (Şualar, 492)

      Yani, Bediüzzaman'ın üstteki ifadelerinden de anlaşıldığı gibi, ahir zaman hadislerini aktaran alimler, ahir zaman olaylarını kendi dönemlerindeki hilafet merkezlerini esas alarak aktarmışlardır.

      Mehdiyet olayının gerçekleşeceği yer olarak, her alim kendi zamanının Hilafet Merkezi olan Irak, Şam, Kufe, Medine gibi şehirleri belirtmiştir. Ravilerin bu içtihatları da zamanla rivayetlere katılarak günümüze ulaşmıştır.

      Ancak, ahir zaman olaylarının vuku bulduğu yerle ilgili rivayetlerin ortak noktası, bu olayların Hilafet Merkezi'nde gerçekleştiğidir.

      Bediüzzaman da bu sonuca varmıştır. Bilindiği gibi, son hilafet merkezi "İstanbul"dur. Halifelik bu yüzyılın başlarında resmi olarak kaldırılmıştır ve o günden bu yana dünya üzerinde başka hiçbir yere de taşınmamıştır. Peygamberimizin iki sancağı, kılıcı ve gömleği ile diğer mukaddes emanetler İstanbul'dadır. Sonuç olarak, halen bu manevi ünvanı koruyan tek şehir İstanbul'dur.

      Sil
  8. BAKARA 286
    İbni Kesir Meali

    Allah, kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez. Kazandığı lehine, yüklendiği aleyhinedir. Ey Rabbımız, unuttuk veya yanıldıysak sorumlu tutma bizi. Ey Rabbımız, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Ey Rabbımız, bize gücümüzün yetmeyeceğini yükleme. Affet bizi, bağışla bizi. Sen Mevlamızsın. Kafirler güruhuna karşı yardım et bize.

    Arkadaşlar Yukaridaki ayeti kerimeyi mümkün olduğunca okuyun.Sonuçta bizde beşeriz nefsimize yenik düşüp gaybi bazı konularda hataya düşebiliriz.Sizde biliyorsunuz ki sevap yapılınca hemen sağ tarafımızda bulunan görevli melek bunu amel defterimize sevap yaptı diye kaydeder.Günah işlediğimizde ise sol tarafımızdaki görevli melek bir süre bekler belki bu yaptığımız günahtan dolayı tevbe ederiz diye.Selametle......

    YanıtlaSil
  9. Selamlar,

    almuhaajer kardeşin "İsrail'le savaşmıyorlar, ama onların koruyucularıyla savaşıyorlar" şeklindeki tezi doğru değil. Burnunun dibindeki düşmanla savaşmayıp, binlerce km ötedeki atlas okyanusunun ötesindeki birilerine savaş açmakta neymiş? Bunun hedef saptırma olmadığını kim söyleyebilir. İslam'ın enerjisini ve mücahit'lerini, senin söylediğinin tam tersine güçlerinin şu an için yetmeyeceği Amerika'ya yönlendiriyor olmasınlar sakın. Yani yel değirmenleriyle savaşmaya çalışmak gibi.

    Bu sırada da İsrail iyice semizlenip beslenip büyüyor dikkat edersen.

    Bir dikkat çekeceğim hususta şu. Türk'lerle Arap'lar arasındaki en büyük 2 farkın biri edeb, diğeri cihad'dır. Bir Türk'ün Kur'an ve İslam'a karşı olan edebini hiçbir zaman Arap'larda göremezsin. Kabe'ye gidenler ayaklarını Kabe'ye uzatarak uyuyan Araplar'dan, Kur'an'ı yastık yapıp başının altına koyup uyuyanlardan ne demek istediğimi anlar. Bunu terbiyesizlik amacıyla yapmıyorlar, o ayrı. Ama edeb'leri bizimki gibi değil.

    İkinci farkta cihat'tır. Arap'lar cihad'ın C'sini bilmezler. Biz Türkler cihadı 3'le çarpmış, onu CCC şeklinde kendine bayrak yapmış milletiz. Üç Hilal (CCC) şeklindeki tarihi Türk İslam bayrağından bahsediyorum. İslam tarihinde cihad'ın tarihi, Türk'lerin tarihidir. Türk'ler kadar İslam adına ve milyonlarca insanını şehit etmiş bir ikinci millet yoktur.

    3-5 zibidi Arap çıkacaklar, salak saçma işler yapacaklar kendi çaplarında, sonra adı cihad olacak. Yok öyle saçmalık. Kanmayın bunlara. Cihat filan öyle olmaz.

    İslam'da Cihad'ı merak eden, Türk tarihini okusun.

    Hadis-i şerifler'de dikkat edersen hep doğru düzgün savaşlara, vs işaret eder. Cihad'da öyle olur zaten. 3-5 zibidi bir araya gelip, biz örgüt kurduk, cihad ediyoruz, bilmem ne.. Öyle saçmalık olur mu. Zaten Kur'an'ı Kerim bu saçmalıkları önlemek hikmetiyledir ki "Ulul Emre itaat kaidesini" getirmiştir. "Lider" olmadan cihat olmaz!

    Eskiden sultanlık sistemi vardı, cihat sultan'ın emrinde yapılırdı. Bugün farklı rejimler var, İslami devletlerdeki bir sultan ya da Müslüman cumhuriyet'lerdeki bir devlet başkanı savaş açmadıkça kimse ben cihat yapıyorum diye ortalarda dolanıp saçmalık yapamaz. Bunların hepsi tartışmalıdır, arkalarında, başlarında kimlerin olduğu belli olmayan ajan örgütlerdir. Hz.Peygamber'de dikkat edersen ahir zamanla ilgili hadis ve gruplardan bahsederken hepsinde "lideriyle" beraber bahsetmiştir. Bu grupların hiçbirinin doğru düzgün bir lideri yok. Sırayla pıtır pıtır dökülüp ölüp gidiyorlar hiçbir şey yapamadan. Zaten temsil ettikleri bir millet ya da grupta yok. Tümüyle fitne ve ajan hareketleri.

    Cihad'ı bekleyenler ve merak edenler Türkiye'nin önümüzdeki 10 yılını iyi izlesin. Araplar cihad'ı dün de bilmiyordu, bugün de bilmiyorlar. Zaten dikkat edersen Süfyan da onlardan çıkacak, fitnelerde.

    Türk'lerle ilgili hadisler çok önemli.

    Mehdi (as)'da inşAllah bizden çıkacak. Benim duam ve ümidim o yöndedir. Zaten tarihte onu gösteriyor. Kutsal emanetler, hilafetin son merkezi, Türk'lerin İslam ve Cihat konusundaki tarihi duruşu, ahir zamanın savaşlarla şekillenecek olması, vs.. hepsi Türkiye'yi işaret ediyor.

    Benim yorumlarım bu şekilde.

    El-Fakir O.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeşim cihadı çoğunlukla bizim milletimizin yapmış olması, Arapların cihat yapmadıkları anlamına gelmez.

      Araplar cihadı dün de bilmiyordu bugün de bilmiyordu demen yakışık almaz. Zira; Sahabe efendilerimiz cihat yapmışlardır. Emeviler cihad yapmışlardır. Endülüs Devletini kim kurmuştur? Bir şeyi öveceğim diye başka bir şeyi yermek ne derece doğrudur?

      Sil
    2. stickandcode kardeşe ilave olarak...
      Kavmiyetçilik kadar ümmet-i islama bela olmuş başka bir konu belki de yoktur.Türkler islamiyetten once de savaşırlardı.O zamanlar kendi nefsleri için sırf toprak feth etmiş olmak içindi belki de.İslamiyetten sonra onlarda olan bu özellik Allah rızası için ilayi kelimatullah için olunca şeref buldular.
      Bir türkü bir katil veya mücahid yapan fark islamdır.
      Araplara da "ırk olarak eğer bir şeref söz konusu ise" Hz.Peygamber a.s'mın arap olması yeter de artar.
      Her kavmin farklı özellikleri vardır.İyi yönleri de kötü yönleri de...
      Selmanı farisi bir farisi idi ama müthiş bir sahabe ve komutan idi
      Halid bin velid katıldığı hiçbir savaşı kaybetmemiş bir komutandı ve araptı..
      Irkın hiçbir önemi yok tüm bu insanlara ırklarıyla bakmaktan ziyade islami kimlikleriyle bakmak daha doğrudur.
      Müminin mümine üstünlüğü ancak takva iledir.
      Eğerki yarın birgün ermenilerin tamamı islama dönse belki türklerden bile daha muazzam hizmet ederler bilinmez.
      Yahudilerin peygamberimize inanmamalarının en büyük sebebi onu kendi aralarından yani israiloğullarından bekliyorlardı.Yoksa peygamberimizin tüm vasıfları kendi kitaplarına yazıyorlardı ve onun peygamberliğini de biliyorlardı sırf kavmi bir inattan ona tabi olmadılar.Herkesin imtihanı farklı demekki..

      Sil
    3. Aleykum Selam. Yorumlarınız tavsiyeler de içeriyor, öncelikle Allah razı olsun ikinizden de.

      Stickandcode, Peygamber (as) ve sahabeleri tabiki konu haricidir. Ama onun dışında cihad tarihini incelersen, Gazneliler'den, Selçuklu'lara, Osmanlı'lara, hatta Abbasi dönemi cihad'larından yola çıkarsanız göreceksiniz ki, 14 asırlık ümmetin tam 10 asır cihad yükünü bu millet omuzlamıştır. Kolay değil, 10 asır cihad etmişiz.

      Ama bu konuda milletimizin hakkı yeniliyor. Takdir bekleyen yok tabiki, ancak haklının hakkını vereceksin önceki o zaman adalet yerini bulsun, Allah'ın nuru tamamlansın.

      Peygamber(as) dahi İstanbul'un fethiyle ilgili komutan ve onun ordusuna özel olarak vurgu yapmışken, o hadis'le ilgili Türkler üzerlerine alınmasın diye Arap alimcikleri ne taklalar atıyorlar şaşırırsınız.

      Eskiden batılılar Türk-Müslüman ayrımı yapmazlardı. Türk demek Müslüman demek, Müslüman demek Türk demekti. Ve cihad demek Türk demekti bütün dünyada.

      Bugün bu terör örgütleri sayesinde cihad demek, 3-5 ne olduğu belirsiz adamın biraraya gelip, finans kaynağı bulup, terör örgütü kurmak gibi algılanır oldu. Bu işte bile saçmalık var. Bu Müslümanlar cihadı eskisi gibi anlamasınlar, cihad kötü bir şey imajı vermek için yapılmış olması dahi mümkün bu işlerin. Batılılar ve Yahudiler tarafından tabiki. Ayrıca dikkat edersen cihad'ın çapı ve anlamı ne kadar küçüldü. 3-5 bin kişilik bir örgütün yapacağı cihad nerede, bir devletin milletin, yüzbinlerce askeri ve silahlı gücüyle yapacağı cihad nerede. Cihad anlayışındaki değişimin farkında mısınız?

      Cihad bir sancak ve bir lider etrafında yapılır. Arkasında bir millet olur. Ortaya 3-5 zibidi çıkıp cihad adına ortalığı bulandırıyorsa, bizim önce "dur bakalım kardeşim" diyip, cihad konuşulacaksa gel konuşalım, bu işin tarihini biz yazdık dememiz lazım. Tavrımız bu olmalı.

      Türker kardeşim biraz halim yapıda gördüğüm kadarıyla. Allah selamet, güzellik versin. Fakat öyle ermeni şöyle olsa, böyle olsa diye saçma farazilere kaçma kardeşim. Onlar hakkında Allah hayır dileseydi, Osmanlı'yı arkadan vuran hain bir millet olmalarını kaderlerine takdir etmezdi.

      Keza aynı şey Arapların son durumları içinde geçerli. Osmanlı'yı arkalarından vurdukları için dikkat ederseniz Allah üzerlerinden belayı eksik etmiyor.

      Ayrıca hadislerde Mehdi(as) Araplar'a hakim olacak şeklinde bahsedilmesi Araplar'dan olmayacağını açıkça gösteriyor. Yine yardımcılarının Acem olacağından bahsedilmesi ve büyük ittifakını Hz.İsa liderliğindeki batılı bir devletle yapacağının belirtilmesi de büyük önem taşıyor.

      Ayrıca Mehdi(as)'a yardım edecek Siyah Bayraklı'larda Horasan'dan gelecek dikkat edersen. Ya İran Horasan'dır burası ya da Türki coğrafyadaki Horasan. İkisi de Arapların meskun mahali değil.

      Arapların ahir zamanda sadece fitne ve fesat kaynağı olacakları çok açık ahir zamanda. Mehdi ilk çıktığında ona ordu gönderecekler Arap olacaktır. Allah'ın yerin dibine batıracağı söylenilen ordu. Ayrıca Süfyan'da Arap olacaktır.

      Bunlar çok önemli gerçekler.

      Normalde hiç yazmam, okur geçerim.

      Fakat bazı Türk gençlerinde bu neo-cihadçılara karşı yakınlık ve ilgi görüyorum zaman zaman. Olur da böyle bir kardeşimiz bu konu hakkında araştırma yaparken bu yazılara rastlar, sakın ha saçma sapan örgütlere, bilmem nelere kanmasın.

      Cihad'ın en büyüğünü Allah bu millete nasip etti. Yine son noktayı koymayı da milletimize nasip edecek.

      Sabırla bekleyelim inşAllah.

      Sil
    4. Arkadaşım ben Türkler cihad etmemiştir demiyorum. Araplar için dünde bilmezlerdi bugünde bilmezlerdi demene itiraz ettim. Emevilerin yapmış olduğu faydaları da inkar edemeyiz. Kavmiyetçilik kokuyor bazı yazdıklarınız. Diğer yandan; alimlere alimcik demek doğru olmaz hatta ciddi sonuçları için internet de ufak bir araştırma yapın, cahil demek daha doğru bir ifadedir.

      "Onlar hakkında Allah hayır dileseydi, Osmanlı'yı arkadan vuran hain bir millet olmalarını kaderlerine takdir etmezdi."

      Yukarıdaki ifaden de yanlış. Ebu süfyan daha sonradan Müslüman olmuştur. Halbuki o zamana kadar neler yaptığını bilmeyen yoktur sanırım. Hayır ve Şer Allah'tandır. Biz bilmeyiz o bilir.


      "Ayrıca hadislerde Mehdi(as) Araplar'a hakim olacak şeklinde bahsedilmesi Araplar'dan olmayacağını açıkça gösteriyor. Yine yardımcılarının Acem olacağından bahsedilmesi ve büyük ittifakını Hz.İsa liderliğindeki batılı bir devletle yapacağının belirtilmesi de büyük önem taşıyor."

      Şu yukarıdaki beyanı nereden duyup yaptın bilmiyorum. Mehdi as. Arap olacaktır. Beni Haşimdendir. Medinede doğacaktır. Mekkeye gidecektir. Yardımcıları acem olacaktır doğrudur. İttifakını İsa as. liderliğinde bir batılı devletle falan yapmayacaktır. Bunu nereden uydurdun denir ancak.


      Diğer yandan Süfyani'nin ordusu kelp kabilesinden oluşur çoğunlukla, bunların içinde zorla asker yapılanda vardır, bela tiplerde vardır. Arapları kötülemek için Süfyan Araptır, batacak ordu Araptır demek hiç doğru değil. Yemani de Araptır ona bakarsan.

      Bunları sizinle tartışmak için değil, sadece doğruyu söylemek için yaptım. Lütfen biz iyiyiz, bizden olmayan bizim kadar iyi değildir laflarını bırakalım. Unutmayalım ki; kavmiyetçilik kötü bir huydur ve ümmeti çökertir. Acemin Araba, Arabın Aceme üstünlüğü yoktur tek fark takvadadır.

      Sil
    5. Değerli kardeşlerim Selamun Aleyküm,

      Sizin bu konuştuklarınızdan genel olarak anladığım,

      1 - Ehli Sünnet Vel Cemaat itikadı üzere olunması gerektiği (Benim bildiğim şu anda Ümmedi Muhammed'in %83 bu itikat üzere)

      2 - Üstünlüğün, kabaca bu istikamet üzere olan kişilerin takva, ilimde ve samimiyet de olan üstünlüğüne bağlı olduğu..

      3 - Vahabiliğe, Şiiliğe vb itikatlara çok dikkatli olunması gerektiği, zarar görmemek için uzak durulması veya mesafeli olunması gerektiği..

      Sil
    6. Ne kadar doğrudur bilmem ama Müslüman çoğrafyasıda dikkat çekici geldi bana

      http://tr.wikipedia.org/wiki/Sünnilik

      Sil
  10. ooo kardeş, benim umudum ve beklentim de mehdinin türkiye kökeninden başlayıp, koşullar gereği mekke, medine süreciyle açığa çıkacağı yönünde lakin, dönemsel ifadeler içeren hadisi şerifleri tek parça içinde ve bir anda yorumlandığından, durup durup birden bire arabistandan parlayacağı kanısıyla değerlendirmeler söz konusu, her bir hadisi şerifi yapbozun parçaları gibi düşünürsek, koyduğumuz yer yanlış olur ise ardından bir çok parçayı yanlış yerlere koyarız, sitede emeği geçen admin ve yorumcu kardeşlerin, katkısı çok büyük, gerçekten mutlak kader ALLAH c.c. katında gizli olmakla birlikte bizler iğne deliğinden hindistanı seyretmeye çalışıyoruz. bu sebeple herkeste başka bir yorum, başka bir manzara seyri var, ortak olunan tek nokta karanlığın yakın olması ve o karanlıkta parlayan bir nur alameti, siteyi takip ettikçe ufkum ne kadar açılıyor ise bir o kadar da kafam karışmaya devam ediyor. yeni şeyler kavradıkça ne kadar az bildiğini de kavrıyor insan, soru işaretleri daha da artıyor. her bir yorum birşey ifade ediyor. ama hiç biri tam oturmuyor. hepimiz aynı sınırlı pencereden izliyoruz alemi, yaptığımız görebildiğimizden fazlasını değerlendirmeye çalışmak, herkesin değerlendirmesi bir boşluğu kapatıyor. ama okadar boşluk var ki, yaşamadan bilinmeyecek şeyler.

    YanıtlaSil
  11. zülkarneyn kardeş, ben kimsenin yorumunu yanlış bulmuyorum. sadece mehdi konusunda toplam 20 yi geçmeyen hadisi şerif kaynaklarıyla yorum yapıldığı için yorumları eksik bulduğumu ima etmeye çalışıyorum. ama her nedense yorumlarınızın dışında tüm ifadelere kapalı olarak yanlış pozisyonunda kalıyorum. türkiyede bazı cemaatlerin yeni liderlerinin seçilmediği, mehdi a.s. bekledikleri, o makama mehdi a.s. gelip biatlarını alacağını bekleyenler, saidi nursi nin ve sitede geçen bazı evliyaların türkiye üzerinden mehdi ifadelerinde desteksiz mi konuşuyorlar, kaynakları mı zayıf. yoksa benden başkasının dikkatini mi çekmiyor. mehdi a. s. mekkeden çıkmayacak, kudüse gitmeyecek, cihat etmeyecek diyen yok, ama hiç duyulmamış bilinmemiş bir insan olarak kendi haline yaşayan bir insanın birden bire şeceresinin tesbit edilip, yedi alimin onun o olduğunu anlayıp zorla öne sürmeleri, bu arada olay sonuç itibarıyla böyle olacaktır. inancımız tam, ama satır araları yorumlanırken tam doldurulmadığı için eksik yorum gibi geliyor. velev ki ben hatalıyım, velev ki ben doğru söylüyorum. sonuçta vakti gelmeden anlaşılmayacak, velev ki mehdi a.s. bugünden tesbit ettik, bizimle birlikte düşmanlarda tesbit edecek, bu bir. Günü gelmeden, onun o olduğu netleşmeyecek, fiilen bir katkımız olamayacak, bu da iki. bunu bildiğim halde ben niye şartları zorluyorum vaktinden önce, istanbuldan da çıksa, sonra mekkeden de çıksa , koşullar oluşup mekkeden çıktığında siz de ben de bu mehdidir diyeceğiz inşaallah, lakin istanbulda yada türkiyede tanınmış bir şahıs gün gelir mekkeden çıktığında ve bu mehdidir dendiğinde. bu mehdi olmaz diyen çoğunluğa mı gireceksiniz. yoksa biz eksik yorumlamışız mı diyeceksiniz. ummadığımız insan mehdiyet sürecinde izah edilen gelişmelerden önce kendi gelecekteki pozisyonuna zemin teşkil ediyor olabilir. şüphesiz bunu ben birgün mehdi olacağım diye değil, Allah c.c. nün ona bahşettiği kişilik, bilgi, beceri, ve hizmet inancı sebebiyle bir insan olarak görevini yapmasından öte birşey değildir. ama gün gelir. kendisinin mehdi olduğunu o günün koşulları ile beraber herkesle birlikte kendisi de anlar. biraz daha açık ve geniş bakalım lütfen.

    YanıtlaSil
  12. Hadislerde Hz.Mehdi'nin yardımcıları Acem olacakları gerçeği, Arapların ahirzamanda ne kadar pasif kalacağını gösterir. İslamiyette Acem kavramı Arap olmayan milletler demektir.Abdullah Baba hazretlerine göre ilerde Konya islamiyetin başkenti olacaktır. Hz.Mehdi'nin 9 halifesi ki hadiste bu zatların Arap olmadıkları belirtilmiş, birleşen İslam ülkeleri yöneteceklerdir. Aslında İslamiyet, Bediüzzamanın dediği gibi Anadoludan yönetilecektir.

    Ancak, şu gerçeği unutmamak lazım.
    Hz.Mehdi, Medine'de ikamet ettiği bir zamanda 7 alimin zoru ile Mekke'de biat edip tanınacaktır. Sonunda ehli-beyt yani Peygamber Efendimiz (s.a.s) soyu üzerine İslamiyet ayakta kalacaktır ki Hz.Mehdi onun soyundandır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konya mı yoksa Kudüs mü?

      Naim b. Hammad Fiten isimli kitabında Kaabül Ahbar’dan tahric etti, O dedi ki: Beytül Makdis’in (Kudüs) Meliki (Mehdi) Hindistan’a asker gönderir. Feth eder ve hazinelerini alır ve onun ziynetleri ile Beytül Makdisi süsler. Ona Hind Melikleri bağlanarak getirilir. Kendisine doğu-batı arası feth olunur.

      Mehdi ve İsa as. kudüste ikamet etmeyecek midir?

      Sil
    2. Selamlar,

      Gaybi Hadisler doğru noktaya parmak basıyor bencede.

      Konya konusunda evliyaullah'tan zatların beyanları bulunmaktadır. Muhyiddin İbn-i Arabi'nin de Konya'yı bu yüzden ziyaret ettiği söylenir.

      Ki zaten akıl ve mantıkta bunu söylüyor. Bugün Türkiye'den bir lider çıksa, Mehdi(as) yani, sonra da hilafeti tekrar kurup ümmeti bir araya getirse yönetim merkezini nereye kurar? En mantıklı yer olan Konya'ya tabiki.

      Ankara cumhuriyet rejimini temsil ettiği için olmaz, İstanbul'da çarpık kentleşme ve deprem sorunuyla karşı karşıya, ayrıca yer de yok.

      Konya'da hem deprem riski yok, hem düzlük bir ova, hem de halkı Müslüman insanlar. Ayrıca maneviyatı yüksek bir şehir.

      Bencede ahir zamanda büyük bir hilafet tesis edilirse ve bunu gerçekleştirecek Mehdi Türkiye'den çıkarsa, Konya çok büyük ihtimalle hilafetin merkezi olacaktır.

      Sil
    3. Güzel kardeşim, Mehdi a.s Türkiye'den falan çıkmayacaktır. Medine'de doğup Mekke'de çıkacaktır. Makam-ı İbrahimin oralarda biat alacaktır. Hepsi hadislerde teferrüatlı bir şekilde bulunmaktadır.

      Ve o zaman İslam'ın başkenti Kudüs olacaktır bak yukarıda hadis verdim. Konya falan değil. Mehdi as. Konya'ya gelecektir ama geçiş yolu üzerinde olduğu için uğrayacaktır.

      Sil
    4. Stickandcode kardeşim,
      Hz.Süleyman (a.s), Belkız'dan aldığı hazinelerle Mescidi Aksa'yı süslediği gibi Hz.Mehdi, Vatikan şehrinin hazineleri ile

      Mescidi Aksa'yı süsleyecektir. Hadislerde hayatının toplamında (tanınmadan ve tanındıktan sonra dahil olmak üzere) Kudüs'te

      14 yıl ikamet edecektir.Lakin burada ikamet etmesi başkentin Kudüs olacağı anlamına gelmiyor. Bu kısım yorum

      sözkonusu..Abdullah Baba ise Konya şehrini işaret etmiştir. Hadise ters bir durum değil.

      Sil
    5. Selamlar,

      Kesin konuşmak mümkün değil tabiki. Ancak ben Türkiye'den çıkabileceğine inanıyorum.

      Biliyorsunuz Ehl-i beyt, yani Peygamber efendimiz'in nesli özellikle Emeviler ve Abbasiler döneminde zulme ve sürgüne uğradı. Bu da onların göç etmesine yol açtı. Birçoğu Türk vilayetlerine göçtüler ve orada Türk'ler kendilerine kucak açtılar.

      Buralarda Türk'lerle evlilik yapan Peygamber nesilleri vardır. Ayrıca Ehl-i Beyt'e mensup imamlar ve seyyid'ler her zaman dini yaymak adına çalışmış ve dünyaynın farklı yerlerine göç etmişlerdir sürekli. Anadolu'ya da göç etmişlerdir Seyyid'ler.

      Türkiye'ye gelen bir Peygamber torununun nesli de, tıpkı Araplar kadar seyyid'dir, Peygamber efendimiz (as)'ın evladıdır.

      Türk olması, seyyid ve Peygamber neslinden olmasına mani değildir kısacası.

      Sil
    6. Admin kardeşim, sen hiç başkent de olmayan bir, padişah, başkan, başbakan, cumhurbaşkanı gördün mü? Mehdi as. ve İsa as. Kudüs de yaşayacaklarına göre başkent de büyük ihtimal Kudüs olacaktır! Tabi ki en doğrusunu Allah bilir. Ki Abdullah Baba'nın Deccali Mehdi öldürecektir demesi gibi bunda da aynı durum söz konusu olabilir....

      Sil
    7. Stickandcode kardeşim,
      Haklı olabilirsiniz. İlk başlarda Konya sonra Deccalın ölümünden sonra Kudüs'e de taşınabilir. Zaman en iyi hakikattır. Elbette hadis ve evliya ifşaatları çakışmaz.

      Sil
  13. Ooo kardeş hüsnü zannın için teşekkür ederim ancak sandığın gibi halim biri olamadık.Dua et inşallah olalım.
    Araplar ile söylediklerinin şu noktası önemlidir ki gıybetin topyekün bir millet için olanını yapıyorsun.Yani sen arapların tamamını (ilkokul resmi tarih kitaplarındaki iftiralara inanarak) arkadan hançerlemekle itham ediyorsan gelmiş geçmiş tüm arapların günahını alıyorsun demektir.Bu konularda hakikat derdin varsa başka kaynakları da incelemelisin.En fazla kandırılmış olduklarını görürsün.He müslüman uyanık olmalı kanmamalı dersen o zamanlar biz de onlar gibi kandırılmıştık.

    Hz.Mehdi arap değil diyorsun ama bu da bir iftiradır.O ehli beyttendir ve Hz.Peygamber de haşimi bir araptır.Yani Hz.Mehdi Hz.Peygamber soyundan olduğuna göre O da bir araptır.
    Tüm arabı,kürdü,türkü (hatta varsa yine de ermenisi) tüm müslümanlar kardeştir ve ümmeti muhammed bir bütündür.Panislavizm,fransız ihtilali ve hatta türkçülük akımı altındaki bu karmaşık fikirler, bilinçli fikirlerdir ittihadi islamı yok etmeye yönelik...
    Tüm bunlarla beraber kişinin hangi milletten olduğunun ahiret günü amel defterleri ortaya çıkınca hiçbir önemi yoktur.Kişiye kimin oğlusun hangi millettensin diye sormazlar.Öyle olmasaydı Hz.Nuh a.s'ın oğluna faydası dokunurdu.
    Kavmiyetçilik veda hutbesinde men edilmiş bir iştir ve üstüne basa basa üstünlüğün ancak TAKVA ile olduğunu söylemiştir.Hz peygamber a.s
    Tüm ehli beyt araptır,oniki imamlar araptır,seyyidler araptır,Hz Peygamber araptır,Hz Mehdi araptır...Allah tüm ümmeti muhammedden razı olsun hepimize selamet versin.
    Türklerden cihadı Allah için yapanlar şehittir ve Allah için cihad edenlerin de bizim sandığımız gibi bir üstünlük kaygısı veya üstün addedilme derdi yoktur.
    “Dünya kurulalı beri bedir savaşındaki gibi bir grup toplanmamıştır” hadisine bakarsak o savaştaki kişilerin büyük çoğunluğu da arap idi.
    Bizim işimiz müslümanların iyi işlerini görmek ve kendimizi düzeltmek.Yoksa oturup resmi tarih iftiralarına kanıp ümmeti muhammedi karalamak yakışmaz ve hatta daha beteri insanı imanı kamilden alıkoyar.Çünkü hadisi şerifte Müminler kardeştir.Siz birbirinizi sevmedikçe iman etmiş sayılmasınız diyor.
    Allah bizi ümmeti muhammedin gıybetinden ve iftirasından korusun inşallah.

    YanıtlaSil
  14. en sondaki hadisi şerifin devamını unuttuk hakkınızı helal edin...
    iman etmedikçe de cennete giremezsiniz (cennete giremeyen sizce nereye girer???neuzubillah..!)

    YanıtlaSil
  15. "Semerkand Dergisi-Gıybet Makalesinden"
    Müminleri eleştirmek, onların gıybetini yapmak ve hatta bunu düşmanlık derecesine vardırmak, olsa olsa kendi kalesini topa tutmak, dış mihrakların ekmeğine yağ sürmek demektir. O yüzden Ehl-i Sünnet’e bağlı herhangi bir cemaati küçük düşürücü, kınayıcı sözlerden uzak durmak gerekir.

    Araplar şöyle, Acemler böyle, Türkler şöyle, Kürtler böyle… gibi genelleme yaparak bir kavmin aleyhinde konuşmak da böyledir. Ayrıca Hz. Peygamber Efendimiz’in kavmine dil uzatmak edebe aykırıdır.

    Devamı http://semerkanddergisi.com/evimizde-giybet-yangini/

    YanıtlaSil
  16. Sticandcode kardeşimin dediği gibi Hz.Mehdi'yi Türkiye'ye ilişkilendirmek hadislere ters bir durum.
    Hadislerde, Hz.Mehdi ehli beyt soyundandır yani Araptır.
    Hadislerde, Hz.Mehdi Medine'de ikamet ederken 7 alim zoru ile Mekke'de hurucatı gerçekleşecektir.
    Hadislerde, Hz.Mehdi'nin yardımcılarının çoğunluğu Acem diye belirtilmesi hiç Arap olmayacak anlamı çıkarılmamalıdır. Arapları küçümseyecek sözlerden kaçınılması gerekir. Unutmayın ki Peygamber Efendimiz (s.a.s) Araptır.

    Şahsen yorumlarda, Mehdiyet unsurunun sadece Türklere indirgenmesinden rahatsız olduğumu belirtmek isterim. Bu arada Horasan tarafından gelen ordunun Türkler olduğunu söyleyenler şu soruma cevap vermeleri gerekir.

    Hadislerde Süfyan Estahir kapısında Siyah Bayraklılarla çarpışacaktır. Estahir kapısı nerdedir? Türkiye'de mi yokda İran'da mı?
    Hadislerde Süfyan neden Harput ilçesine yakın bir yerde Türkleri yeniyor? Halbuki Siyah Bayraklılar, Süfyana karşı Irakta bir mağlubiyeti olacaktır.

    Demek ki Siyah Bayraklılar Türkler değildir. İçlerinde destek verecek Türkler olabilir. Lakin ordu İran ve Afganistan arasında zuhur edecektir. Horasan bu bölgedir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli Kardeşim Gaybi Hadisler Selamun Aleyküm,

      Yukarıda dediğim gibi değerli kardeşlerimin sözlerinden çıkarttığım ve benim kanatim olarak üstünlük genel olarak itikat, takva, ilim ve samimiyettedir fakat Ooo kardeşiminde dediklerini yabana atmamak gerek..

      Sınırlı bilgilerimle hadislerde gördüğüm 3 İslami ordunun olacağı birisininde Amik ovasında olan Türk ordusunun olacağı, Büyük Savaşların çoğununda ( Rus ve Amerikan ordularına ve Süfyan'a karşı önce, akabinde İstanbulun fethi ve Deccal Aleyhillane - Allah'ın rahmetinden kovulmuş üzerine gidilecek) burada gerçekleşeceği,

      Sizin aksinize, bir aksilik çıkmazsa, bu savaşlar çıkarsa benim gideceğim istikamet Mekke ve Medine değil, Allah izin verirse Hem Ruslarla, Hem Amerikalılarla hemde Süfyanla çarpışmak için Amik ovası, Anadolu toprakları olacaktır, zaten bu karışıklıklarda oraya gitmekte zor olacaktır kanaatindeyim..

      Horasan coğrafyasına da bakarsak orada çok Türk olduğudur, eğer oradaki Türkler nefislerine uymazsa, oradan da çok büyük bir Türk akını gelebilecektir diğer Müslüman kardeşlerimizle beraber inşallah..

      Bediüzaman hzlerinin (100 yılın müceddidi ) bir tavsiyeside Mekke ve Medine'de hizmet etmek yerine Anadolu coğrafyasında hizmet edilmesi idi..

      Sil
    2. Selamlar,

      Gaybi hadisler kardeşim Arapları küçümsemek diye bir şey yok. Peygamber Efendimiz "Arapları sırf ben Arap olduğum için seviniz" buyurmuş biz de seviyoruz.

      Fakat iş siyaset ve yönetim konusuna gelince, bugün Arapların çoğu Türkleri hem sevmiyor, hem de İslam'a yaptıkları hizmete hürmetsizlik ediyorlar. Yani Türk'leri küçümseyenler Araplar. Hatta biz tasavvufi konulara yakın olduğumuz için adamlar bizi bid'at ehli, yanlış yolda görüyorlar. Tekfir eden büyük zümreler dahi var.

      Biz kendi hakkımızı savunmazsak kimse savunmaz.

      İstanbul'un fethiyle ilgili Peygamber(As) hadisini bile tevillere kalktılar fethi Türk'ler gerçekleştirdikten sonra. Hatta şimdi, Arap bir Mehdi çıkacak, bu kafir Türk'lerden döve döve İstanbul'u alacak, o hadis öyle gerçekleşmiş olacak meail'inde düşünüyorlar.

      Bende diyorum ki, Türk'ler Allah'ın şerefli bir şekilde görev verdiği özel bir millettir, Peygamber Efendimiz daha Türkler'le hiçbir temas kurulmamışken bile Türk'lerden haberdar olmuş, ümmetine Türkleri tarif ederek, "onlar size dokunmadıkça, sizde onlara ilişmeyin" diye tavsiyede bulunmuştur. Ayrıca "İstanbul'u fetheden komutan ne güzel komutan, onun askeri ne güzel askerdir" diye de methetmiştir.

      Mehdi(as) bildiğiniz üzere büyük ihtilaflara yol açacak. Yani ilk başta kimse kabul etmeyecek.

      Bugün Mekke ya da Medine'de gereken özellikleri taşıyan birisi çıksa, herkes normal bir şekilde bu Mehdi'dir diye kabul etmez mi? Tabiki eder, hiçbir ihtilafta olmaz. Sadece yönetimdeki aile kabul etmez ama halk kabul edip arkasında durur. Mehdi'yle(As) ilgili bahsedilen çelişki ve ihtilafların hiçbirinin bir anlamı olmaz bu durumda.

      Ama eğer Mehdi Türk'lerden çıkarsa hadislerdeki bütün sınav ve ihtilaflar gerçekleşir. Çünkü ilk başta kimse kabul etmeyecektir.

      Bir diğer hususta Mehdi(as)'la ilgili "Mehdi çıktığında kar üzerinde emekleyerek dahi olsa ona biat edin" diyor biliyorsunuz. Malum Arabistan'da kar filan olmaz. Ama Türkiye'de olur. Allah'u Alem Ramazan ayının kışa denk geldiği bir dönemde zuhur edecek Mehdi(as) ve kar yağan bir yerde.

      Sil
    3. Aleykümüsselam kardeşlerim,
      Zamansal çizelgeyi karıştırmamak lazım.
      Hz.Mehdi çıkmadan Guta savunması ve Amik ovası savaşı olmayacaktır.

      Bu sebepten dolayı inşAllah Süfyan çıktığı gibi grup olarak yolları kapanmış ve hac mevsimi ortadan kalkmış olan Mekke'ye illegal yollarla hicret edeceğiz. Hz.Mehdi aylar süren kovalamaca sonunda çıkacaktır.

      Hz.Mehdi'yi Türkiye'den boşuna beklemeyiniz.Hadislerde onun çıkış noktası Mekke'dir. Türkiye'de yaşayan ehlibeyt soyunda Araptır demek için ciddi deliller sunmanız lazım.

      Kar üzerinde sürünmek mevzusu Siyah Bayraklılara aittir. Başka rivayetlerde içlerinde Mehdi var kısmını ulemalar bu ordunun Hz.Mehdi'ye tabi olacak ordu şeklinde yorumlamışlardır.

      Sil
    4. Değerli Kardeşim,

      3. Dünya savaşında hadisler ışığında savaşların sıralamaları nasıl olacak ve o sırada Hz Mehdi (As) durumu yani hangi savaşlara müdahil olacak?

      Özellikle Amik ovasında olacak savaş..

      Biliyorsanız, bilgilendirirseniz sevinirim..

      Sil
    5. Güncel kardeşim,
      Hadisler ve rivayetlere göre sıralama şöyledir.

      Suriye İşgali
      Mısır İşgali
      Süfyanın çıkışı
      Yemani ve Siyah Bayraklıların çıkışı
      Hz.Mehdi'nin çıkışı
      Süfyanın ölümü
      Guta savunması ve Amik ovası Savaşı
      İstanbul fethi
      Deccalın çıkışı

      Hz.Mehdi çıkmadan önce İran ve Türkiye savaşa girmiş olacaktır. Evliya ifşaatlarında Rusya hem Türkiye'ye hem de Avrupa'ya saldırmış olacaktır.

      Sil
  17. “'Hazinelerinizin yanında üç kişi savaşacak. Üçü de halife oğludur. Fakat hiçbiri halife olamaz. Sonra Doğu tarafından bir takım siyah sancaklılar belirir ve öyle bir savaşırlar ki, böyle bir savaşı hiçbir kavim yapmamıştır.' Peygamberimiz daha sonra bir kısım şeyler söyledi ki hafızamda kalmadı. Devam edip şöyle buyurdular: 'Siz bu siyah sancaklılarla gelen zâtı gördüğünüzde kar üzerinde emekleyerek de olsa gidip ona bîat ediniz. Çünkü o Allah'ın halifesi Mehdî'dir.'”

    Bu hadiste ayrıca önemlidir. Doğu tarafından çıkan Türk'lere işaret etme olasılığı yüksektir. Çünkü malum Türk'ler Araplar'a göre doğu kısmındaydı eskiden. Ve gerçekten de hadiste bahsedildiği şekilde doğudan çıktılar ve Anadolu'ya kadar gelip İstanbul'u fethettiler.

    "Kimse onlar gibi savaşmamıştır" noktası da yine önemli bir nokta.

    YanıtlaSil
  18. Türkler hala doğuda arkadaşlar ? yahu biz orjinal Türk değiliz bunu ne zaman göreceksiniz. Osmanlıda Türk devleti değildi. O zaman doğudaydı dediğin Türkler hala doğuda. Türk deyince otomatikman anadoluyu anlıyorsunuz ama yerine göre o zaman Türkler doğudaydı demeyi de ihmal etmiyorsunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1400 sene önceden 1400 sene öncesinin kültürünü de içine katarak anadolu türkünü nasıl tarif ederdin merak ediyorum

      Sil
    2. Kardeşim ne alakası var bunun? Orjinal Türk ne demek? O zaman buradan Almanya'ya göç edenlerde orijinal Türk değil. Süleyman şah doğudan anadolu'ya gelmiştir. Ondan evvel Selçuklular. Sonuçta oradaki Türklerden de, Çinliler ile evlenenler olmuştur. Arı ırk mı arayalım?

      Sil
    3. StickandCode kardeşim hah bende onu söylüyorum işte. Hem böyle deyip hem de Türkler o zaman doğudaydı zaten diyorlar. Ya ben kendimi gerçekten anlatamıyorum heralde

      Sil
    4. Değerli kardeşim Sorgulama,

      Esasında Türk coğrafyası hala genel olarak Orta Asya ve Anadolu'ya kadar uzanıyor, yanlışım varsa beni düzeltirseniz sevinirim..

      Orta Asya'da Anadolu'da hala Türk yurdu olarakda anılıyor..

      http://tr.wikipedia.org/wiki/Türk_dünyası

      Sil
  19. Konuyu deşmeden genel olarak bir iki şey söylemek istedim.
    İmran Hüseyin'i belki herkes bilir burdaki.Genellikle ahir zamanla ilgili bazı hadislere getirdiği yorumlar gerçekten de çok orjinal ve üzerinde düşünülmesi gereken çaptadır.
    Ancak kendisinin de türkler ve osmanlı ile ilgili çok hoşumuza gitmeyebilecek fikirleri var.Hatta tasavvufla da pek sıcak değil arası görebildiğimiz kadarıyla.Ancak onun sahip olduğu aynı önyargıya biz de düşersek, aramızda tefrika çıkarmış olur ve ilminden faydalanamayız.
    Neden kavim kavim olduğumuz kuranı kerimde apaçık ortadadır
    "Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışasınız diye sizi milletlere, kabilelere ayırdık. Haberiniz olsun ki, Allah katında en şerefliniz, en takvalınızdır. Muhakkak ki, Allah, bilendir, herşeyden haberdardır."Hucurat suresi
    --------------------------------
    Benim horasan bölgesinden gelecek siyah sancaklılarla ilgili görüşüm; bunların buhara,semerkand, gibi nakşibendi evliyasının (Şahı Nakşibend,Abdulhâlık Gucdevanî, Ahmed Yesevi,ve diger tüm Haceler(Hoca) gibi )) olduğu bölgelerden çıkacağını ki osmanlının kuruluşu aşamasında da yine bu bölgeden anadoluya dağılan evliyanın manevi fetihlerinin esas olduğunu düşünüyorum.Ve bu ordu da bir dua ordusu olabilir ki önlerinde kimsenin duramayacak olması (yani hiçbir askeri gücün ve teknolojinin para etmemesi) onların konvensiyonel silahlardan daha üstün silahlarınının olduğunu gösterebilir (Hadisi şerifte dua müminin silahıdır buyuruluyor) Yani Allahualem bu ordu bir veli ordusu olabilir (seyri süluklarını tamamlamış,bir Allah deyince dağı taşı titretecek çapta gibi)
    Ayrıca şu an türkiyede irşad faaliyetinde bulunan çok büyük bir mürşid de ilk irşad faaliyetine başladığı zaman ilk yaptığı işlerden biri (bundan yaklaşık belki 15-20 sene öncedir) yukarıda bahsettiğim bölgeyi ziyaret etmiş ve nakşibendi evliyasının kabirlerini ziyaret etmiş (Bu bize görünen yüzüdür kimbilir neler olmuştur oralarda).Yani kendisi irşad faaliyetine de doğudan başlamıştır(Horasanın bir parçası olan bir bölgeden).
    Abdullah baba da bir sohbetinde taşın konuşması meselesi (arkamda bir yahudi var meselesi)ni kalp gözü açık olanlar,dersli olan velilerin vakıf olabileceği yönünde bir tevili vardı.Yani eşyanın diline vakıf olanlardan bahsediyordu.
    -------------------
    Bir düşünme teklifi de şu konuda; Hz.Mehdi bir tekbir alınca surlar yıkılıyor,kapılar açılıyor sizce böyle bir komutanın ordusu nasıl olur?

    Allahualem...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehdiyi kerametler, olağanüstülükler üzerine görmek bence bir yanılgıdır. oda bizim gibi insan ama olağan üstü tarafları daha ziyade, mücadele azim, yenilmeyen yıkılmayan dostlarına güç veren, düşmanlarını pes dedirten irade ve şuur anlayışında aramak gerek, ötesi abartı,

      Tekbir alınca tekbir aldığı için surların kendiliğinden yıkıldığı mı anlaşılması gerekir yoksa yaşanınca anlaşılması gereken bir eylemin tekbir eşliğinde yapıldığını mı, şuna dikkat etmek lazım, 1400 yıl öncesinden ifade etmeniz gereken bir mesajınız olsaydı, birincisi muhtemelen, o zamanın kültürünü hesaba katıp mevcut kitlenizin hayalinin dışına taşacak, gerçek dışı gibi kalacak ifadelerden kaçınıp, teşbih sanatı kullanırdınız, ikincisi, söylediğiniz sözün sahip çıkılıp sonraki kuşaklara aktarılması için anlayacakları uslupla izah ederdiniz, üçüncüsü günü gelip söyledikleriniz gerçekleşmesi yaklaştığında akıl sahipleri tarafından beklenen günlerin yaklaştığının hissiyatı ve heyecanını yaşaması için tam açık ifade kullanmadan, (unutmayalım ki dostlar kadar düşmanlarda bu şifreleri araştırıyor. ve engelleme için tedbir alabilirler) 'anlam içinde anlamların olabileceği gizli mesajları da içermesine, dördüncüsü günü gelip de yaşanınca, o sözlerin yerini bulduğu , herşeyin söylendiği gibi olduğunun idrak edilip, imanların tazelenmesini hesap ederdiniz...

      bunu biz hesap ederdik de hz muhammed hesap edemez mi,

      Sil
    2. Gariban kardeşim selamun aleyküm.
      Evliya ifşaatlarında (ki bu evliyanın meşrepleri hep farklı farklı, mesela hemen aklıma gelen iki tanesi Gavsi Bilvanisi,Abdullah Gürbüz Baba gibi) ortak ifadeler Mehdi ordusunun kalp zikirli olan ehl-i tarikten oluşacağıdır (isteyen farklı düşünmekte özgür ama benim için bu ifadeler önemli).
      İmamı rabbani hz.leri Hz.Mehdinin Nakşibendi olacağını söylemişlerdir.Daha birçok rabbani alim de Hz.Mehdinin tüm mezhepleri Hanefi mezhebinde,tüm tarikatleri de Nakşibendi tarikatında cem edip ümmetin sonuna kadar tek bu yolların kalacağını bildirmiştir.(Yine bu konuda şafi mezhebindeki bir veliye Hanefi olan müridi tarafından bir soru sorulmuş “efendim biz de sizin mezhebinize (şafiye) tabi olsak” o mübarek de biz hepimiz sonunda hanefiye tabi olacağız gerek yok demiş)
      Hadisi şerifleri literal manası ile almak ehli sünnet alimlerinin genel tatbikatıdır. Yani alimlerin çoğu hadislerin aynen alınması gerektiğini herhangi bir mecazi benzetme yapılmamasında hemfikirdir. Ancak tevil yapan alimler de elbette vardır. Fakat tevil yanlış olunca hadisi şerifin manasını sınırlamak ve yanlış anlamlandırmak gibi riskleri vardır.(Bu yüzden hiçbiri kesin bir şekilde iddia etmezler)
      Günümüzde beyin gücü ile elektromanyetik dalgalarla kaşığı eğip bükenleri, eşyaları hareket ettiren istidraci halleri hepimiz biliyoruz.
      Eğer bahsettiğim hadisi literal manası ile alırsak belki Hz.Mehdi ve ordusu beyin gücü yerine kalpteki lafzı celalden gelen gücün vesilesi ve Allah’ın dilemesi ile gerçekten de fiziki etki meydana getirirler. (Bediüzzaman hz.leri Mehdi a.s’dan acaip şahıs olarak bahsediyor) .Mantıki düşünmek isteyen de bu sonuca varır çünkü Hz.Mehdinin karşısına alacağı güç teknolojik ve askeri büyük bir maddi güçtür.Onun muvaffak olması için sahip olduğu gücün bu “maddi” güçten daha güçlü olması gerekir.
      Ben diğer hadisi şerifin “dua müminin silahıdır hadisi şerifinin” birkaç cihetten gerçekleştiği gibi yine tam kelime manası ile fiziki dünyada da yaşanacağını düşünüyorum. Yani kıyamete yakın maddi sebepsiz oluşlar (ki burda “sebep” sadece ve sadece dua oluyor) tekrar yaşanabilir. Geçmişte israiloğullarına (hz.musa duası ile) gökten sofra iniyordu bıldırcın eti ve kudret helvası(Merak eden kuranı kerime bakabilir).
      Benim bu dediklerimde kesinlikle bir iddiam yok.
      Ama şurası kesin ki keramet izhar eden kişilerin hepsi senin benim gibi âdemoğlu. Asıl burayı abartmamak gerek. Ehli hakikat zaten keramete hiç önem vermemiş hep istikameti(islama uymayı ve takvayı) öne çıkarmışlardır. Mehdi konusu üzerinde aşırı durmaktan öte kendi hayatımızdaki “mehdi”lere yaklaşımımızı sorgulamışlardır.
      Şimdi biz burda mehdi-ahir zaman sohbeti yapıyoruz, güzel.
      Ama şimdi önce kendi nefsime söylüyorum ki: nefsimizi terbiye için hiçbir manevi alime tabi olmamışsak, dini İslam’ın ittifakı ve güçlenmesi için ehli sünnet hiçbir gruba dahil olmayıp “tek tabanca takılıyorsak” ,kendi nefsimizi bir yere tabi olmayacak kadar abartıyorsak, bugün kaçan sabah namazının ardından üzülmüyorsak, ilmihal kitabı okumuyorsak, kalbimizdeki haset, riya, ucub, kibir, yalan vs gibi hastalıklardan tedavi olamıyorsak, kendimizi ahirete nasıl hazırladığımızı düşünmüyorsak maalesef tüm bu konuştuklarımızın hepsi BOŞ kalıyor.
      Şifreler konusunda belki kabalaist Yahudi papazları bizden çok daha ileridedirler. .Peygamberin tüm özelliklerini (hatta doğum tarihini bile biliyorlardı) tıpatıp kendi kitaplarında en ince detayına kadar yer alıyordu. Yani belki onların bu özellikleri bizden daha ileridedir ama bu şifre çözmeleri tarihleri elde etmeleri (iman etmediklerinden) hiçbir işe yaramaz çünkü onların elinde hiçbir güç yoktur. Bizim başımıza ne geliyorsa kendi nefsimizden geliyor. Onlar ise bir sebep oluyorlar ancak.
      Siz sanıyormusunuz ki onlar Hz.Mehdinin şu an hayatta olduğunu bilmiyorlar. Belki burdaki hepimizden daha iyi biliyorlar. Peki aramıyorlar mı sanıyorsunuz?Hayır herşeyi yapıyorlar ama Allah c.c Hz.Mehdiyi gizliyor.Biz burda istediğimiz kadar sırları ifşa edelim Muradı İlahi onu koruyor. DEVAMI ALTTA

      Sil
    3. …Gerçekte bir hadisi şerifin gerçekleşmesinin imana katkısı ise eğer iman sahibinde taklidi iman varsa olabilir. Oysa tahkiki yani hakiki bir imana sahip kişinin gözü önünde gökte kelimei tevhid yazılsa bile imanında ne artma olur ne de azalma.
      Velhasılı kelam Hz.Mehdi’ye tabi olmak için kişinin nefsi, mutmain olmalı, imanı hakiki olmalı, kalbinde Allah’tan başka hiçbir masivaya yer kalmamalı, kalbinden her türlü vesvese (vesvasul hannas gibi)yi söküp atmış olmalı. Biz kendimizi böyle yaparsak inşallah Ona nefer olma şerefi biz nerede olursak olalım gelir bizi bulur.
      Selametle,

      Sil
  20. gaybi hadisler kardeşim, ısrarla mehdiyi mekkeyle sınırlayıp dışına çıkması yasakmış gibi mekkeye bağlıyorsun, birincisi, “Hz. Mehdî'nin Araba hakim oluncaya kadar Kıyametin kopmayacağı hidisinde, kaynak sahih değilmi, yoksa büyük resimde yerine oturmayan parça mı, olarak değerlendiriyorsunuz. bana göre burada, mehdi tamam mekkede son ve kesin çıkışını yapacak ve zafere doğru son adımları atacak, bu hayatında sadece bir dönem, ondan öncesi için türkiyede mevcut ve tanınan yada tanınmayan herhangi bir zatın birgün mekkeye göç edip koşullar icabı mütevazi bir hayat sürmeye çalışırken, izini bulan yedi alim tarafından zorla lider seçmelerinin hadislere ve diger kaynaklara aykırı bir tarafı var mı, üstelik araba hakim olana kadar ifadesi, ( arap olabilir ama) arabın dışından bir kültüre sahip ve araplar tarafından kabul edilmeyen bir kişiliği ifade etmiyormu. ayrıca bazı yorumlara göre türkiyeden olması muhtemel olan mehdinin, ayrıca türkiyeden tanınan bir ismin olması özellikle bazı yanlış anlamaların etkisiyle araplar tarafından lider olarak kabul edilmeyecek bir ismin olması, mehdinin ilanında arapların reddine ki, sonuç ta araba hakim olana kadar bir mücadele ifadesini içermiyormu....selam ve sevgi ile lütfen itina ile cevaplayınız. burada tartışmak değil konuşmak gayreti güdüyoruz. 'diğer yorumculara hitaben'

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Garibani kardeşim,
      Siz galiba anlamak istemiyorsunuz.
      Türkiye'de yaşamış ehlibeytten biri Medine'ye göç edip 7 alim tarafından bulunacak diye iddiada bulunuyorsanız ciddi bir delil sunmanız lazım.

      Hz.Mehdi, medyaya çıkmış, tanınmış biri değildir. Geçmişinde çobanlık yapmış sade bir hayatı vardır. Bir gecede kudret sahibi olacaktır.


      Sil
    2. "Geçmişinde çobanlık yapmış olacağı" derken deliliniz nedir?

      Sil
    3. Peygamber Efendimiz (s.a.s) küçük yaşlarda çobanlık etmiştir. Kimi peygamberler hayatlarında çobanlık mesleği içinde bulunmuşlardır. Hz.Mehdi'nin geçmişinde çoban olduğunu grubumuza ait manevi ifşaatı neticesinde yazdım. Bununla beraber yanlış hatırlamıyorsam Onyedinci Hilal bloğunda ya da başka bir yerde bu mevzu geçmişti. Onlar da bu ifşaatı kendi liderlerinden ya da cemaatlerinden öğrenmişlerdi. Ek kaynak olsun diye paylaşacaktım lakin blog silindiği için geçmiş yazılara ulaşamıyorum.

      Sil
  21. ALLAHIN selamı üzerinize olsun.

    Olayları sadece TÜRKİYE üzerinden düşünmeyin.

    herşeyi ülkemizden gerşekleşip geçeceğini düşünenlere örnek verirsek fırat nehri sadece Türkiyeden geçmemektedir.Fıratın altından çıkacak dağ ve orada ölecekler hadisi nerede gerçekleşecek.Süfyan fıratı nereden geçip kafir olacak. Yani fırat nehri ülkemizden geçiyor diye hepsi ülkemizden gerçekleşmesini bekleyemeyiz.Bizzat şahit olmadığım ve içinde bulunmadığım ama basında ve netten görüğümüz ve anladığımız kadar Başlangıcı Horosan tarafından olan bazı çıkmış siyah bayraklılar var ama özüne bakarsanız bunların istikameti kuddüs değildir.Üstelik uğradıkları yerlerde barış getireceklerine savaş, kargaşadan başka birşey getirmemişlerdir.Üstelik bunlar çıkacak olan ve hedefleri kudüs olacak sarıkları siyah elbiseleri beyaz olan gidecekleri yerlerde barış getirecek siyah bayraklılara benzemiyorlar.Ya bize basın ve nette yanılmamız için yalan haberler servis eiliyor yada gerçekten de basında ve netteki servis edilenler gerçek ise o zaman siyah bayraklılar daha çıkmamıştır.ALLAHU alem

    Sonuç olarak bizler yorum yaparken basın ve netten bize servis edilenler le hadisleri karşılaştırıp yorumluyoruz.Mesele bize servis edilen lerin nekadarının doğru olduğudur.Bir olayı görmeden ve şahit olmadan yorumlamak nekadar doğrudur bilemem.Fitne büyük ve dikkatli olmayı gerektirir.İslam aleminin bu fitneden kurtulması için birlik olması ve bilgi paylaşımı yapması kanısındayım.

    YanıtlaSil
  22. İmam-ı a’zam hazretleri (Kıyamet alametlerinin hepsinin, hadis-i şerifte bildirildiği gibi, zamanı gelince aynen gerçekleşeceğine inanırız) buyurmuştur. (Fıkh-ı ekber)

    Burada bazı arkadaşların "onu bunu!" tevil etmekten başka bir iş yapmadıklarını görüyorum. Tevil ile resmen inkar boyutuna varmak üzere yaptıkları. Şu cümle ne demek ya bana bir açıklayın;

    "bunu biz hesap ederdik de hz muhammed hesap edemez mi,"

    Ne yani şimdi senin teviline uymazsa Peygamber bunu hesap edemedi mi diyeceğiz? Sen hesap ettin çünkü sen akıl sahiplerindensin'

    Bak baştaki alıntıda imamı Azam hz. leri ne buyuruyor. O şimdi akılsız mı oldu? Yoksa siz aranızda paslaşıyor musunuz? Bunlar anlamaz, sen bir şifre gönder ben tevil ederim falan, böyle mi?

    Diğer husus Mehdi as. keramet üzerine gelecektir. Kuru ağacı dikecek yeşerecek, kuşu işaret edecek kuş gelecek, üzerinde bir melek; bu Allah'ın halifesidir diyecek, tekbirleri ile İstanbul'un surlarını yıkıp fetih edecek... Son olarak bakalım İmam-ı Rabbani hz. leri ne buyurmuş;

    "Yine İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
    Hindistan’da biri, Mehdi olduğunu iddia etmişti. Meşhur, hatta manası tevatür derecesine varmış birçok hadis-i şerifler, böylelerinin bu itikat ve sözlerini yalanlamaktadır. Birçok hadis-i şeriflerde, (Mehdi’nin başı hizasında bir bulut olacaktır. Buluttan bir melek, “Bu Mehdidir, sözünü dinleyiniz” diyecektir) buyuruldu. O halde insaf etsinler ki, bu alametler, o adamda var mıdır, yok mudur? Hazret-i Mehdi’nin daha birçok alametlerini, Peygamber efendimiz haber vermiştir. Ahmed ibni Hacer-i Mekki hazretleri (El-kavl-ül-muhtasar fi alamat-il-Mehdi) ismindeki kitabında, Hazret-i Mehdi’nin iki yüze yakın alametlerini yazmıştır. Geleceği bildirilen Mehdi’nin alametleri meydandayken, başkalarını Mehdi sananlar, ne kadar cahildir! (2/67)"

    Daha bundan sonra, Ahmet'i Mehmet'i, Hasan'ı, Recep'i, Tayyib'i vs. Mehdi sananlar düşünsün o selim akıllarıyla beraber...


    Siyah bayraklılar ile ilgili olarak da, daha ortada süfyani yok bir şey yok! Nereden uyduruyor kimileri, siyah bayraklar çıktı diye? Admin anlatıyor işte size meselenin doğrusunu! Herkes bir tevil tutturmuş gidiyor. Alametleri çıkmadan birine yada bir gruba çıktı diyemezsiniz. Vebal alırsınız!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Stickandcode kardeş gayet güzel açıklama.Allah razı olsun.
      Bizim bazen kaçırdığımız nokta şu oluyor, biz kendi kendimize diyoruz ki şu hadiste başında bir bulut konuşacakmış, bu kadar açık olur mu o zaman herkes inanır, bu bir mecaz olmalı bu apaçık olamaz"
      Oysaki bu nefislerimizin bir oyunu ya bize şunu diyor "bak daha zaman var hele bulut çıksın konuşsun o zaman dinin gereklerini yapar hem de hz.mehdiye tabi olursun, o zamana kadar yat aşağı" ya da "kendi iman noksanlığımız sebebi ile bu kadar açık bir delil karşısındaki sınavı geçememekten korkuyoruzdur" .Çünkü nefsin kaçacak yeri kalmıyor.(Ha bu mutlaka kabul etmek anlamına da gelmiyor tabi, nefs her zaman bir bahane bulur –yalan da olsa-)
      Gerçekte ise bu tip olaylar öncesi durumumuz (imanımız, amelimiz ne ise) sonrasında da o durum devam eder. Yani sınav öncesi çalışmış isek geçeriz, çalışmamışsak kalırız.
      Söylediklerine şöyle bir hatırlatma yaparsak belki daha güzel olur.
      Müşrikler Hz.Ebu Bekire Mirac ile ilgili duyduklarını aktardıklarında Hz.Ebu Bekir söylenenleri tevile mi girmiş yoksa “O söylüyorsa doğrudur” mu demiştir?

      Sil
    2. çıktı demek ile çıkacak olan zatın herkesce bilinmeyen geçmiş dönemini, yani bugünkü anını konuşursak, çıkacak olanın, o daha çıkmazdan evvelki haline baktığımda ondaki ışık ve alametleri işte bunda görüyorum demek vebal almak ise ben vebal alıorum

      Sil
    3. Nereden alıyorsunuz bu ışık ve alametleri ben de onu anlamıyorum. Hadislerden almadığınız kesin...

      Sil
  23. Allahu Teala Hz.Mehdiyi o kadar güzel saklıyor ki Hz.Mehdinin kendisi bile bilmiyor Mehdi olduğunu...SübhanAllah bu ne müthiş bir Cilve-i Rabbani..!

    YanıtlaSil
  24. gaybi hadisler kardeşim, iki saattir özenerek yazdığım yorum göndermeye geçerken kelime fazlasından dolayı red verdi. aşağıdaki parçayı kesip ikinci gönderme amacıyla hafızaya aldım ama ilk yazdığım kısım silindi. bazı arkadaşlar bu duruma yüce mevlam rıza göstermedi emeğini yok etti diye yorumlayabilir. ama kanaatimce vakti gelmemiş yorumları zorlamaya çalıştığım için susturuluyorum. artık, kim nasıl kabul ederse, sizin ilminiz size benim ilmim bana, Allah yanlış yolda olanı doğru yola iletir inşaallah, kimseyle tartışmak, kırmak gibi niyetim yoktu ama bu meclis yekpare düşüncenin kendi etrafında dönmesini andırıyor. bir yorum yaptığımda delil diyorsunuz, sizin deliliniz dendiğinde grubun ifşadı diyorsunuz. Allah aşkına bunu delilden mi sayıyorsunuz. samimiyetinize güveniyorum, araştırmalarınıza ve çabanıza saygı duyuyorum, ama mehdiyi kerametler ile zafere ulaştıran zihniyetlere soruyorum, hz muhammed mucizelere sahipken islamı mucize üzerine mi kurdu, yeri geldiğinde verdiği mesajların arkasındaki gücü göstererek etki derecesini arttırması, onu savaş meydanlarında tekbir getirerek kazanmaya değil, mübarek dişinın kırıldığı, ölümle burun buruna geldiği, mücadele hayatında bir insan olarak insan gibi savaşarak iradesinin gücünü ortaya koyarak, dünyalık değerlere rest çekerek, yaşantısıyla islamın ruhunu anlatmaya çalışmıştır. siz tutun mecazi içerik taşıma durumu bulunan kelimeleri, gerçek ifadelerle karıştırın, ve efsanevi mehdi beklentinizle başında bir bulut,nida edecek, tekbir getirdi diye surlar yıkılacak, vb.vb.
    hatta hiç uğraşmasına gerek yok bir üflesin dünya da herşey düzelsin,
    O da sonuçta bir insan, ve insanoğlu gibi iradesini ortaya koyup, nefsine karşı hak yolunda kendi mücadelesini verecek. illaki keramet gösterebilir. aksini iddia etmiyorum, ama başarısını ve ıspat yükünü kerametlere bağlamayı, bu vesile ile zafere koşmasını sisteme aykırı buluyorum. şüphesiz mevlam diledikten sonra herşey mümkün ama tartışılmaz kerametler ile başarı sağlarsa imtihanın sırrı kalmaz, inkar kavramı halen devam edecek, ama inkar edenler azalacak ise kerametleri karşısında susturulacağı için değil, onun karanlık içerisinde yaktığı meşale ile karanlık gönüllere aydınlığı sunmaya çalışması sebebiyledir. ki bunu rahat bir pozisyonda değil, herşeye rağmen başarması, ortaya koyduğu bu çetin irade saygınlığını bir kat daha arttıracak.
    islamın ruhunu, sistemin işleyişini idrak ederek değerlendirirseniz.,peygamberlerin yaşantılarını, söylemlerini, evliyanın kerametini, ifşatlarını daha manidar algılayabilirsiniz.
    ayrıca STİCKANdKODE isimli zata sesleniyorum, ilimde, bilimde, imanda önde giden ve cennetle müjdelenmiş mübarek kardeşim, Allah sana nefretten arınmış, duru ilimle değerlendirebilme yeteneği bahşetsin, ve türkçeyi iyi anlama kabiliyeti bahşetsin,

    mübarek, kendi yerini sağlama almış karşındakinin kalbini ve beynini okuyor onun inkar noktalarında seyrettiğini idrak edebiliyorsun, maşaallah...

    bizler hz muhammedin geniş görüsünün yanında bir damla olamayız. haddimizi de biliriz. bizim gibi aciz bir kulun geleceğe laf olsun diye değil, bilgi amaçlı yapıcı mesaj göndermek istediğimizde hesap edebileceğimiz bazı ilkeler olabilecekken, o nebi ki her an ümmeti için, bilincinde ve sorumluluğunda ömür geçirmiş biri olarak elbette bazı şeylerin hesabını bizim anlayabildiğimiz ve anlayamadığımız detaylarıyla yapacak, burada biz anladığımız kadarını tahlil eder bu çercevede bizim bile aklımız bukadarını değerlendirebilirken onun daha geniş değerleri kapsamasını ifade etmenin neresi kötü, neresi yanlış,

    eğer herkes aynı şeyi düşünmek zorunda ve aynı yerde buluşacaksa yorumlara gerek yok, admin kardeş konuyu yazar, kendi yorumunu gerekirse katar, biz musafirler okuruz, işimize gelirse takibe devam gelmiyorsa cevaplarımızı, başka sitelerde ararız değilmi. burada yorum seçeneği var ve yoruma da ilgi var ise, demek ki paylaşım var, paylaşımın olduğu yerde kimsenin kimseyi tekeline alması, kendini haklı herkesi yanlış lanse etmesi yakışı kalmaz değil mi... hepiniz selam ve dua ile kalın...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gariban abim Allah razi olsun.
      Temel kavramlarda dusunce farkliligi var.Keramet biz seviyesindeki adama acaip gelir ve keramet bir fail degildir.Faili mutlak Allahtir ve bazen bazi durumlarda madde alemindeki sebep hazir olmamis olsa bile `sevdigi bazi kullarinin` hatirina olusu maddi sebepsiz tamamlar.Musa a.s ornegi verdik Kurandan.Bize bu keramet (peygamber ise mucize) gibi gelir ama inan Evliya icin `keramet` pesine dusulecek veya sonucun musebbibi olarak dusunulecek bir sey degildir.Cunku keramet onlarin elinde degildir.Onlar istikameti hep oncelemislerdir.
      Keramet bir ilahi ikramdir zaten kokeni de ikram etmekten gelir.Allah`in sevdigi kullarinin duasina mukabele seklidir bazi durumlarda.Bir Allah dostu dua etse ve normal sartlarda yapilmasi 3 sene suren bir universite 10 ayda bitirilse bu da kimine gore keramet olarak gelir.Biz uzerimize duseni yapariz ancak biz yaptigimiz icin basarmis olmayiz Allah lutuf ve kerem sahibi olup bize lutfettigi icin basarmis oluruz.Her iste bu boyledir ve aslina bakarsan her iste gercekten de bir keramet `ikram` vardir ancak gorebilene.Insallah gorenlerden oluruz.

      Sil
    2. Birsey daha yanlis anlamazsan.Stickandcode kardesin soylediklerine katildigimi soyledim belki boyle soyleyince tek tip bir aksi yorum gibi gelmis oldu sana ama benim uzerinde ittifak etmemin sebebi kendisinin soylediklerinin ehli sunnet+tasavvufi yola uygun olmasindandi ki ben de ayni fikirdeyim.yani bu ekol `evet Hz.peygamber ayi ikiye yarmistir,agaclar kokunden sokulup yaninda yurumustur,kutuk aglamistir diyen` ekoldur.`Aya gittik` yalanini ortaya atip bir de yarik goremedik diyenlerden degil yani.veya deccal sadece bir sistem,mehdi de sadece bir sahsi manevi diyen degil.
      Lafizda Taklidi bir sIddikiyet gibi kendi adima..Insallah kalpte tahkikine de variriz.

      Sil
    3. Garibani kardeşim,
      Uygun bir dille eleştiri yaptığın için teşekkür ederim.

      Sil
    4. Siz niye bu kadar alıngansınız anlamıyorum. İlla da benim dediğim olacak diye tutturdunuz. Kardeşim, yorum olacak şey var olmayacak var. Sen şimdi;" İsmi benim ismim, babasının ismi babamın ismi" diye var olan bir hadisi şerifi tutup da; ismi Recep Tayyip olan birine addedersen, bizim de tutup o yanlışı sana göstermemiz gerekir. İlla yorum yapacağım diyorsan; Ya Ahmet dersin, ya da Muhammed sav. Ama benim anladığım senin amacın; asıl gerçeği görmekten ziyade kendi gerçekliğin içinde yaşamak... sana iyi fanteziler...

      Bu arada; Mehdi as. Deccal tarafından etrafı kuşatıldığı sırada, müminler tahta kirişleri yiyecekler açlıktan. Madem İstanbul'u tekbirle fetih etti de, neden orada çaresiz kaldı diyebilirsin ama işte bunlar hep takdiri ilahi. Resulullah efendimiz sav. bedirde eline aldığı kumu düşmana savurmuş ve düşman geçici körlük yaşamıştır. Peki bunu neden uhud da yapmamıştır. İşte her iş kaderdir, ince ayarları vardır.... ve bunu sen ben gibi avamdan zatlar anlayamayınca, benim aklım almıyor böyle olamaz demektense amenna bu doğrudur, böyledir demek daha isabetlidir.

      Sil
  25. Bence Horasan ordusu iran ordusudur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bu ordu ile ilgili en fazla gönlüme yatan iş; taliban ile bir bağı olduğudur.

      Sil
    2. Ben de sizinle aynı düşüncedeyim. Taliban içinden çıkabilir ve bu profile çok uygun gibi geliyor. Uzun saçlı ve sakallı olmaları yanı sıra mekan olarak da uyuyor.

      Sil
  26. kardeşlerim kimseye kırgın değilim, hepinizden allah razı olsun, StickandCode kardeş sitenin başında 1 nolu hadiste de geçiyor ismi ismi benim ismim, babasının adı babamın değil ismi benim ismime babasının ismi babamın ismine UYAR diyor. burada ki uymak arapçam olmadığı için orjinal hadisi şerifte geçen kelime tam ne anlamlara geliyor bilemiyorum. ama uymak kelimesinden bile yola çıksak, birebir aynısı olmak değil, bir yönden benzemeyi ifade etmiyor mu, mesela sayısal değerleri, öyledir demiyorum bunun gibi bugün sır olan ama bir gün açığa çıkacak benzerlik olamaz mı, benim şahsen takıldığım iki nokta biri bu isim meselesi, ikincisi seyyidlik noktası, rte nin seyyid olması noktasında bir bilgi duymadım, öyledir diyemem, değildir de diyemeyiz. çünkü kendisi ve yakın çevresi dışında hiç kimsenin bilgisi olmayabilir. ayrıca illede odur diye bir iddiam yok, ama şundan eminim mehdinin çıkışında çok etken ve önemli bir noktaya sahip biri ve sıradan biri değil, bu konuda daha fazla farazi konuşmak istemiyorum, sizlerden ALLAH RIZASI İÇİN HEM KENDİ ADINIZA HEM BENİM ADIMA MAKSİMUM 30 DAKİKA AYIRMANIZI RİCA EDİYORUM.

    http://www.beklenenmehdi.com/03.html

    sitedeki yorum, ayet ve hadislerde gördüğünüz yanlışlık var ise düşüncenizi paylaşmanızı istiyorum, ciddi olarak hatalı bulduğunuz bir nokta var ise söz veriyorum bir daha bu tür yorumlara girmeyeceğim, değerlendirmeye alınabilecek yönleri var derseniz. bir iki şey de ben ilave etmek isterim,

    selametle , ALLAH a emanet olun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Garibani kardeşim,

      Sayın Başbakan Gürcüdür, detayını internetten araştırabilirsiniz, Gizli Seyid olma şanşı hepimizin ne kadarsa onunda o kadar.. Yani % 0,0001

      Gaybi Hadisler kardeşime nasıl Şia kaynaklarına temkinli - hatta uzak durmasını tavsiye ediyorsam, Çakma Mehdilerin kaynaklarına da (Genede Şiilerden iyidir bu konularda, kaynak sağlama yakın, yorum ve yönlendirme sakat) temkinli yanaş.

      Arkadaşlar sana yardımcı olur inşallah..

      Mesela bir çakma Mehdi bir Hadis paylaştı çok iddialıydı araştırdım, doğru çıktı, bir Hadis daha paylaştı , Hadisi zaten biliyordum, Hadisi komple değiştirdi, Mekkedeki Ordunun batırılmasına, Istanbulda 3 5 kişinin kendisine saldırmasına çevirdi..

      Sil
    2. Şii kaynakları arasında sadece ve sadece "Gaybeti Numani" adlı kaynaktan yararlanıyoruz. Bu kaynak süzgeçten geçirilip ehli sünnet kaynaklarına paraleldir. O yüzden hakkımızda genelleme yapmamanızı diliyorum.

      Sil
    3. Kardeşim senin ilmin olmayabilir, ki normaldir, benim de yok. ama en azından kendi kafama göre tevil etmiyorum! Bu kadar İslam alimi ki bazıları müceddid, müçtehid'dirler, hepsi Muhammed yada Ahmeddir derler. Sen şimdi çıkıp ehli sünnet alimlerinin dediğinin tersini dersen ben orada sana karşı çıkarım. Çünkü bu mesele çok önemlidir. Yani ehli sünnet alimlerinin icması!!! Eğer bunda daha fazla diretirsen, bu alimlere ters düşmüş olursun Allah muhafaza ve ehli sünnet icması dışındaki yorumundan dolayı sınır dışına ayağın kayabilir. Ama sen zaten ben ehli sünnet değilim, mezhebsizim sadece Kuran ve hadislere bakarım diyorsan yolun açık olsun. Böyle bir kimseye zorla bir şey kabul ettirme gibi bir uğraşım yok. Üslubumdan dolayı kırıcı olmuşsam kusuruma bakmayın.

      Sil
    4. Bu arada verdiğin siteyi adnan oktar hazırlamış. Yani yorum karıştırmasa tamam da her şeye yorum karıştırdığından dolayı bu adamı dikkate alamam. Zaten itikadı muallak

      Sil
    5. Değerli Kardeşim Gaybi Hadisler,

      Sizin Ehli Sünnet Vel Cemaat itikadı üzere gitmeye çalıştığınızı biliyorum, dışardan sizin çizginizide ben acizane - zayıf ilmimle öyle görüyor, benim gerçek manada takip ettiğim ve saygı duyduğum 2 site Gaybi Hadisler ve Gaybi Haberler, başka sitelerde (1 tane - Şuan aktif) şüphelerim ve süreklilik gelen beğenmediğim bozuk kaynaklar oldu, ama bu iki sitede benim beğendiğim, sevdiğim ve saygı duyduğum siteler..

      Şii kaynaklar benim için bütündür, aynı diğer Sünni kaynaklar dışında olanlar gibi.. Yani bu kaynaklar benim için çok çok çok şüpheli ve çok çok çok zayıf senetlerdir.. Bu dediğim kaynaklardan birinin doğru olduğunu kanaat etmem için Ehli Sünnet kaynaklarla - Referanslarla aynı olmalıdır.. Ehli Sünnet de dengi bir senet bulmadığım sürece benim için "Gaybeti Numani" de dahil tüm senetler sakattır.. - Sizin süzgeciniz de böyle beyanınıza göre zannımca

      Dün Gaybeti Numaniyi hızlı bir şekilde ve kısaca okudum, okur okumaz benim gibi bir cahil bile bu Şii kaynak mı diye düşündü.. Sonra biraz daha okudum ve Onikinci imamdan - gaybete giden - ve bir sürü masal okudum..

      Gaybeti Numanide veya diğer Şii ve dışı sakat kaynaklardan birinin doğru - sahih olması için Sünni senetlerden biri olmalı, yani Gaybeti Numanide veya ona benzer bir eser doğru olabileceğine kanaat ettiğim bir senedi görürsem Sünni bir senet olmadan onu kabul etmem, şüpheyle karşılarım.. Sizin süzgeciniz de böyle beyanınıza göre zannımca

      "Bu kaynak süzgeçten geçirilip ehli sünnet kaynaklarına paraleldir. " beyanınızdan Ehli Sünnet aynı hadisler gördüğünüzde bu kaynak sahihtir diyorsunuz, kitap için komple ehli sünnet kaynaklarına paraleldir demiyorsunuz diye düşünüyorum,

      Sünni Kaynaklarda Sahis ve Mütavatir hadis kavramı vardır mesela..

      Sil
    6. Ref : Cemal Nar Hoca

      Bir hadis, sened ve metin olmak üzere iki kısımdan meydana gelmektedir. Sened, raviler zinciri demektir. Usul alimleri, seneddeki ittisal ve inkıta itibariyle de, hadisleri iki kısma ayırmışlardır.
      a) Müsned (Muttasıl) hadisler:
      En son raviden, Peygamber (s. a. v. ) e kadar, bütün raviler zikredilmiş ve arada hiçbir ravi atlanmamışsa, bu hadise müsned (muttasıl) hadis denir. Müsned hadisler, Hanefilerce ravilerin adetleri itibariyle mütevatir, meşhur ve ahad kısımlarına ayrılır.
      1- Mütevatir hadisler:
      Mütevatir hadis, yalan üzere ittifakları mümkün olmayan bir cemaatin, rivayet ettiği hadislerdir. Bu tevatürün Hz. Peygamberden itibaren ilk üç asırda olması gerekir. Daha sonraki devirlerde tevatürün gerçekleşmesi dikkate alınmaz. Çünkü bu üç asırda hadisin tedvini tamamlanmıştır.
      Mütevatir hadisler de iki kısma ayrılır: Lafzan mütevatir, manen mütevatir.
      Lafzan mütevatir: Bütün ravilerin rivayetlerinin gerek lafız, gerek manada bir olmasıdır. Bu tür hadis azdır. Mesela, "Kim bilerek bana yalan söz isnad ederse, cehennemdeki yerine hazırlansın" (Buhari) hadisi böyledir.
      Manen mütevatir olan hadisler ise, lafızlarda farklılık olmakla birlikte, manada bütün ravilerin birleştiği hadislerdir. Bu nevi hadisler çoktur. Mesela, namazların vakitleri, rekatları, abdestin nasıl alınacağı gibi .
      Mütevatir Sünnetin, Hz. Peygambere isnadı kesin olduğu için, onunla amel etmek farzdır ve inkarı küfrü gerektirir. Mütevatir Sünnetin lafzı, yoruma ihtimali olmadıkça, bu nevi Sünnetin delalet ettiği hükümlerde, ihtilafa yer yoktur.
      2-Meşhur hadisler :
      Meşhur hadis Hz. Peygamberden bir veya iki ravi rivayet ettiği halde, sonradan Müslümanlar arasında şöhret bulup hicri II. ve III. asırda tevatür derecesine ulaşan hadislerdir. Mestler üzerine meshin cevazı hakkındaki hadis, bu kabildendir. Aynı şekilde kadının, halasının veya teyzesinin üzerine nikahlanmasının haramlığı hakkındaki hadis de, meşhur hadise misal olarak verilebilir.
      Meşhur hadisler, kesine yakın bir bilgi ifade ederler. Müslümanlar arasında meşhur olması cihetiyle kalbi tatmin edecek bir kuvvete ulaşmışlardır. Artık bu hadisleri inkar eden, yani bunun hadis olduğuna kanaat getirmeyen kimse, itimatsızlık göstermesi sebebiyle Müslümanlar arasında fasık sayılır. Meşhur hadislerle; Kur’an'da mevcut olmayan hükümler sabit olur.

      Sil
    7. 3-Ahad hadisler :
      Hz. Peygamberden itibaren, ilk üç asırda, bir ravinin bir raviden veya bir cemaatten veya bir cemaatin bir raviden rivayet ettikleri hadislerdir. Sünnetin büyük bir kısmı ahad hadislerle sabit olmuştur.
      Ahad hadis, zanni bilgi ifade eder, yani kesin bilgi ifade etmez. Çünkü bu hadislerin Hz. Peygambere isnadında şüphe vardır. Böyle hadislerin ravilerinde bir takım şartlar aranır. Ravilerde bu şartlar bulunursa, rivayet ettikleri hadisin kabulü gerekir. Ancak bu hadisler ile, sadece ibadet ve muamelat ile ilgili konularda amel edilebilir. Bu hadisleri inkar eden kafir sayılmaz, fakat bid'at ehlinden sayılır.
      Haber-i vahidin kabulü için imamlar bir takım şartlar ileri sürmüşlerdir. Biz Hanefilerin ileri sürdüğü şartları zikredelim:
      a) Haber-i vahit, Kur’an ve meşhur Sünnete aykırı olmamalıdır . Mesela, Fatıma bt. Kays'ın kendisine nafaka ve ev takdir edilmemiş olduğuna dair rivayet ettiği hadis, ondan daha kuvvetli olan "Onları gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin, bir bölümünde oturtun…" (Talak:6) ayetine sarahaten aykırı bulunmuştur. Aynı şekilde İbn Abbas’ın rivayet ettiği bir hadise göre, Hz Peygamber (s. a. v. ) , bir hadisede sadece bir şahidi dinlemiş, bir de davacıya yemin ettirerek hüküm vermiştir. (Darekutni) . Bu hadis ise ondan da kuvvetli ve meşhur olan "Beyyine getirmek davacıya, yemin ise davalıya düşer" (Tilmizi) hadisine sarahaten aykırı bulunmaktadır.
      b) Haber-i vahid çok tekrarlanan bir hususla ilgili olmamalıdır. Ebu Hüreyre, Peygamberin namazlarda besmeleyi cehren okuduğunu rivayet etmiştir. Halbuki bu hadisi, diğer sahabiler nakletmemişlerdir. Şayet peygamber, besmeleyi namazlarda cehren okumuş olsaydı bu durum diğer sahabeye gizli kalmazdı, onlar da rivayet ederlerdi.
      c) Haber-i vahidi rivayet eden ilk ravinin, fakih olması gerekir:
      Bir hadisi Hz. Peygamberden rivayet eden ravi, hakkı ile fakih, ictihada kadir ve hadis rivayeti ile ma'ruf ise, rivayet ettiği hadis, kıyasa muhalif olsa bile kabul olunur. Dört halife, İbn Abbas, İbn Ömer, İbn Mesud, Abdullah b. Amr, Zeyd b. Sabit, Muaz b. Cebel ve Hz. Aişe (r. anh. ) Bu kabil ravilerdendir.
      d) Haber-i vahidin ravisi, rivayetle maruf olduğu halde, hakkı ile müctehid değilse, rivayet ettiği hadis, kıyasa uygun ise onunla amel edilir. Uygun değilse amel edilmez. Ebu Hureyre, Enes b. Malik bu kabil ravilerdendir.
      e) Fakih olmayan ve hadis rivayetiyle de meşhur olmayan, sadece bir kaç hadis rivayet ettiği bilinen bir ravinin rivayet ettiği hadis, selef arasında zahir bulunursa bakılır:Şayet selef bunu kabul etmişse veya bazıları kabul etmiş, bazıları kabul etmemişse, yada kıyasa uygun bulunmuş ise kabul edilir.
      f) Ravinin, rivayet ettiği hadise aykırı amelde bulunmaması gerekir . Mesela, Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği “Birinizin kabına köpek batarsa, o birisi temiz toprakla olmak üzere, onu yedi defa yıkasın " (Buhari) hadisini Ebu Hanife kabul etmemiştir. Çünkü Ebu Hureyre, bu hadisle kendisi de amel etmemiştir. Ebu Hureyre, böyle bir kabı üç kere yıkamakla yetinmiştir. İşte bu durum o hadisi rivayet yönünden zaafa uğratmakta, hatta onun Ebu Hureyre'ye nispetini dahi şüpheli bir hale sokmaktadır.
      b) Mürsel (Münkatı) hadisler:
      Ravilerden biri veya bir kaçı zikredilmeden rivayet edilen hadislere, mürsel hadis denir.
      Mürsel hadisler, sahabe mürseli, tabiin ve etbeut-tabiin'in mürseli ve daha sonrakilerin mürseli olmak üzere üçe ayrılır.
      Sahabe mürseli ile amel etmek, bil-icma vaciptir . Çünkü sahabenin hepsi adildir.
      Tabiin ve etbeut-tabiin mürselleri, Hanefi mezhebince huccettir. Maliki ve Hanbelilerin görüşü de böyledir. Daha sonraki dönemdeki ravilerin mürselleri konusunda ihtilaf vardır.

      Sil
    8. Sahih Hadis :

      'şaz' ve 'illet'li olmamakla beraber, 'sened'i kesintisiz ve râvîleri 'âdil' ve 'zâbıt' olan hadislerdir... tarif dikkatlice incelenirse bir hadisin sahih olabilmesi için beş şey aranır.
      1. râvîleri âdil olacak
      2. râvîleri zâbıt olacak
      3. senedi kesintisiz olacak
      4. şaz olmayacak
      5. illetli olmayacak

      râvînin âdil olması; müslüman olmak, akıllı olmak, buluğa ermiş olmak, fasık olmamak ve 'mürüvvet'e aykırı işlerden uzak olmak gibi hadis ilminde adalet için gerekli görülen şartları haiz olmasıdır. zâbıt olması, eğer hadisleri ezberinden rivayet ediyorsa, rivayetleri orijinal haliyle nakledebilecek hıfz kabiliyetini haiz olmasıdır. eğer rivayetlerini zamanında kayıt için kullandığı defterlerinden naklediyorsa bu defterlerin aynıyla muhafaza edilmiş olması ve içindeki hadisleri dikkatlice nakletmesi gerekir. bir râvînin pratik olarak zâbıt oluşunu tespit için muhaddislerin formülü, onun rivayetlerini 'sika' ravilerin rivayetleriyle karşılaştırmaktır. eğer rivayetleri çoğunluk sika ravilerin rivayetleriyle örtüşen biri ise o kişi zabıt, değilse zabıt da değildir. bir hadisin sahih olabilmesi için mutlaka senedinin baştan sona kadar kesintisiz olması gerekir. senedinde kopukluk bulunan hadis sahih olamaz.

      hadisin şaz olmaması; kendisinden daha makbul/güvenilir bir rivayetle çelişmemesi demektir. makbul bir ravinin kendinden daha makbul bir raviye muhalif olarak rivayet ettiği hadise ıstılahta 'şaz' denir. bir hadisin sahih olabilmesi için bu durumda olmaması gerekir.

      hadisin illetli olmaması; senedin zahirinde dikkati çekmeyen ama hadisin sıhhatine engel teşkil gizli bir kusurun/hatanın bulunmasıdır. genelde, aslen 'mürsel' bir hadisin 'mevsul' olarak, 'mevkuf' bir hadisin 'merfu' olarak rivayet edilmesi türünden illetlere rastlanmaktadır. ilk bakışta hadisin senedinde veya metninde bir problem görülmemekle beraber, hadisin diğer tarikleri cem edilip ehli tarafından dikkatle incelendiğinde bazı hadislerde râvînin ince bir hataya/vehme düştüğü tespit edilebilmektedir. bunun gibi bazen ravinin gizli hatası hadisin metninde de olabilir. hadisin senedi sağlam olmakla beraber metninde bir problem olabilir. bunu da özellikle fıkıh birikimi olan muhaddisler tespit edebilmektedir. gerek senedde gerekse metinde olsun, bu tür hatalara hadis dilinde 'illet' denir, böyle hadislere de 'muallel' adı verilir. bir hadisin sahih olabilmesi için bu durumda da olmaması gerekmektedir.

      buharî ve müslim gibi munhasıran sahih hadisleri cem amacıyla telif edilmiş kitaplarda örneklerine sıkça rastlanabileceği için sahih hadise örnek vermeye el'an lüzum yoktur.

      sahih hadisin hükmü: genelde sahih hadisle amel etmek vaciptir. ancak itikadiyyât alanında hadisin sadece sahih olması yetmez. bunun yanında manen de olsa tevatür derecesine ulaşmış olması gerekir. fıkıh alanında bir hadisin senedinin sahih olduğu tespit edildiğinde, eğer metninde bir problem bulunmazsa bu hadisle amel etmek gerekir. ancak, hadisin nesh edilmiş olması, bir başka sahih hadisle metninin taâruz edip tercih edilmemiş olması gibi daha çok metinle alakalı teknik ayrıntılar sebebiyle söz konusu hadisle amel edilmemiş de olabilir. şu halde buharî veya müslim gibi sahih hadisleri cami kitaplarda mezhebin fetvalarına muhalif hadislerle karşılaşıldığında acele karar vermeyip bu konuda mezhebin anılan konudaki istihracını iyi tespit etmek gerekir. ilgili konuda mezhep imamlarının anılan hadisle niçin amel etmediklerinin usûlî gerekçelerin özel olarak araştırmak gerekir.

      Sil
    9. Menkıbe

      Ref : Nihat Hatipoğlu

      İmam Buhari Bağdat'a gelir. Buhari'nin hadis ilmindeki büyük dehası hem halk ve hem de alimler arasında biliniyordu. O asırda İslam âleminde İmam Buhari'nin adı o kadar yayılmıştı ki, insanlar onu görmek için sokaklara dökülüyorlardı. Özellikle Buhari'nin hafızası dilden dile aktarılıyordu. Onun bir defa duyduğu herhangi bir metni asla unutmadığı biliniyordu.
      Bağdat'taki hadis alimleri fırsatını bulmuşlardı. İmam Buhari'nin hadis âlemindeki bu şöhretini test etmek istiyorlardı. On hadis alimi, bir araya geldi. Aralarında şöyle bir plan yaptılar:
      Dediler ki "her birimiz değişik konularda 10 hadis ezberleyelim. On hadis belirleyelim. Bu hadislerin başındaki rical (hadisi birbirinden alan alimlerin isim listesini) ve altındaki metinleri karıştıralım. Bir hadis metnindeki listeyi, diğer hadis metninin başına koyalım. Böylece Buhari'nin bunları anlayıp anlayamayacağını görmüş oluruz."
      Bu anlaşılması son derece zor, hassasiyet isteyen bir işti. Böylece değişik konularda (Mesela abdest, alışveriş, yemek adabı, helal-haram, namaz, dua, borçlanma gibi) 100 hadis tespit edip Buhari'ye sorulacaktı. Buhari'nin bunları birbirinden ayırt edemediği görülecekti.
      İmam Buhari, ilim meclisine geldi. Binlerce insan onu görmek için toplanmıştı. On hadis alimi ise, hazırladıkları oyun ile bu tartışılmaz hadis hazinesini imtihana tabi tutup bu büyük alimin durumunu öğreneceklerdi.
      İmam Buhari'nin oturmasından sonra birinci alim söze başladı ve birinci hadisi aktardı. Hadisin başındaki listeyi değiştirmişti. Listede ayrıca yer yer oynamalar yapılmıştı. Buhari, bu hadisi dinledi. Ve tek bir cümle cevap verdi: La edri "Böyle bir hadis bilmiyorum." Bağdatlı alim ikinci hadisi aktardı. Buhari'nin cevabı yine aynıydı 'bilmiyorum." Nihayet on hadisi sırayla sordu. Büyük imam kendisine aktarılan bu hadisleri not etmiyor, yazmıyor. Sadece kulağıyla dinliyordu. Buhari'nin hepsine verdiği cevap aynıydı "bilmiyorum."
      İkinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu ve nihayet onuncu hadis alimi söz aldı. Böylece değişik konularda yüz hadisi Buhari'ye sordular. Bu takdim saatlerce sürdü. Buhari birbirine karıştırılmış, ustaca oynanmış, yerleri değiştirilmiş bu 100 rivayetin her birine tek bir sözle cevap verdi: "Bilmiyorum."

      Sil
    10. Ortalık derin sessizliğe büründü. Alimler Buhari'nin yaptıkları ince planı anladığının endişesi içindelerdi. Halk ise neler döndüğünü bilmiyordu. Kısa bekleyişten sonra İmam Buhari o on alime döndü ve "soracağınız bitti mi" diye sordu. "Evet" dediler. Bunun üzerine İmam Buhari birinci alime döndü ve şöyle dedi: Siz birinci hadiste bana şöyle bir senet (hadisi peygamberimizden alan ileticiye ulaştıran uzun isim listesi) ve o senedin altına şöyle bir metni ilettiniz. Sizin bu rivayetinizdeki şu şu isimler yanlıştır. Orada olmamalılar. Hadisin doğru listesi ile doğru metni şöyledir:
      İkinci hadiste bana şu rivayeti okudunuz. Orada şu şu isimler olmamalıydı. Doğrusu ise şu şu isimlerin ilettikleri şu metindir. Buhari önce on hadisi on kişinin kendisine sorduğu sırayla ve yanlış olarak ilettiği haliyle okuyor ve sonra da hadisin doğru varyantını iletiyordu. Bu hal on kişinin 100 hadisini iletinceye kadar sürdü. Takdim yine saatlerce sürdü.
      Buhari o alimlerin her birine dönüyor. Sen şu sırada şu hadisi söyledin, yanlışı şudur, doğrusu ise şudur diyordu. Yani 1'den 100'e kadar olan bütün yanlış rivayetleri bir defa dinlemiş ve aynı anda ezberlemişti.
      Bu şu demektir: Buhari kendisine okunan 100 sahtelik bir kitabı bir defa dinlemiş ve sonra kendisine okuyan kişiye dönerek, kitabı baştan aç ben sana tümünü satır satır tekrarlayacağım. Sen de kitaptan takip et demek istemiştir. Bu yapılanın anlamı budur.
      Mubarekferi (V: 1342) ve Ebul Hasan en-Nedvi derler ki: İmam Buhari'nin, bu müthiş alimin tahrif ve tahrip edilmiş rivayetlerle doğru olanını birbirinden ayırması şaşılacak bir şey değildir. Çünkü o Buhari'dir. Çünkü o özel bir insandır. O Allah'ın gönderdiği özel insanlardan biridir.
      Ama bizi dehşete düşüren ve adeta felç eden durum şudur: Buhari on kişinin kendisine okudukları 100 hadisi bir defa dinledi. Sonra o adamlara dönerek 100 hadisi, hem de onların okudukları sırayla, okudukları yanlış haliyle onlara tekrar etti. Hiçbir not almadan defter ve kalem kullanmadan yaptı bunu. İşte bu olağanüstü bir haldir. Bunu normal görmek mümkün değildir.
      Bu müthiş olayın adı İmam Buhari'dir. Başkaca söze gerek var mı. Şimdi hadisler hakkında şüphe estirmeye çalışarak, oryantalistlerin Türkiye ayağını oluşturanların bunları düşünüp ibret alması gerekmez mi? Anlayacak olana yeter elbette. Akıl edene ve anlayana. Veya nasibi olana. (Abdülselam el-Mubarekfuri, Siyretül İmam el-Buhari. Darü's -selefiyye, 1987)

      Sil
  27. Güncel kardeşim, vermiş olduğun güzel ve detaylı bilgiler için Allah razı olsun.
    Her ne kadar itikatta ve amelde farklılıklar olsa da Hz.Mehdi'yi bütün Müslüman alemi bekliyor. İnşAllah onun zamanında bütün mezhepler tek çatı altına alınacak ve birlik sağlanacaktır.

    YanıtlaSil
  28. Allah rızası için bir soru sordum, anlaşılan kimse vakit ayıramadı, sitenin adnan oktara ait olduğunu biliyorum, ayet, hadis ve üstad yorumlarının doğruluğu ve izahları konusunda açıklama istedim ama yine üstü kapalı cevaplar geldi. sizlerin derin mevzunuz ve geniş bilginiz yanında benimki ilkokul sohbeti kalıyor, hepinizden özürdilerim, vaktinizi aldım, bu arada güncel kardeş bir insanın gürcü alman, ingiliz olması onun kökünün arap olmasına mani mi, türkiyede olup arap asıllı olabilirken, bindörtyüz sene öncesine kadar arabistan dışında herhangi bir ülkede olup orada kök salmış bir soy, araplıktan çıkmış sayılır mı...
    eğer doğruysa şia kaynaklı, uydurma değil ise, mehdi çıktığında onu ilk gelenekçilerin inkar edeceğini göz önüne alırsak, ve mehdinin bidatları kaldırıp islamı orjinali ile yeniden yorumlayacağını dikkate alırsak, demek ki, mevcut hiç bir grup ve düşüncenin yolu güncellik ve doğruluk yönünden tam sayılmaz, her keste bir miktar sapma ve hata var ki mehdi bu grubun yolu doğrudur deyip tabi olmak yerine, bütün grupları kendine tabi kılacak, bu sebeple kardaşler KİMSE KENDİNİ EN DOĞRU YOLDA GÖRMESİN, burada doğru yol derken, küffaratın bataklığı, hak ve batıl çizgisinde aşırı sapmalardan ziyade, gidilen istikamette yol tarifinde önümüze çıkan engebelerden ve çukurlardan tarif üzerine etraftan dolanmaya çalışırken istemese de sapmaların olabileceği ve yol aldıkça açı farkından dolayı varılacak yere mesafenin büyümesini kastediyorum, bu farklılıklar mehdi ile kalkacak, o güne kadar ve ondan sonra ALLAH kimseyi doğruluktan saptırmasın, hepimizin yar veyardımcısı olsun, bu mevzularda artık yorum yapmak istemiyorum,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi, sitenin tamamını okumam mümkün değil zaten daha önce araştırma yaptığım bir site idi.

      İlk olarak; Site de tutmayan ebced hesaplarını tutmuş gibi gösteriyor, kaos ve savaşları fikri yoldan yenecektir diye söyleyerek, zahiri anlamda olacak savaşları inkar ediyor klasik adnancılar.

      İsa as. herkes tarafından tanınacaktır. Ayet ile sabittir ki; ölmeden evvel ona iman etmeyecek kimse yoktur. Ama sanırım Said nursi efendinin mektubatın da herkes onu tanımayacaktır sadece imanın nuru ile tanınır yazıyor ki... Allah her şeyin doğrusunu bilir.

      Diğer konularda güzel hadisi şerifler paylaşılmış, biraz dikkat ederek istifade edilebilir sanırım.

      Sil
    2. Değerli Kardeşim,

      Bir kişinin Gürcü, Alman veya başka bir ırktan olması, Seyid olmasına tabiki engel bir durumdur.. Hadisleri okursan El-Mehdi 40 yaşlarında olgunlaştırılacak ve 3 - 5 yıl içinde Ümmedi Muhammed'in başına geçmeye başlayacak, bu süreç Hz Mehdinin zuhurundan sonra Gaybi Hadislere göre 7 - 9 yıl, buradaki bazılarımıza göre Deccalin öldürülmesinin akabinde 7 - 9 yıl sürecek..

      Şii ve diğer tüm kaynaklar Gaybi Hadisler kardeşime söylediğim gibi sakat - bozuk kaynaklardır.. Ehli Sünnet kaynaklarıyla teyit edilmemesi durumunda bir manası yoktur benim için..

      Tüm bozuk itikatlar ve hatta Hıristiyanlar - Yahudiler Müslüman olacak, fakat Hz Mehdi (As) karşı olacak Müslüman olana ve doğru itikadı buluna kadar..

      İçin rahat olsun Yalancı Peygamberler ve Mehdiler ve tüm Fasıklar hakkında Ehli Sünnet Vel Cemaat çok tecrübelidir, yalancıları bir bakışta anlar.. Yukarıdaki kıssaları okuduysan ne demek istediğimi anlarsın, ne kadar titiz ve bilgeler.. böyle ve daha fazla ve daha güzel çok kıssa ve ilim var Ehli Sünnete..

      Unutma Peygamber efendimiz geldiğinde Hanifler, Iyiler, Gerçek Hırıstiyan ve Yahudilerin çoğu bir görüşte Peygamber olduğunu anlamış ve ümmeti olmuşlardır..

      Sil
  29. güncel kardeş tartıştığımız şeye bak, anlaşılır diye orta şeritten gitmeye çalışıyorum ama yazdıklarımın da açıklamasını yapmam gerekiyor. ırk başka birşeydir. o toplumda olmak başka birşey, bugün bir arap, rusyaya gitti yerleşti, halen araptır, rusla evlendi çocukları oldu, çocuklar arapmı rus mu, kanımca karışık olsa bile babasının soyunu taşıdığı için arap ağırlıklıdır. velev ki bu arap seyyit. çocuğu seyyid değilmi, çocuğunun da çocuğu oldu, seyyidlik bozuldumu, 10 kuşak sonra bu son doğan çocuk seyyit midir. değilmidir. bir kaçyüzyıl sonra bu çocuğun seyyid olup olmaması bir tarafa, arap olduğu gündeme gelir mi. bunu önü açık 1400 seneye kadar uzatabilirsin. artık hangi zaman diliminde arabistandan çıkıp başka memlekete gittiyse durum değişmez. kaide aynıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dostum merhaba,

      Yazdıkları dediğinin aksine detaylı okuyorum ve çok da iyi anlıyorum, senin dediğini çok iyi anladım ama Şeriat zahire bakar, bir insan Almansa, Gürcüyse, Türkse Seyid değildir, hatta Arap bile olsa Seyid ise seceresi olmalı, en azından sülalesinden bazılarının bu konuda gerekli araştırmaları yapması ve delillere ulaşaması gerekir..

      Eğer abdest alıp/almadığını hatırlamıyorsan yeniden abdest alman gerekir, şüphe bozar..

      Hepimizin sülalesinde belki bir Seyid olabilir - çok çok zayıf bir ihtimal - ve bizide Seyid yapabilir ama biz bu konuya ahirette vakıf oluruz, veya manevi keşifle vakıf olabiliriz, o zamana kadar böyle bir iddiada kendimiz için veya bir başkası için bulunmak zalimlik ve fitne olur..

      Hz Mehdi (As) içinde durum, zaten yaşarsakta onu bulursak kendisinden secere istemeyeceğiz..

      Zaten kendisini 7 âlim bulacak, çıplak insanlar veya ilimsiz insanlar bulamayacak..

      Birde istersen yazılarını paragraflı yaz, uzun yazdığında hem senin için, hemde okuyan için faydalı olabilir..

      Allah'a emanet ol..

      Sil
    2. Sayın Güncel kardeş
      Yukarıdaki yazınızda "Şeriat zahire bakar, bir insan Almansa, Gürcüyse, Türkse Seyid değildir," demişsiniz.
      Anadolu'daki seyyidlerin çoğunun seceresi bellidir. Osmanlı döneminde bunlar resmi kayıtlarda tutulurdu, vergilerde muafiyetleri vardı. Günümüzde resmi olarak nasıl bilmiyorum ama her ülkede birçok seyyid ve şerif vardır. Bazı İslam büyüklerinin hayatını okurken, "ana tarafından seyyiddir, baba tarafından şeriftir" gibi ifadeler mevcut.
      Efendimiz'in (SAV) soyu dünyanın her tarafına dağılmış (Bunun başlangıcı birçok fitneler sayesinde olmuştur, araştırabilirsiniz...) ve diğer insanlara dini manada rehberlik ederek hizmet etmişlerdir.
      O yüzden Türklerden ve Kürtlerden seyyidler(Anadolu'ya daha çok seyyidler gelmiştir, şerifler nadirdir.) bulunmakta ve bunların secereleri1400 yıl öncesine dayanmaktadır. Eğer uyduruktan seyyitlik iddia eden varsa o da artık günümüz teknolojisiyle çok kolay ispatlanabilir. Efendimiz (as)' a ait saç veya sakal telleriyle DNA testi yapılabilir.
      Dünyanın dört bir yanında seyyidler, 1000 küsür yıldır farklı milletlere rehberlik etmişlerdir. Türk, Kürt, Arap vs. birçok millettendirler.
      Mehdi Türk seyyid mi, saf kan Arap seyyid mi, o konu beni meraklandırmıyor. Mehdi mehdidir... Onun ırkı ne olursa olsun, O Efendimiz (as)'in soyundan olacaktır.

      Sil
    3. Değerli Kardeşim Yeşil Karaltı,

      Irk olarak bir insan Türkse - Türk, Arapsa - Arap, Almansa - Almandır, dediğiniz gibi Seceresi yoksa, Seyid olma imkanı yoktur, tek şansı gizli Seyid olma şansı ki Şeriat zahire bakar, elde delil olmaması sebebiyle şerren Seyid olarak muamele görmez, dilediğiniz Mollaya sorabilirsiniz, taki zahiri veya manevi bir delil bulunmadıkça.

      Sizin bahsettiğiniz olaysa esasında Türk veya Kürt Seyid değil, Türk, Kürt veya başka bir kökenli Arap - Seyittlerdir secereyi gösterdiği anda..

      Yani Arap kökenli Kürt, Arap kökenli Türklerdir. Afrika kökenli Fransız veya Afrika kökenli Amerikalı gibi.. Bunun anlamı kökenleri farklı ama konuştukları dil ve kısmen aldıkları kültür içinde yaşadıkları ırk gibidir..

      Size delil olarak Kürt olarak bilinen fakat Seyid olan bir Halife Allah dostunun Türkleri överken kullandığı sözdür, kendisi ayrıca molladır. Ben onu hep Arap olarak görmüşümdür, fakat insanlar onu haklı olarak Kürt diye bilmektedir.

      Bir sohbetinde Türkleri överken bu Halife Seyidimiz, Ben Arabım diye söze başlamıştır, ama Türklerde dini islama çok hizmet etmişlerdir diye cümle kurmuştur..

      Hz Mehdi (As) gelince, zaten o konuda sıkıntı yok, kendisi çıkınca zaten seceresini sorma düşüncesi bile gelmeyecek aklımıza, tabi yaşarsak o zamana kadar..

      Allah'a emanet olun..

      Sil
  30. H.Z DAVUT A.S."IN KILICI İLE MEDİ A.S. ARASINDA BİR BAĞLANTI VARMI ACABA

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bağlantı var. Mekke'de çıktığı gece bu kılıç Hz.Mehdi'ye teslim edilecektir. Deccal'ın ölümüne bu kılıç sebep olacaktır.

      Peki Deccalizim akımını yönetenler neden bu kılıca dokunamıyorlar? Neden bir gecede Topkapı Sarayında çalınamıyor? Çünkü ilahi koruma altındadır ve "Manevi Kalkan"a sahiptir. Aralıksız 24 saat Kuran-ı Kerim okunuyor.

      Sil
  31. gaybi hadisler kardeşim, herkesin sorularına cevap verdiğini ama benimkileri biraz es geçtiğin kanaatine varıyorum, bir konuda bir sürü cevap aldım ama boşluğu dolduran cevabı tam alamadım, belki de hata bende, doğru soruyu soramadım. sorumu şöyle düzeltiyorum.

    saidi nursinin mehdi hakkındaki orjinal kaynak görüşlerinde mehdinin türkiyeden çıkacağı ibarelerinin aslı varmı, bu konu hakkında bilgini paylaşırsan sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfirullah Garibani kardeşim,
      Sitemin beni gerçekten mahçup etti. Bildiklerime göre Said Nursi Hazretlerinin Hz.Mehdi İstanbul'da çıkacaktır diye kesin bir ifşaatı bulunmamaktadır. Hilafetin battığı yerde tekrar doğacağını ve kutsal emanetlerin İstanbul'da olduğu için bu şehrin manevi bir şehir olduğunu ima etmiştir. Yoksa kimi yapılan yorumlarda Hz.Mehdi İstanbul'da çıkacaktır anlamına gelmez.

      Hz.Ali (r.a)'ye göre Hz.Mehdi Medine''de doğmuştur. Hadislerde o mübarek zat Mekke'de çıkacaktır. Mehdiyet döneminde Türkiye'nin rolü büyük olacaktır inşAllah.

      Ben rivayetlerde "El-Medine" değilde "Medine" de yani herhangi bir şehirde doğacaktır kısmından yola çıkarak Hz.Mehdi'nin İstanbul'da doğacağını düşünmüştüm ve bu tarz yorumlarda bulunmuştum. Eksik ve tatmin edici rivayetlere ulaşamadığım için bu yorumumdan vazgeçtim. Böylece doğumu ile ilgili olarak Hz.Ali (r.a)'nin rivayetini dikkate alıyorum.

      Sil
  32. parça parça gidelim, burdaki doğum dünyaya gelmek anlamı dışında varlığının mehdiyet ismi dışında kendi ismiyle ortaya çıkışını ve hizmet adına faaliyetlere başlamasını da ifade ediyor olamaz mı.

    YanıtlaSil
  33. bu arada içine düşülen hata hadislere ve rivayetlere bakıp net adres aramamız,
    Eğer ifadeler net olsa adres nokta atışını gösterse, bizimle birlikte düşmanlarının da hedefi olurdu. bu yüzden parçalar birleştirilirken, netlikten ziyade, ifade edebileceği diğer anlamları da en azından değerlendirmeye katmak gerekir diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Garibani kardeşim,
      Dürüst olmak gerekirse bazı noktalarda sizi anlamakta zorluk çekiyorum. Lütfen beni hoş görünüz.
      Hz.Mehdi konusunda bizim tek kaynağımız, tek adresimiz hadislerdir.
      Hadislerde Hz.Mehdi şahıs olarak belirtilmesine rağmen "bir düşünce sistemi" olarak düşünemeyiz. Hadislerde net bir şekilde ismi ve baba isminin belirtilmesine rağmen tevil yapamayız. Hadisler çıkış noktası Mekke iken,belli iken başka şehirlere yorumlayamayız.

      Evet, kafirler biliyorlar Hz.Mehdi Mekke'de çıkacak. Bu siteyi de takip ediyorlar. Mekke'nin yanına boşuna Gökdeleni yapmadılar. Suikast sistemleri hazır. Ama şunu bilmiyorlar. Hz.Mehdi çıkmadan önce yanında Hz.Cebrail,Hz.Mikail ve Hz.Hızır bulunacaktır. İlk biatı Hz.Cebrail beyaz bir kuş kılığında alacaktır. Bu kadar manevi yönde desteklenen bir zatı bütün istihbarat örgütleri bir olsa birşey yapamazlar. Adamları o gece etkisiz hale getirilecektir.

      İstanbul ya da Türkiye'nin herhangi bir bölgesinde Hz.Mehdi'yi aramayınız. Bu ahirzamanda en çok sahte mehdiler Türkiye'de türedi. Bunun bir proje olduğunun farkına varmamız gerekiyor.

      Hadisler ışığında buu kadar bilgiye sahip iken Hz.Mehdi hakkında yanlış yönledirme yapmak çok büyük bir vebaldir.

      Sil
  34. gaybi hadisler kardeşim, benim de kaynağım hadişi şerifler, kaynağını ondan almayan ifadelere karnım tok, sadece saidi nursi gibi bir zatın hilafetin son merkezini adres göstermesini, hadis kaynağından yola çıkmadan desteksiz atış olmadığından yola çıkıyorum. bu arada istanbuldan çıkacak iddiam yok, mehdi a. s. mekkede zuhur etmeden önce de bir hayatı olacak illaki,

    anlaşılan o mekkede zuhur edene kadar da kim olduğu konusu hep gizli kalacak, bu arada başını fazla ağrıtmadan, onun kayıp olması, hapis durumu, hapiste eziyet ve cefa görmesi, bu sürecin sonunda gençleşmiş olarak çıkıp, hep öyle kalmasıda sahih kaynaklarda geçiyormu bilgin varmı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeşim,
      Hz.Mehdi'nin hapis durumu yaşayacağını ve hapiste eziyet edileceğini Harun Yahya sitelerinde geçer. Bunun sebebi Adnan Oktar'ın geçmiş yıllarında hapis hayatı olduğudur.

      Diğer kaynaklarda okuduğum ve araştırdığım kadarı ile hapis ile ilgili bir durum yoktur. Sadece küçük ve büyük olmak üzer 2 tane Gaybet (gözden kaybolma) dönemi vardır.Rivayetlerde Küçük Gaybet döneminde kendi cemaati, Büyük Gaybet döneminde vezirleri yani halifeleri yerini bilecektir. Eğer hapis olsaydı herkes bilecekti değil mi? Gaybet dönemini hapise yorumlayanların menfaati oldukları aşikardır.

      Sunni görüşte Gaybet Döneminin çıkışından sonra olacağı yöndedir. Şii kaynaklarında bu iki dönem, Hz.Mehdi çıkmadan önceki zaman dilimindedir.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  35. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gaybi hadisler kardeşim, hadislerin üzerinde şüphemiz yok, konuyu uzatmamın nedeni, açılımlarının üzerinde durmak,

      hapis olayının açılımı, sözde hapis üzerine içeri alınan mehdinin, taraflarınca kaçırılması veya kaçması suretiyle, görünürde hapis denilen ama gerçekte kimsenin bilmediği, sadece çok yakınlarının bildiği, gizli bir mekanda geçen süre olabilir mi. hadislerde buna aykırı bir ifade var mı,eğer net olarak bir aykırılık yok ise olay bu yöndede seyredemez mi,

      Sil
  36. gaybi hadisler kardesim bir sorum var.mehdi a.s su anda bizleri goruyor biz onu goremiyoruz.zuhurattan sonra gorebilecegiz ins. dogru mu bu bilgi.

    YanıtlaSil
  37. ayrıca suni görüşe göre çıkışından sonra gaybet dönemi yaşanır ise zaten kısıtlı olan bir süre, savaşlar kazanacak,dünyaya hakim olacak, deccal ile mücadele dönemi, bir de gaybet dönemleri, hepsi 7 veya 9 yıllık süreç için fazla zorlamak olmuyor mu, şüphesiz burada gayemiz hadisleri sorgulamak değil , hadislerden çıkan manalarda parçaların yerine tam oturup oturmadığını değerlendirmek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Garibani kardeşim,
      Neden gaybeti hapis mevzusuna çekiyorsunuz? Gaybet gözden kaybolma demek. Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (s.a.s) Hira dağına çıkarak günlerce inzivaya çekilirdi. İnsanların arasında bulunmazdı. Bir nevi gaybet dönemini yaşıyordu.

      Gaybetin yıllar kadar sürmesine gerek yok. Haftalar hatta aylar kadar da sürebilir.

      Sil
  38. sorumun cevabi bu degil garibani kardesim.zuhurdan once bizleri gorecek mi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rivayetler, Hz.Mehdi insanların arasında dolaşacağını ve insanların onun Hz. Mehdi olduğunu bilmeyeceklerini belirtir. Bununla beraber Hz.Mehdi, çıkış süresine yakın bir zamana kadar mehdi olduğunu bilmeyecek.

      Sonuç olarak her iki taraf çıkış zamanına kadar birbirlerinden habersiz olacaktır.

      Sil
  39. kurtlar vadisini izliyormusunuz bilmiyorum ama orda polat alemdar şuan ihtiyarlar heyetinin başında ve siyah sancak diye bir ordu kurmak için karayı diğer ülkelere gönderdi kara o ülkelerden gençleri toplayıp siyah sancak ordusunu kurcak sizin bahsettiğiniz siyah sancakta belki de odur ben ihtiyarlar heyeti gibi bir oluşumun gerçekte var olduğna inanıyorum bu siyah sancaklar gökten inmicek ya mecbur birileri kurcak acaba kvp nin anlatmak istediğiyle sizin söyledikleriniz örtüşüyor mu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siyah Sancak kardeşim,
      Bu diziyi takip etmiyorum. Lakin bu dizideki Siyah Sancaklılar kurgusu hadislerden esinlendiği bir gerçektir.

      Sil
  40. gaybi hadisler kardeşim, düşünce yapını anlayabiliyorum. inancına akıl katmadan, yorum katmadan, anlatıldığının dışında varsayımda bulunmadan çizilmiş net dairenin içinde çözüm arıyorsun, sağlam gitmek adına tamamen katılıyorum, lakin olmuş olayların içinden net ve bariz yorumlar sunmak, sunduğumuz yorumların dışında ve farklı yönlerde olaylar gerçekleşmediğini göstermediği gibi, hz muhammedin hadisi şeriflerinde olacak olaylardan belirleyici ve gerçekleştikten sonra işte bu denecek ve imanı arttıracak formatta anlatılmış olayları, gerçekleşmeden algılayabilmek istiyorsak, diğer olasılıkları kurgulamakta mahzur olmasa gerek diye düşünüyorum, sonuçta biz gelecek yazmıyoruz., geleceği bilmiyoruz, geleceği okumuyoruz, herşeye rağmen geleceği tahminden öteye geçemeyiz. ısrarım ve sizlerin çizgisinin dışında kalışım da belki bu yüzden...

    bu sebeple kayıp dönemini öyle bir iki hafta gözden uzak kalması değil, bariz biçimde, bir olay neticesi kaçtı ve kaçırıldı, yerini de bilen yok noktasında görüyorum, adeta hapse atılan birinin yeri belli gibi olsada bir vesileyle oradan kaçıp yada kaçırılıp, yerinin belli olmaması, kimsenin bilmemesi gibi bir durum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Garibani kardeşim,
      Hz.Mehdi konusu gizli bir mevzu olduğu için birçok yorumu beraberinde getiriyor. Bu sebepten dolayı çizgiden sapmamak için hadisleri olduğu gibi anlamaya çalışıyoruz. Allah cümlemizi doğru yoldan ayırmasın

      Sil
  41. müslümanlar Allah ve vatan yolunda ölüme koşunca şehit olacaklarını bildikleri halde kaçınırlarken, süfyan yolunda koşan işid ve süfyan orduları hangi amaç ve duyguyla ölüme koşabiliyorlar bir fikriniz varmı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alt kesimin kandırılmış mücahitlerden oluştuğunu düşünüyorum. Bir de her "Allahu Ekber" diyenin Müslüman olduğuna inanmamak gerekir.

      Sil
  42. Yecüc ve me cüc hakkında yorumunuz varmı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşAllah ilerde bu konu hakkında yazılarımız olacaktır.

      Sil
  43. Selamun aleykum. Siyah Sancak, Taliban ya da Taliban baglantili bir grup olabilir derken ayni zamanda El Kaideyi sahte olarak nitelendiriyorsunuz. Bin Ladin'in vehhabi oldugunu sandiginizdan dolayi boyle diyorsaniz ufak bir arastirmayla bunun yanlis oldugunu, Osmanliyi ovdugunu, vehhabileri yerdigini ve hatta vehhabiler tarafindan tekfir edildigini gorebilirsiniz. Talibana gercek derken El Kaideye sahte demenizi anlamiyorum cunku El Kaideyi koruyan Talibandir. ABDye karsi Kaideyi himaye etmistir. Bu bir celiski degil midir? Hurmetler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tekrardan derin bir şekilde araştırmanızı öneririm.

      Sil
  44. Ayrica Suayb bin Salih'in bir donem hapsolunacagini okudum bir yerde dogru mudur? Bunu okuyunca ABDnin Bin Ladini oldurdugu yalani geldi nedense aklima.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konu hakkında her hangi bir bilgim yoktur.

      Sil
  45. Mehdi,benim Ehli Beytimden ve evladı Fatıma'dandır. ( Ravi: Hz Ümmü Seleme)
    Türk olacağını iddia eden arkadaşlar için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. türk olmak ayrı, türkiyeden çıkması ayrı bir husustur. ayrıca fatımanın soyundan bir insanla türkiyeden bir insanın evlenmesi sonucu dünyaya gelen bebek için ne buyurursun,

      Sil
  46. işid musula girdi.mezhep ayırımı yapmadan önüne geleni katleden bu yalancı siyahbayraklılar ın destekçileri gene iran türkiye suud...bu 3 lü dahili herc merce katkıda bulunuyor..el kaide bağlantısını inkar eden işid ne yaparsa yapsın bir israil bankasıdır..tc ilede göbekten bağlıdır..tc yi kuran zihniyet israil şebekesi mümkünmüdür hükümetlerini kendinden ayrı çalıştırsın..ahmaklara lafım yok hükümete paye vermek saflık tır.yalancı düzenbaz iran eli ülkemizde sünni cemaatleri derdest etmeye bilerek yada bilmeyerek yardım ediyor..pislik çoksa kurtulmak için paralel dersin..hakiki paralel pkk kck sana paralelin tarifini yapar ...kahraman aklılar dbakır bingöl yolunu tc topraklarına katsalar ya 12 gündür işgaldede

    YanıtlaSil
  47. horasan ordusu türklerdir...TSK DIR.hiç bir milletin ordusuna benzemez..sabır delindiği zaman akar aşağıya 2014 ün 4 cü çeyreği itibari ile ateş yer yeri yakar.kısmi toprak kaybı bu süreci başlatacak..fıratın aktığı ülkeler ve o nahiyelerde yaşayan 2 kesim varki en ciddi zararı onlar görecek ..israil projesine yataklık eden kürtler ,sünni idare ve cemaatleri imha planı uygulayan persli iran...

    bangladeste sünni cemaatin başındaki zat molla kadir in idamı hindu iran menşeli katliamdı..mursi ve kardeşler cemaati ise suud selefi ,pers şia operasyonu , hizmet hareketine operasyon israil iran destekli operasyon ..zaman her şeyi dökecek ortaya hainide israile kimin çalıştığınıda kendi ülkesinde stadyum vermeyen hükümetin işide diyanetin misafirhanelerini açması düşündücü..habeşiştanın teklifi kabul edildi iyiki orada burada nefes almak zor..yalan som altın aldatmak sultanlık tahtında deriz sadece..

    israil yada abd ahanı suçlamaları yada islama hizmet eden hükümete israil adına darbe yapamakla suçlanan gülen hocaya ait bir video düşmanlık edende olsa bence dinlenmeli linki verecem orada bazı durumlar var tartışılabilir.

    http://www.herkul.org/bamteli/bir-kiyamet-alameti-herc/

    doğuda narkotik dağıtıldı..haşhaş toplama zamanı d.bakır yolu 12 gün daha kapalı kalacak sonra açılacak..haşhaşın parası silaha dönüp hakkari ve d.bakırda dağıtıldıktan sonra tabi 22 savcı tib de 2 tübitakta 17 trt de 4 rtükte 1 istifa eden 6 vekil 15000 polis hepsi cemaatçi değil..istihbaratta israil iran odası varken anadolunun inançlı insanına müdürlük bile yoktu..
    8 sene vesayetle savaşıyoruz bu ülkeye ameliyat ettirmeyeceğiz diyen başbakan a sormak lazım acaba neden o dönemde kendısıne milletine ayak dıreyen ergenekon hakimlerine bu dönem terfi ve atama yaptı..o dönemde hükümete yardım eden savcılara geri plan layık görüldü..ergenekon neden dışarıda? perinç gibi apo sevdalısı lenınıst millet düşmanları ne karşığında serbest kaldı? hocayı ülkeye dön hicret bitsin diyorsun ama 2004 mgk sında bitirme planına imza atıyorsun?
    hicret bitsin dön diyorsun ben bu örgütü 2012 de tanıdım deyip seçim mitingi yaptın..
    peki çagrını yalanlıyorsun neden?
    muhsin başkan suıkastı akamete uğratıldı neden?
    esref bitlis bahtiyar aydın özal dosyaları rafa gitti
    28 subat neden bitirildi ?? tutuklu islam düşmanı paşa kalmadı?
    1997 de erbakana 1999 da gülene çullanan bu siyonıst tayfanın peşi neden bırakıldı..
    1998 de esad çoşan hocaefendi avusturalyaya hicret etmek zorunda kalıp süpheli bir kaza ile bedenini kaldıran bu cinayet şebekelerinin üzerine gidilmeyip kayıtlananlar dahi serbest bırakılması ?

    kck 6500 tutuklu neden bırakıldı? öcalan barış elçisi dindar insanlar örgüt kapsamına neden sokuldu?
    fikriyatımız chp ye bu ülkede ALLAH iktidar şansı vermeyecek ..

    bu süfyani oligarkların idaresindeki bu kemalıst rejim yıkılır..akda altında kalır istikametsizliği ile her yer toz duman hercü merc adım adım gelen budur. musul yarın başka bir sey en son toplu fitneler ile iş çığırından çıkar ALLAHÜ ALEM

    bu benim düşüncem kimseye isnad edilerek yazılmadı..ileride vesika olsun diye yazdım..

    YanıtlaSil
  48. ahmed demir kardes milliyetcilik yapmayin türk askerinin kahramanligi biraz tartilisir kibrista düzenli bi orduya karsi savasmamis rum cetelerini koca bi ordu deniz ve hava destegine ragmen yenememistir 30 senedir pkk karsisindaki basarisini insallah israil karsisindada göstermez tayyibi yerin dibine batirip fetoyu kutsamanizda hic makul degil ergenokon davalarini ise söyle okusak daha dogru olur amerika karsiti subaylar yine abd nin izni ve istihbari yardimiyla feto polisi ve savcilarinin taseronlugunda terbiye edilmislerdir.

    YanıtlaSil
  49. miliyetçilik değil..islam ülkelerinin ordusu kalmadı.libya tunus ırak suriye ordu nerde?? rol burada kafatascı miliyetçilik değil hakikat..KAHRAMAN ORDU DİZGİNLERİNİ SÜFYANIN ELİNDEN KURTARIYOR DERKEN tc yi kuran darbelerle 10 yılda bir ıktıdarını pekiştiren ergenekon olsun adı ne halt ise bu kesimin elinden alacak ağlayacak alemi islamı güldürecek..ittihadı islam ordusu değişik milletlerden teşekkül edecek amma yusuf suresindeki ayet bir zaferin oldugunu ama kıtal ayeti oldugu münasebetiyle savaşa hazır olmak gerektıgını ikazlıyor..ali imran son ayettde aynı şekilde..israil alemi islamı felakete götürecek erken hurucu başlatmak için yalancı siyahbayraklılara bilerek zemini boş bırakmıştır..

    YanıtlaSil
  50. “Ahirzaman’ın harbi cihan harbidir. Çok kimselerin öldürüldüğü iki büyük harbden sonra bir üçüncüsü daha olacak. İkinci cihan harbinin ateşini yakan (başlamasına sebeb olan) “Büyük Reis” künyesinde bir adamdır ki dünya onu“Hitler” ismiyle çağırır .

    حرب اخر الزمن حرب كونية، المرة الثالثة بعد اثنين كُبريين يموت فيهما خلائق كثيرة، الثانية اشعلها رجل كنيته السيد الكبير، و تنادى الدنيا باسم "هتلر"

    bu hadis hamim konuşuyor denilen yerden alıntıdır..el kaide bağlantılı muşi mollanın hezeyanlarıdır..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahmed Demir kardeşimizin bu iddiasına bir yorumunuz varmı Gaybi hadisler kardeşim.

      Sil
    2. ,Ahmed kardeş bu iddian kafa karışıklığına neden oluyor,daha kapsamlı ispat edecek bir bilgin varsa paylaş yok dedikolu kaynaklı bir şey iddia ediyorsan vebal alırsın.

      İmam-ı Ali, Ebu Hureyre ve İbn-i Abbas’ın (R.A.) rivayet ettiği bir hadîste şöyle varid olmuştur:

      “Ahirzaman’ın harbi cihan harbidir. Çok kimselerin öldürüldüğü iki büyük harbden sonra bir üçüncüsü daha olacak. İkinci cihan harbinin ateşini yakan (başlamasına sebeb olan) “Büyük Reis” künyesinde bir adamdır ki dünya onu “Hitler” ismiyle çağırır **”.

      (El- Mehdiy-yul Muntazar Alel Ebvab)

      Sil
  51. kimseyi kutsadıgımız yok dibe batanda yok ama beyda var süfyani oligarjinin merkezi için geçerli.kimseyi begenmeme her şeyi ALLAH yaptı demekten öte israil bu işin neresinde şirki bence yanlış yol..size kalsa hayali kahramanlar bekleyip duruacaksınız kıyamete kadar.mevcutta olan her şey iyi yada kötü istikbalde ağır basacak..sende bu mesajdan utanacaksın bende sana devamlı hatırlatacm.uslup pis çünki israilinde abd den de tc de batsın kardeş..batacakda süfyan arama kemaldır..mehdi arama bediüzzamandır..kahtani dehhak ara ceh cah ara

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bediüzzaman kendisi bile mehdinin yolunda nefer olduğunu, ona zemin hazırladığını söylerken, üzülüyorum sizler hangi düşünceyle onun mehdiliğini iddia edip duruyorsunuz. mehdiliğine şüphem yok, ama el mehdiden bahsediyorsak, bir daha düşün.

      Sil
  52. kudüs feth edilecek..amikde cem oluncak güneşden parça kopacak ..siyah bayraklılar olacak..ahırzaman fasıl fasıl her 100 yılda bir benzer hadiseler siyasetle ve dünyadaki olaylar fazla ilgilenmekten bulanır ..gerçek kapanır.küfeyi takip et yalancı kim ülkendede göreceksin.uslubunu kınıyorum..o tabir beni delirtiyor..bu kafa yapısı tc yi osmanlı beyliğine götürür..şayet ordu milleti lehinde bir dur ihtarı vermezse bunuda ramazandan somra göreceğiz yavaş yavaş.

    YanıtlaSil
  53. muşi mollla el kaide operasyonundan içeri alındı..kendini mehdi ilan etti efradına..daha geniş bilgi için..bediüzzamanın talebesi badıllı abinin bunlara yazdığı
    İFHAMNAME

    Abdülkadir Badıllı
    Aralık/2003
    İFHAMNAME
    (Dinî meselelerde guluvva saplanarak; ifratkâr hissiyat karıştıran ve kendi basit şahsını dünya Müslümanlarının Şeyh-ül İslâmı, belkide büyük Mehdisi telakki etmeye ve ettirmeye yeltenen bir şahsın ve muhibbanının hikmetsiz, maslahatsız ve yersiz bir tarzda neşrettirdikleri tecavüzkâr yazılarını körletip çürüttüğü için yazımıza “İfhamname” denilmiştir.)
    Abdülkadir Badıllı
    İÇİNDEKİLER
    TAKDİM
    MEVLİDLERE YAPILAN TENKİDLER
    HULUSİ AĞABEYİN CEVABI
    ÜÇ MEHDİ İDDİASI
    RİSALE-İ NURLARI ANLAMAK..
    ŞERH, İZAH VE TAHŞİYE MESELELERİ HAKKINDA..
    HAZRET-İ BEDİÜZZAMANI TAKLİT ETMEK..
    RİSALE-İ NUR MESLEĞİNDE MANEVÎ MAKAMPERESTLİKLERİN ZARARLARI..
    ÜSTAD BEDİÜZZAMANDAN SONRA GELENLER DAHA YÜKSEK MAKAMLARA MAHZAR OLABİLİRLER Mİ?NURUN DÜRBÜNÜYLE ENANİYETLİ BAZI HOCALARIN RİSALE-İ NUR DAİRESİNDEKİ YERİ

    FAHİŞ HATALAR FASLI
    BİRİNCİ KİTAP: KADER RİSALESİ ŞERHİ
    ŞERHLERİNDE MEVCUT SAİR HATALAR
    MÜNAZARAT ŞERHİ VE MAHİYETİ
    YAYINLADIKLARI ÜÇ KİTAPTAKİ MÜTEFERRİK HATALARI
    ÜÇÜNCÜ KİTAPLARI EL-CİHAD
    BROŞÜRLER KISMI
    BROŞÜRLERİNDEKİ BİR ÇOK HATALARINDAN SADECE BİR KAÇI
    FAHİŞ HATALARINDAN BEŞİ BEŞ MESELE İÇERİSİNDE KAYDEDİLECEKTİR
    MOLLANIN RİVAYETLİ HADİSLERİN BAZISINDA YAPTIĞI MÜNASEBETSİZ TE’VİLLER
    DÖRDÜNCÜ MES’ELE(CİHADA ÇAĞIRMALARI)

    EDİLE-İ ERBAA VEYA EDİLE-İ ŞER’İYE MESELESİ
    MEHDİYET MESELESİ
    (HAZRET-İ İSA’NIN NÜZULU)
    EL- İŞA’A KİTABININ 112. SAHİFESİ
    “EL İŞAA” KİTABININ 112. SAHİFESİNİN TAM TERCÜMESİ

    İFHAMNAME
    (Üsame Bin Laden’in gayr-ı meşru’ olan hareketlerini hak, doğru ve İslâm cihadı diye telakki edip müdafaa eden ve aynı zamanda biçare, basit ve bulanık bir hale zebun ve mağlup olmuş bir şahsı da hulyalarla ahirzaman mehdisi kabul eyleyip işaa etmeye çalışan ve bu sakat telakkilerini Hazret-i Üstad Bediüzzaman’ın ve Darüsselam rehberi olan Risale-i Nur eserlerinin müstakim ve demir gibi sağ­lam ve metin mesleğinin ve aydın, istikametli çıkıntısız ve hak meşrebinin hakkaniyet, nuraniyet ve istikametine de bulaştırmak suretiyle şaibelendirmek, lekelendirmek hare­keti içerisinde bulunan bir zümreye karşı Nur adına, hak adına cevabımızın ünvanıdır.
    Şimdiye kadar Risale-i Nur mesleğini alakadar eden ve menfice zuhur eden benzeri birkaç mesele ve hadiselere ister istemez cevapları biz vermiştik. Şu son menfî hadise olan M.-İ MUŞÎ meselesine karşı da, cevabı yine benim vermem mecburiyeti hasıl olmuştur, ne yapalım..
    Abdülkadir Badıllı

    İ F H A M N A M E
    Kendilerini gaybî umurda adeta i’lana memur zanne­derek, gayb-aşinalık pozisyonu ile sarih tarihler vererek taksimatlar yapan; ve bunu gazete ve bröşürlerde aleme yayan; ve bu alenî ilanlarında bir sürü yanlışlıkları ve şahsî reyleri katarak neşreden; hem kendileri gibi inanıp kabul etmiyen mü’min ve müslim Nur talebelerini “kar­galar” tesmiye eden (M. Kaplan’ın Vakit Gazetesinde ya­yınlanan bir makalesinde olduğu gibi…) Ve kendilerini de Mehdî’nin zuhur baharında öten “bülbüller” olarak takdim eden bu adamların ve Mehdî diye âmiyane kuruntularla kapıldıkları hocalarının bir çok yanlışlıklarını, guluvvlarını ortaya koyup biiznillah mebhut bırakacağı için yazımızı “İfhamname” ile isimlendirdik.
    Abdülkadir BADILLI

    YanıtlaSil
  54. ÜÇÜNCÜ GÜLÜNÇ BİR TE’VİL ÖRNEĞİ
    (Esrarname sahife: 16)
    Bu rivayetin manasını Molla şöyle karalamışlar: “İn­sanlar onu (mehdiyi )gördükleri zaman, Şam Ebdalları ve Irakın aşiretleri ona gelir ve biat ederler. ve Kureyşten bir adam çıkar ki dayıları kelbdir ….ilh”
    Bu rivayetin te’vilini de şöyle yapmıştır: “…İşte o ha­diste de Kureyşten çıkan o adamın dayılarının “kelb” ol­ması, evvelde meşhur kelb kabilesi olduğu zannedilirdi. şimdi anlaşılıyor ki; o kelbden murad İngilizlerdir. Ve bu hadis, halkı gibi kendisi Kureyşî olan ve İngilizlere hizmet eden ve annesi tarafı İngiliz olan Ürdün Kralı Abdullahtan haber vermektedir …”
    İşte bakınız üstteki ikinci örnekte, Molla kalkmış, fasid ve münasebetsiz te’villerle Saddamı Kureyşi yaparak Ehl-i Beyte bağlamış. Ve “Sarra’ Fitnesinin” ne olduğunu bil­meden o fitnenin müsebbibi Saddamı göstermiş. Burada ise katıksız bir Haşimî ve seyyid ailesinden Ürdün Kralı Hüseyinin oğlu Abdullahı İngilizlere hizmet etmekle ve İngilizlerin yeğeni olduğunu söyliyerek, Mehdiye karşı çıkan bir insan olarak göstermeye yeltenmiştir.

    YanıtlaSil
  55. 2- Saddam kelimesi için şiddetle vuran demişlerdir. Oysa ki manası; iten, def edendir.
    3- Hadis: (Esrarname s.l3’te) “Siyah sancaklılar ihti­lafa düşünce, sarı sancaklılar onlara gelir ve birlikte Mısır köprüsünde toplanırlar. Sonra Maşrık ehli ile mağrib ehli birbirleriyle yedi harb ederler” diye metinde yazılı olduğu halde… Müevvil Molla ise: “Afganistandaki siyah san­caklılar kendi aralarında ihtilafa düşünce, kuzey ittifakı Birleşmiş Milletlerle bir olup, Süveyş Kanalında karargah kurarak Afkanistanda ([17]) taife-i mücahidine hucum eder’’ diye eşkali bulunmayan acip tevil ile eşeklerin bile gülecegi bir mana sergilemiş.
    4- (Esrarname s:14) Naim bin Hammaddan naklettiği bir hadiste: “Mehdinin huruc alameti, batı tarafından gelen bayraklar ve başlarında da “KENDE” kabilesinden topal bir adam olacak diyor.” Müevvil Efendi ise, hadisin de­vamı ve neticesi olan kısmını almamış. Bu kısmın manası: “İskenderiyeye kadar onlarla gelir” İşte te’vilci bunu almadan şöyle demiş: “Afganistanda yapılan hareketi dünyaya ilan etmek için Amerikalı general Rişard Meyirs tekerlekli sandalye ile dünya medyasının önünde operasyonu haber vermiştir” diyor. Hakikaten bu gülünç te’vile himarlar da gülerler. Çünki hadis eğer sahih ise ve onu bir te’vile tabi tutmak gerekirse, l958 de Cemal Abdün Nasırın Mısır Ordusu, İskenderiyeye yakın Portsaid ([18]) mevkiinde, Fransa, İngi­liz ve İsrailin müşterek hücumlarını püskürten ve mağlup eden hadiseye bakmış olabilir.
    5- (Esrarname s: l6) Naklettiği bir hadiste: “…Maşrikten bir bayrak yükselecek, bunu hareketlendiren ise, “Temim” kabilesinden Şuayb Bin Salihtir.” diye ka­yıtlıdır.
    Müevvil Efendi bunu Üsame Bin Ladene tatbik ediyor ve Temim Kabilesinin Yemende yaşadığını söylüyor. Oysa ki “Temim” kabilesi, Arabistanın Necid bölgesi ile Basra ve Yemame arasındaki yerde sâkin idiler.
    6- (sahife l7) Hadis: “Ramazanda bir savt, (yüksek ses), Şevval’de harb esnasında çıkartılan çığlık ve Zilka’dede ise, kabilelerin harbi olacak. Bunun alâmeti: Hacıların nehb ve garaet edilmesidir. Minada da büyük bir harb olacak, kanlar akacak, akan bu kanlar cemreye kadar (şeytanın taşlandığı yer) sel olup akacak. Müslümanların adamı, kumandanı kaçacak, sonra Ka’be’deki Rükün ve Makam arasındaki yerde, istemediği halde ona biat edile­cek.”
    Bu rivayet eğer sahih hadislerden ise, onun manası ve te’vili doğrudan doğruya “Abdullah Bin Zübeyr’in” Haccac-ı Zalim ile yaptığı harbi haber verir, aynen te’vilsiz olarak çıkmıştır. Tarihi tetabbu’ edenler bilebilir.
    Fakat gel gör ki; müevvil Molla: “Bir ses duyulur” bu ses, televizyon ve radyodur diyor. Sonra da: “Bu hadisin verdiği haberin bir te’vili maşrık canibinde (Afganistanda) zuhur etmiştir” dedikten sonra, “o sesin Afgan Harbi ve Dünyaya duyurulma hadisesidir” diye medyumlanıyor. Dikkat edilirse; hadisin metni ile, yapılan çingene falı gibi olan te’vil arasında hiçbir münasebet ve mülayemet yoktur.

    YanıtlaSil
  56. 7- (Esrarname sahife 20) Adam Sırr-ı İnna A’taynayı güya çok iyi anlıyor da, bazı tahlillere girişiyor. İşte de­diklerini aynen alıyorum: Hazret-i Üstad Sırr-ı İnna A’taynada: 1118 olmakla, bu küçük deccallardan yüz sene sonra büyük deccala işaret vardır” sözü için, te’vilci Molla ise şöyle diyor: “Burada geçen l118 sayısı tarih değildir. 1017 olmakla Süfyan Komitesinin üç rüknünün isimlerine tevafuk ile onların ahvaline bakmaktadır. Eğer İNNE dahil edilirse, yüz sene sonra büyük deccalın gelmesine işaret eder de­mektir. Evet 1222 de Yeniçeri içerisine giren fesad komi­tesi… ilh..”
    İşte Mollaya bakınız ki; Hazret-i Üstadın “İNNE” ile birlikte İnna A’taynanın son cümlesinden çıkardığı 1118 rakamına “tarih değildir” diyor. Ve 1017 tarihine yüz ra­kamını ekliyor ve toplamına ve 1222’dir diyor. Halbuki 10l7 ye 100 ilave olsa 1117 olur, İnne’nin elifi dahil edilse 1118 olur. İşte bakınız Molla Efendiye ki, sözde düzelte­yim derken, yanlışlıklar ekliyerek meseleyi çığırından çı­karıyor.
    Hazret-i Üstad Sırr-ı İnna A’taynanın burasını, iki üç sahife önce gelen “geçen meseleyi te’yid eden bir sır daha şudur” başlıklı kısımda şerh eylemiştir.
    Benim Sırr-ı İnna A’tayna nüsham, birkaç nüshalarla karşılaştırılmış olduğundan bu kısmın burasında bir harf eksikliği görülmüştür. Şöyle ki: Nasıl ki İstanbul fethini gösteren tarihi de bulunmuş olması gibi; bu­nun da nın gösterdiği 1118 rakamına ın son harfi olan “R” si ilave olsa, 1318 eder ki, me­sele gün yüzüne çıkar. Allahü a’lem bis sevab.
    İşte mesele böyle olduğu halde, müevvil Molla, Haz­ret-i Üstadın murad ve maksadında olmıyan şeyleri kendiğilinden şöyle ilave ediyor ki: (Esrarname sahife 19) İşte
    “…Süfyaniyetin birinci reisinin komitesinden bahset­mekte ve hicri 1422 tarihinden itibaren büyük deccalin zu­hur edeceğinden ve komitesinin ifsadata başlayacağından haber vermektedir” diye bol keseden atmıştır. Amma ken­dini aleme iyi göstermiştir.

    YanıtlaSil
  57. Hazret-i Üstad Sırr-ı İnna A’teynada kesinlikle 1422 tarihinden bahsetmiş değildir. Belki sadece ve yalnız H.1222 deki Yeniçerilerin içine karışan fesat komitesinden söz edip, yüz sene sonra da 1322 de aynı komitenin hila­fete karşı huruçlarını ve yüz senenin her iki başında, yani 1222 ile 1322 başlarında fesad komitelerinin ifsad hare­ketlerini haber verdiği gibi; H.1242 de Yeniçerilerin imha hadisesinden sonra, 1342 de deccalizmin, süfyanizmin zu­hurundan söz etmiştir. Anlaşılıyor ki; te’vilci Mollamız Üstadımızın sarih ifadelerine kafasından ve yanından indi ilaveler düzüyor ve ekliyor.
    8- Hazret-i Üstadın 28. Mektubun Yedinci Mesele­sinde: “Çok zaman evvel bir ehl-i velayetten işittim ki; ...Şark tarafından bir nur zuhur edecek ilh.” sözünü etmiş ve bu nurlu mananın zuhurları için, yani hakikatlerinin izahı için Risale-i Nurun Lâhikalarında ve Münazarat Ri­salesinin haşiyelerinde gayet açıkça beklenilen o nurun Risale-i Nur olduğunu, yani kendisinin zat-ı şerifi ve Ri­sale-i Nurun ve talebelerinin hizmeti olduğunu defalarca ifade eylediği halde; şu tersinden meseleleri yorumlıyan molla efendi ise, tutmuş bunu Usame Bin Ladene tatbik etmeye yeltenmiştir. Çünki ona göre, Üsame Bin Laden şark olan Afganistanda mücahade içindedir. Çünkü bazı hadis rivayetlerinde “Şark”tan bahseden haberler vardır. Halbuki Afganistan İslâm aleminin bir çok ülkesine göre tam şark değil, şark-i şimali sayılır. Molla Efendi bu te’villeri yaptıktan sonra, şöyle bir nidada bulunuyor: “Ey ehl-i insaf! Dikkat edin, ehl-i imanı yanlış yollara saptır­mayın feteemmel!. Bu kadar bürhana karşı fihi nazar de­meye hakkınız yoktur.”
    İşte gelin bakın, adamın bürhan dediği şeyler, hayalî veya hevesî bir takım münasebetsiz te’vil ve yorumlardır ki, mukteza-ı hal ile hiçbir münasebetleri yoktur. Allah ayıltsın amin.
    Evet, kat’iyyen görülmektedir ki kendisi ve şâkirdanı haddinden çok yüksek olan te’villere yeltenmeye çalış­mışlardır. Pek yüksek ve çok latif ve çok has te’vilin gayet nâzik olan ilmi ile hiçbir âşinalığı olmadığı görülmektedir. Bu ilme âşinalığı olmaması, belki onun için bir noksanlık sayılmaz. Asıl noksanlık, asıl kusur odur ki; te’vil ilmine mazhariyeti olmadan, kalkıp ondan dem vurmasıdır.
    Evet, te’vil ilmi gayet özel ve çok hâs bir mazhariyet­tir. Hazret-i Yusuf (A.S.) gibi bir Nebi-i âlişan bu hâs olan te’vil ilmine mazhariyetiyle Rabbisine karşı: “Ya Rabb! te’vil ilmini ve hadiselerin te’vil işini bana öğrettin” diyor. (Yusuf Sûresi, ayet 102)
    Bir de te’vil ilmi hakkında İmam-ı Rabanî ( k.s.) nun teşrihatına beraberce kulak verelim: İşte: “Ey birader Hazret-i Hak Teala kendi kitab-ı mecidini iki kısım eyledi; Muhkemat ve müteşabihat. Kısm-ı evvel, şer’î ahkama menşe’dir ve kısm-ı sanî ilm-i hakaik ve esrara mahzendir. Müteşabihat kısmının te’viline kimsenin ıttılaı yoktur. Meğer ki ülema-ı rasihîn için olan …Alim-i rasih şol kim­sedir ki; lübbü kışır ile cem eylemeye ve hakikatı surete getirmeye kadir ola …Ve ülema-ı rasihîn muhkematın il­mini hasıl edip, müteşabihatın te’vilinden hazz-ı vafir ahzeylemişlerdir. Ve suret ve hakikatı cem’ eylamişlerdir.” (Mektubat-ı İmam-ı Rabbanî 276. Mektup)

    YanıtlaSil
  58. özetle muşi molla denen yalancı mehdi hamim konuşuyor denilen sitesinde bediüzzamana ait ebcedi konuları çarpıtmakla kalmamış hadislere ekleme yaparak kesin hükümle bugunü kıyaslamış..yeterli olmuştur sanırım..iddaa değil belge yazdım..

    YanıtlaSil

  59. ömer kocaaslan16 Haziran 2014 13:37
    Ahmed Demir kardeşimizin bu iddiasına bir yorumunuz varmı Gaybi hadisler kardeşim.

    cevabını verdik muşi mollanın uydurduğu hadislerdir..onlara bakıpda hüküm vermeyin..el kaide versiyonudur muşi molla

    gerçi terör ülkesi olduk ama el kaideye destek nusraya ısıde destek pkk ya yol asayiş timi bile kurdurduk..paralel paralel boylam enlem deccal kzıyor paralel lafına

    nerden nereye ilmi ile dalalete düşecek çok alimler ona tabi olacak ..alime gerek yok nurcu 10 gurbun desteği cinayet işleri bakanlığı iskenderpaşa cemaati nakşibendi cemaati

    ama varya bu ülkede mezhep savaşı planlanıyordu ..akp 1930 ların chp si chp de 1930 lardan 2014 versiyonu bir ak a evrildi..böylece hadisin kerhen kabul edecekler kısmı tahakkuk etti..Rabbim ordusunu rabbim bilir..oturdugu yerden dünyayı aldıgına inananmı dünyadan bu ülkeye hizip çevirenleremi bakan ışık karanlığı parçalayacak....

    ümmetim istikametde giderse yarım gün var (500 sene )

    şia suriyede selefi ırakta şia lübnanda şia ırakta mısırda selefi mısırda kıpti mısırda sünni daire çemberde bitirmek üzere hazırlanıyorlar

    gel yavuz tıpkı

    23 ağustos 1514 deki gelde safevinin evladlarını al aşağıya tıpkı hadisdeki gibi 500 sene
    23 ağustos 2014 gel ki osmanlının bakiyesi tc deki idare 25 aşındaki reza denen şia dönmesinin önüne yatıyor..önüne yatan idarenin içişlerine bakan bakanı gelki yavuz
    seni taklid eden uzunboylu şiir seven ama pers sevdalısı yalancıya haddini bildir

    YanıtlaSil
  60. Ahmed kardeşim senden ve Gaybi Hadisler kardeşimden öğrenmek istediğim ve vebal alırsın derken sadece Ebu Hureyre r.a nin son rivayet ettiği uzun ahir zaman hadisinin tamamının muşi mollanın kendisinin uydurup uydurmadığını sormuştum,yani süleymaniye kütüphanesindeki kitapta var olduğunu bildiğimiz bir hadis için mi tamamı uydurmadır mı diye iddia ediyorsun demiştim,sende gerekli açıklamayı yapmışsın molla el kaideci olduğu için hadislere ekleme yapmış kendilerine göre teviller yapmış.Onların tevilleri kendilerine göre yaptığını zaten zaman içinde gördük Zerkavinin Şuayb bin Salih ,Usamenin Mehdi, Zevahirinin Mansur olduğu yönünde videoları hazırlanıp servis edilmişti halada var youtube da.
    Ve fakat benim yorumumda sizin cemaatle ilgili bir yorumum olmadığı halde Nakşi cemaaetlere ve Nur cemaatine atıfta bulunmuşsunuz.Her şeyi en baştan alıp yeni bir tartışma açmaya gerek yok kardeş herkes doğru bildiği yolda ilerlesin sadece şu kadar söyleyeyim son seçimlerde chp ile ittifak yapan bu saydığın cemaatler değildi.

    YanıtlaSil
  61. Selamun Aleykum ;

    Adminin dedikleri çıkıyor, bugun 24 haziran , ISID 15 gün önce IRAKTA ortaya çıktı (Siyah bayraklılar) , belirli bir süre sonra da Horasan bölgesinden diğer siyah bayraklılar çıkıcak , Tabii Süresini allah bilir . Ne zaman cıkıcagını , Adminin verdiği zaman tahminide mantıklı , Allah herşeyin hayırlısını versin ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aleykümüsselam kardeşim hoşgeldin,

      Sil
  62. maocu perinçekde balyozcu çiçekde partinin yanında savaşıyor ..yakışıyormu kemalıst ulusalcı maocu zihniyetle akın çalışması?cezaevinden çıkan cemate küfrediyor..danışıklı çıkartılanlar rollerini oynuyor..ben chp ye oy vermdim ..Şatey verdiysem ALLAH benim belamı versin..BBP oy verdim.gıybet yapmayın.perinçekden teşekkür bekleyenin davası islam olmaz ..nokta

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. admin kardeşim tartışma çıkmasın diyorsun ama fitne böyle birşeydir malesef.
      Sen susunca o susmaz.
      Haya imandandır.
      İmanda (yani itikatta) sıkıntı varsa insanda hayasızlık görülür.
      Bir insana hem irancı hem de el kaideci yaftasını aynı anda yapıştırmak hayasızlıktır.
      İnsanlara gıybet etmeyin deyip sonra da milletin kızını karısını yatak odalarını dinlemek hayasızlıktır.

      Sil
  63. Türker kardeşim Gaybikardeşim bu tür tartışmalardan rahatsız oluyor diye cevap yazmadım
    bu vatandaşa,
    Ahmed demir gıybet yapmayın diyorsun gıybetin dik alasını yapan sensin,ben sana bir soru sordum hadisişerifle ilgili cemaatlerle tarikatlerle ne alakası var benim sorumun sen kalktın şuursuzca bir açıklama yaptın onlarla ilgili bende cevap verdim.Biz sizin karşınızda aciz değiliz lakin fitne çıkmasın tartışma olmasın blog asıl amacının dışındaki konulara kaymasın diye sessiz kalıyoruz ama sen akli melekelerini kaybetmiş gibi bir hal ve üslupla tartışma açmaya çaılşıyorsun,git dedikodu sitelerinde kendini tatmin et,daha öncede söylediğim gibi yeni bir tartışma açmaya gerek yok ,işine bak,alakasız şeylerle beni meşgul etme cevapta yazma.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ömer kardeşim biz de aynı sebepten yazmıyoruz ancak durum ortada...

      hatta aynı sebepten 20 senedir bu kafaya sabrettik aman fitne çıkmasın aman bunlar da bir cemaattir rencide olmasınlar diye.

      Ama iş artık aleniyet kesbetti.
      Ümmeti muhammedin imanıyla, diniyle, ırzı namusu ve istikbaliyle oynanır hale geldi.

      Hem de açıktan. hem de bunların tevessül ettiği gibi tecessüse hiçbir gizli dinlemeye gerek kalmadan .
      APAÇIK

      Sil
  64. “Ümmetimin ekseriyeti dalâlette ittifak etmez." (Bkz: Tirmizi, Fiten, 7: 2168; Acluni, Keşfu'l–Hafa, 1: 64–65.)

    SadakaResulullah (a.s)

    YanıtlaSil
  65. İnşAllah, bugünden sonra bu tür tartışmalara son verilir. Anlaşamadığınız noktalarda birbirlerinize email adreslerinizi verip münakaşa edebilirsiniz. Katkılarınızdan dolayı Allah razı olsun.

    YanıtlaSil
  66. o dinlemelerim menşeei ortaya çıktığında sana hatırlatacam özelden kimler hayasızlık ahlaksızlık yapıyormuşş..ben şuna inandım..rte konuşurken kimse dinlemiyor..manyetizma var ..dünde ben pensilvanyada yattım asilliğimdendir dedi herkes alkış koparttı..bu tapma nın bir versiyonu uyuşukluk hasıl etme ..

    kendim yazarım kendim okurum..perinçek diyorum...Ümmetimin ekseriyeti dalâlette ittifak etmez..türkerin attıgına bak..

    perinçek yahu maocu siz neden balyoz dan ergenekondan teşekkür bekliyorsunuz..neden saldınız madem hükümete çaktığım zaman balon gibi patlıyorsun

    o kasedlerin bazıları başbakanlıkta hazırlanıyor..siz varya laf dinlemez acayip taassup sahibi insanlarsınız ..meşrebiniz nedir ki her yere kıvrıla yata hemen baş edip kabul ediyorsunuz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahmet kardeşim, email adresi verip aranızda tartışın. Burayı suistimal etmenin bir anlamı yok.

      Sil
  67. SELAMU ALEYKÜM ARKADAŞLAR. IŞİD'İN SÜFYANIN ORDUSU OLDUĞUNA DAİR TEREDDÜTLER ORTADAN KALKIYOR ARTIK.

    http://www.stargundem.com/dunya/1411124-isid-kabeyi-yikmayi-hedefliyor.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ama bu ordu daha da kuvvetlenecek katılımlarla şu anda şeysabini sufyan bu işidin yerel hale gelmesi ve duzenli ordu kurması ile ortaya çıkacak şaşıracaksınız o isim çıkınca herkez şu anda onu asılıp oldu biliyor ama yakında çıkacak medineye ordusunu gonderecek mekkede batacak bu işe biraz var gibi daha şimdilik katılımlarla kuvvetleniyor rumlarla ve turklerle savaşak kufe bağdat karkısya olaylarını ilerleyen zamanlarda bekleyelim bakalım

      Sil
  68. Peki bu ikinci siyah bayrakların başındaki sarışın genç kim olabilirdi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kim olduklarını İnşAllah yakında öğreneceğiz. Gözler şimdilik Horasan bölgesinde...

      Sil
  69. ayrıca hadislerde gecen şam şamı kubra olabilir yani daha büyük bir bölge olabilir doğrusunu allah bilir horasan da hangi horasan kasıttır onu da iyice öğrenmek lazım daha dikkatli bakmak lazım inşallah

    YanıtlaSil
  70. ince eleyip sık dokumak lazım inşallah

    YanıtlaSil
  71. allah hepimize hakkı göstersin allah bize doğruyu göstersin inşallah ama çok dikkat li davranmak lazım allaha emanet cümleten

    YanıtlaSil
  72. Sanırım sitenizde okumuştum; "Hadislerde geçen 'Horasan'dan çıkacak ordu' cümlesiyle kastedilen Türklerdir. Çünkü onlar eskiden Horasan'da yaşıyorlardı." diye bir yazı vardı. Bu bana daha mantıklı geliyor. Taliban'ın yaşantısının müslümanlıkla fazla bir alakası yok çünkü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapılan üye yorumlarında okumuş olmalısınız. O bölgede 1998-2000 yılları arasında mücadele eden tek örgüt Taliban idi. Ebcedi hesaplamaların bu örgütü işaret etmesi bizim için bir işaretti. Bu sebepten dolayı bu örgütün Siyah Bayraklıların ilk kıvılcımını başlatacaklarını düşünüyoruz.

      Sil
  73. ''horasan (şimdiki bütün afganistan, afganistanın eski ismide horasandır. iranın afganistan sınırındaki eyaletlerin hepsi ile pakistanın batı kısmına denir) tarafından çıkan siyah sancaklıları gördüğünüzde, kar üzerinde sürünerekde olsa onlara gidin çünkü onların içinde Allahın halifesi mehdi vardır.'' fetavayyi hadisiyede İbn-i hacer el hessemi rivayet etti..

    YanıtlaSil
  74. Eskiden Horasan bölgesi bugün İran, Afganistan, Tacikistan, Türkmenistan'ın ve Özbekistan'ın bazı bölgelerini kapsardı.

    YanıtlaSil
  75. Selamın aleyküm, siyah bayraklıların çıkışından öncesi için iki hadis;

    Muhammed bin Ebi Rüzeyn'den, Resulullah(s.a.v.) şöyle buyurdu:
    "Kıyametin yaklaşmasının alametlerinden birisi de, Arab'ın kırılmasıdır."
    Tirmizi, C:3, Hno: 3929.
    Ebu Hureyre'den; birgün Sa'd, Resulullah'ın yanına çıktı.
    Resulullah(s.a.v.) onu görünce; "Sa'd'ın yüzünden önemli bir haber okunuyor" dedi.
    Sa'd gelince: "Kisra öldürüldü" diye haber verdi.
    Sonra Allah'ın Resulü: "Allah Kisra'ya lanet etsin. Kuşkusuz insanlardan ilk helak olacaklar Araplardır. Onları İranlılar takip edecektir." buyurdu.
    Mecma'uz-Zevaid ve Menbau'l- Fevaid, C:13, Hno: 12421

    YanıtlaSil
  76. admin şurda bazı bilgiler ve ebced hesapları var, kardeşlerde okusunlar önemli.!!!!

    https://www.facebook.com/groups/589798641051157/permalink/771856066178746/

    YanıtlaSil

www.gaybihadisler.com

@ 2013 GAYBİ HADİSLER GRUBU Templateism